Bir suça göz yuman, ikincisini davet eder

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in İstanbul’daki evi basıldı, linç girişiminde bulunuldu…

Basanlar, “suçlu” bulunmadı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şehit cenazesinde linç edilmek istendi, saldırganlar tarafından darp edildi…

Suçlular, serbest.

En son bir meslektaşımız YENİÇAĞ yazarı Yavuz Selim Demirağ, evinin girişinde 7 kişi tarafından sopayla dövüldü…

O haydutlar da serbest.

Bu da demek oluyor ki, güzel ülkemizde…

*Yumruk atmak, çene kırmak, sopa ile kafa yarmak, insanların ağzını burnunu dağıtmak “suç” değil.

*Parti liderlerine linç girişiminde bulunmak, parti liderlerine yumruk atmak da “suç” olarak kabul edilmiyor.

Latin atasözüdür:

“Bir suça göz yuman, ikincisini davet eder.”

Meral Akşener’in evi basıldı, Akşener ailesi linç edilmek istendi, kimsenin kılı kıpırdamadı.

Bu suça göz yumuldu, ikincisi davet edildi…

Bu defa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na linç girişiminde bulunuldu.

Hem de şehit cenazesinde…

Hem de bütün “devlet erkânının”, yani devletin ileri gelenlerinin gözleri önünde…

Saldırganlar yine serbest!

Bu suça da göz yumuldu, üçüncüsü geldi.

Gazeteci arkadaşımız evinin önünde bayılıncaya kadar dövüldü, dövenler yakalandı, “Bize dövün dediler, dövdük” diye ifade verdiler, onlar da serbest bırakıldı.

Eli kulağındadır…

Yakında duyarsınız…

Bugünlerde birilerinin daha kafası gözü yarılır.

Bu kadar suça göz yumulduğuna göre, yeni bir suça davetiye çıkarılıyor demektir.

Suça göz yummak, suç işleme eğiliminde olanlara göz kırpmaktır.

“Bizden olmayanların, bizim gibi düşünmeyenlerin ağızlarını burunlarını kırabilirsiniz” demektir.

Çok kötü gidiyoruz, çok!

Türkiye, hukuktan ve demokrasiden hızla uzaklaşıyor.

Bu saldırılar, bu linç girişimleri aslında Meral Akşener’e, Kemal Kılıçdaroğlu’na, Yavuz Selim Demirağ’a değil, hepimize!

Ve bu saldırılar sadece “vücuda” değil, “beyne”!

Ülkesini düşünen…

Ülkesinin kötü gidişine üzülen…

Farklı çözüm yolları öneren…

Hukuksuzluğa, adaletsizliğe, haksızlığa karşı çıkan…

Hepimize!

Suç cezasız kalırsa…

Suçlular ödüllendirilirse…

Unutmayalım, toplum huzur bulamaz.

Yok mu başka açıklayan?

AKP’li Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, “belediye borcunu” açıkladı:

366 milyon Türk Lirası…

CHP’li İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet de devraldığı borcu açıkladı:

207 milyon 749 bin lira…

Diğer başkanlardan ses yok.

Gerçi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hazineye 6 milyar 39 milyon lira borcu bulunduğu değişik aralıklarla resmen açıklanıyor, ama bunun dışında ne kadar borcu var bilinmiyor.

Başkan Tahir Büyükakın’ın, toplam borcu ve bu konuda ne düşündüğünü açıklamasını bekliyoruz.

Bazı ilçe belediye başkanları, borç konusu açıldığında “Yeteri kadar var” diye yuvarlıyor.

Var da ne kadar?

Bunu bilmek, vatandaşın hakkı!

Biz de zaten bunu “vatandaş adına” soruyoruz.

Bunun saklanacak, gizlenecek neyi var ki?

Borç varsa, var.

Bunu açıklamak, “eski yönetimi kötülemek” anlamına gelmez ki!

Bir durum tespitidir.

Ve bu durum tespitinin kamuoyuyla paylaşımıdır.

Aslında devir alınan borçları açıklamak, yeni belediye başkanının elini kuvvetlendiren bir unsurdur.

Diyelim ki eski dönemden çok borç kaldı, bu nedenle de yeni başkan kendi döneminde istediği hizmetleri yapamıyor.

Eğer vatandaş bunu bilmezse, yeterli hizmet alamadığı için yeni başkanı suçlar.

Belediye başkanları söz verdiler, “şeffaf” olmak zorundalar.

Bekliyoruz…

Diğer başkanların da belediye borçlarını açıklamalarını bekliyoruz.

İşsizlik artışı, nüfus artışından fazla

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) şubat rakamlarını açıkladı:

*İşsizlik oranı yüzde 14.7, işsiz sayısı 4 milyon 730 bin kişi.

*Geçen yıl aynı ayda bu sayı, 3 milyon 354 kişi idi.

*Yani bir yılda işsiz sayısı 1 milyon 376 bin kişi artmış.

*Son bir yılda Türkiye nüfusundaki artış ise 1 milyon 193 bin 357 kişi.

*Bu ne anlama geliyor? Bu, “işsiz sayısındaki artışın nüfus artışını geçtiği” anlamına geliyor.

*Başka ne anlama geliyor? Türkiye yeni nüfusuna iş bulamıyor, eskiler de işini kaybediyor…

Demek yoktu… Yazıklar olsun size!

Gazete haberinden öğrendim.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Belediyesi Meclis Salonu’na “Atatürk tablosu” astırmış.

Hem de kocaman!

Demek bugüne kadar yokmuş.

Atatürk’ün başkent yaptığı Ankara’nın belediye meclis salonunda “Atatürk portresi” yokmuş…

Yazıklar olsun!

O salondan Atatürk’ün resmini indirene (her kimse) yazıklar olsun!

O salonda yıllardır meclis toplantılarına katılıp da, “Atatürk portresinin neden bulunmadığını” sorgulamayan meclis üyelerine de yazıklar olsun! 

3 görüş

*”Memleketler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler.” CİCERO

*”Gerçek çoğu zaman karartılır, ama hiçbir zaman söndürülemez.”

*”Dostlarının hep yakınında olmasını sağla, ama düşmanlarını burnunun dibinden ayırma.” Mario PUZO

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?