Bacasız fabrikalar

Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda o kadar yokluğa rağmen kurulan Şeker Fabrikaları bir bir kapatıldı veya özelleştirildi. Şeker fabrikalarında çalışan işçiler, yakınları ve vatandaşlar ne kadar bu fabrikaların kapatılmaması için direndilerse de hükümet geri adım atmadı. Böylece bizleri nişasta bazlı şeker üreten Cargill şirketlerinin kucağına attı.

SEKA Kağıt Farikaları da kapatıldığında çalışanlar ve halk bu fabrikaların kapatılmaması için çok çabaladı, didindi. Olmadı. Sonunda onlar da kapatıldı.

Şimdi bu fabrikaların kapatılmamasının gerektiği bizzat Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Varank tarafından açıklandı. Hatta yakında Balıkesir kağıt fabrikasının üretimi için çalışmaların yürütüldüğünü açıkladı. Neyse zararın neresinden dönersek kardır.

Bugün yayıncılar kitap, gazete sahipleri gazete basamıyorlar. A4 kağıdı 6 lira iken döviz kurlarının artması sonucu 25 liraya çıktı. Çünkü kağıt dışarıdan ithal ediliyor. Birçok mahalli gazetenin kapandığını, bu nedenle de bir çok gazetecinin, çalışanın işten çıkarıldığını yine basından öğreniyoruz.

Dönelim şeker fabrikalarının kapatılmasına. Bu fabrikaların arsaları bazı işadamlarına yok pahasına satıldı. Bazılarının üzerine de cezaevleri yapılacağı açıklandı.

Adalet eski bakanı Yozgat milletvekili Bekir Bozdağ yapacakları cezaevleri için “Bacasız fabrika” dedi. Aynı bakan ülkede şu kadar cezaevi açtık diye övünüyordu. Bir ülkede cezaevlerinin sayısının çok olması o ülkenin insanlarının mutlu olmadığı anlamına gelir.

Bir zamanlar yaptıkları cezaevleri için övünen siyasi iktidar bu kez cezaevlerini “Bacasız fabrikalara” benzetiyor. Güya cezaevlerinde işçiler üretecekler sonra devlet bu üretimden para kazanacak. Evet! Bazı açık cezaevlerinde mahkumlar bazı üretimlerde bulunuyorlar. Ancak bu cezaevlerinin “Bacasız fabrika” olgusunu göstermez.

Gerek şeker fabrikalarının, gerekse kağıt fabrikalarının kapatılması büyük bir talihsizliktir. Binlerce işçi, üretici zor durumda kaldı. Şeker fabrikalarının kapatılması bizleri nişasta bazlı şeker üreten kişilere muhtaç bıraktı. Kağıt fabrikalarının kapatılması, dışarıdan kağıt ithal etmek zorunda kaldık. Bu da ithalatı arttırdı. Dolayısıyla sonuçta şekerin ve kağıdın fiyatı artmış oldu.

İktidarlar halkın sesine kulak vermelidirler. Millete rağmen yapılan bir işten fayda gelmez.

Devlet millet için vardır.

Ne yazık ki ülkemizde bir kişinin iki dudağı arasında çıkan bir söz emir olarak kabul ediliyor. Etrafındakiler de ülkenin zararına da olsa o emre uymak zorunda hissediyorlar kendilerini.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?