Reklamı Kapat

AK Parti’de “en iyi” aranıyor

AK Parti’de il başkanı düğümü bir türlü çözülemedi. Önce eski Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş’in MKYK’dan isminin çıktığı ve onay için Erdoğan’ın imzasının beklendiği haberleri basına yansımıştı. Ardından Ellibeş’i tebrik edenler bile olmuştu. Ancak işin aslı sonradan anlaşıldı ve il başkanlığı için net bir ismin belli olmadığı kamuoyuna duyuruldu. Sonrasında belirlenen beş isim Ankara’ya çağrılarak başkan Erdoğan ile bir görüşme yaptı ve bu görüşmeden sonra il başkanının belirleneceği açıklandı. Ancak beklentiler yine boşa çıktı ve Erdoğan Kocaeli’nin il başkanının kim olacağını yine belirle(ye)medi. AK Parti’de hiç beklenmedik bu gelişmelerin ardından kamuoyunda kimin il başkanı olacağı yeniden konuşulmaya başlandı.

Yeni il başkanının belirlenmesi için genel merkez bir heyet oluşturdu ve bu heyet titiz bir çalışma yaparak yeniden Başkan Erdoğan’ın önüne bazı isimleri götürecek. Peki süreç nasıl işleyecek? Yani Bölge Koordinatör Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Muhammet Balta’nın öncülüğünde kurulan heyet hangi yöntemleri izleyerek bu isimleri belirleyecek? Kamuoyunun merak ettiği bu konuda da açıklama yapan Balta, “en iyisini bulacağız” diyerek konuyu özetledi. En İyisi kavramı sıradan bir ifade gibi algılansa da, aslında bir değişime işaret ediyor. Hem de köklü bir değişime! Bu ifadeyi, AK Parti’de yaşanacak kabuk değişiminin önemli bir adımı olarak görüyorum. En uyumlu ve en uygundan, en iyiye geçiş yapmaya çalışmak AK Parti’de reform niteliğinde bir adımdır. Muhammet Balta’nın en iyisini bulacağız ifadesinin yanı sıra, izlenecek yöntemle ilgili STK’lar, kanaat önderleri, partiye emek vermiş isimlere de danışılacağını söylüyor. Yapılacak çalışmalarda objektif olacaklarının özellikle altını çiziyor.

AK Parti’de bir türlü uygulamaya konulamayan “en iyisi olacak” söylemi şayet il başkanlığı için uygulanabilirse partide çok önemli değişimler kaçınılmaz olur. Zaten bu konuda gereken adımlar atılmadığında faturasının ağır olacağını en iyi parti yetkilileri biliyor. O yüzden seçmenin verdiği mesajın iyi okunması gerekiyor. Sadece okunması değil, gereğinin de yapılması bekleniyor.

Hüseyin Yusuf olursa…

AK Parti şayet, Kocaeli İl Başkanlığında ezber bozacak bir adım atacaksa, bu konuda birkaç isim öne çıkıyor. Bu isimlerden biri de Hüseyin Yusuf. Kartepeli iş adamı olan Hüseyin Yusuf kurucu İl Başkan Yardımcılığı ve İzmit İlçe Başkanlığı yapmış bir isim. En önemli özelliği ise yeri geldiğinde özeleştiri yapabiliyor, doğruya doğru yanlışa yanlış diyebiliyor. Aynı zamanda teşkilatı da iyi bilen Hüseyin Yusuf ismi il başkanlığı için yeniden gündemde.

Bana göre AK Parti’de en önemli problemlerin başında kaybolan özeleştiri kültürü geliyor. Kimse yanlışları görmüyor, gören de dile getiremiyor. Vicdanen rahatsızlığını belli edenler bir şekilde sistem dışında kalıyor. Daha da kötüsü bunu yapanlar için “bir daha görev alamazlar” algısı var. Yani hiçbir şeyi görmeyeceksin, duymayacaksın ve konuşmayacaksın! O yüzden kimse yanlış da olsa sesini çıkartmıyor. Bildiklerini söylemek yerine içine atıyor. İyi de bu anlayış nereye kadar böyle devam edecek? Özeleştiri yapmayan hangi oluşum kalıcı olabilir? Partinin vicdanı olan isimlerin başında gelen Hüseyin Yusuf, il başkanı olarak atanırsa bir şeylerin değiştiğine olan inanç pekişmiş olacak. Böylelikle partinin kuruluşundan itibaren küsen, kırılan, kenarda köşede duran partililerde de heyecan yeniden başlamış olacak.

Bunun yanı sıra partiden nemalananların değil, gerçek partililerin önü açılmış olacak. Şehvet, servet ve şöhret hastalığına yakalananların yerine davasına sadık isimler yer alacak. Köşe kapmaca oynayanların yerini, liyakat sahibi ehil kişiler, dalkavuk, yalaka ve menfaatçi tiplerin yerine ise sorgulayan, araştıran ve katma değer sağlayan isimler yer alacak. Dedik ya parti şayet gerçekten bir değişim istiyorsa ezber bozacak bir adım atması gerekiyor. Artık ötekileştirmeyi, ayrıştırmayı değil, toplumu kucaklamayı ve söylemlerinin karşılık bulmasını istiyorsa “en iyisi” kavramının altını doldurur. Yoksa eski tas eski hamam anlayışa devam edilirse tablo bugünkünden çok farklı olmayacak.

Yazık oldu Kocaelispor’a...

Kocaelispor kendi evinde Çorumspor’a 3-0 yenilerek 2.lig hayalini başka sezona erteledi. Yıllar sonra ilk kez bu havayı yakalayan Körfez ekibi, eline geçen tarihi fırsatı kaçırdı. Süper lig özlemi çeken taraftar da haklı olarak yenilgi sonrası öfkeliydi. Yönetimi istifaya çağıran taraftarlar, kenti yönetenlerin takıma yeteri kadar sahip çıkmadığından dert yandı. Fenerbahçe’ye Kocaeli’den ne kadar yardım yapıldığını sorgulayan taraftar, sadece bu toplanan para ile bile takımın bugün çok daha farklı noktada olabileceğini düşünüyor.

Ülkenin sanayi lokomotifi olan bir kentin takımına sahip çıkılmamasını anlayabilmiş değilim. Tamam bazı istismarlar oldu, güven sarsıldı ama hiç mi bu işi toparlayacak kimse yok bu şehirde? Kent büyükleri bu anlamda neden öncülük etmiyor? Futbolu çok seven bu ilin şanssızlığı, aynı sevgiyi taşıyan yöneticilere sahip olmaması. Başbakan Yardımcılığına kadar yükselen Fikri Işık’taki Kocaelispor sevdasının, Galatasaray sevdalısı Abdurahhim Albayrak gibi olduğunu düşünsenize... Bırakın aynı heyecanı, yarısı bile Fikri Bey’de olsaydı bugün beşinci büyük olarak Kocaelispor zikrediliyor olurdu. Bugüne kadar evet çok para kaynağı oluşturuldu, destek olundu ama bunlar işi bilen ve heyecanlı yöneticiler tarafından kullanılmadığı takdirde çok da anlamlı olmuyor. Daha az para harcanarak ama daha iyi yönetilerek bu takım çok daha iyi yerlere gelebilirdi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?