Reklamı Kapat

Hırsız- İftiracı- Hain

Hırsızlık yapan ve bu suçunu bir Yahudi’nin üzerine atmaya çalışan bir “sahabe” olduğunu ve bu olay için ayetlerin indiğini bilen Müslüman sayısı çok azdır.

Bir eşya çalan Tu’me ibn Ubeyrik adlı sahabe bıraktığı izlerden yakalanınca, bu hırsızlığı kendisinin değil, bir Yahudi’nin yaptığını söyler. Vaka Hz. Peygambere iletilir.

Sanığın yalan ama inandırıcı beyanı, yalancı Müslüman şahitlerin ifadeleri gibi görünür delillere bakarak Hz. Peygamber de hırsız ve müfteri sahabe lehine karar vermeye eğilim gösterince Nisa suresinin on ayeti (105–115) nazil olur.

Olayda hırsızlık yapan Ubeyrik adlı kişi Müslüman ve sahabe, karşı taraf yani iftira ile hırsızlık suçunu işlediğine dair itham edilen kişi ise bir Yahudi olduğu halde, Kur’an’ın yani Allah’ın tavrı ve tarifi çok nettir.

HIRSIZLIK YAPAN VE BU YAPTIĞINI BAŞKASI YAPTI DİYE İFTİRA EDEN HAİNDİR.

Bu ayetlerde Hz. Peygamber ve O’nun üzerinden bütün Müslümanlar sert ve net ifadelerle, “‘sakın hainleri savunma, onlara arka çıkma” ve “Allah’tan af dile, hainleri savunmaya kalkma!” diye uyarılmaktadır. 

Müslümanların bu “hainleri” savunması ve onlara arka çıkması asla yapılmaması gereken bir günah olup, buna meyleden Müslümanların derhal Allah’tan af dileyerek bu tavrından vazgeçmesi gerekir.

Yaptığı hırsızlık ve yolsuzluk ayetlerle ifşa olunca Tu’me ibn Ubeyrik Hz. Peygamber’in aleyhine döndü ve müşriklerin safına geçti. Mekke’de yine bir hırsızlık olayında öldü,  bir rivayete göre de öldürüldü.

BİR ARA TESPİT

Ayetlerde de görüldüğü gibi sahabeler de günah işlemiştir. Hatta bazılarının İslam dairesinden çıktığı da olmuştur.

Sahabeler bile böyle iken şeyh, hocaefendi, kanaat önderi, siyasi lideri gibi kişilere günahsızlık sıfatı yakıştıranların bu tavrının İslam’a ve tarihi gerçeklere aykırı olduğu açıktır.

ÜRPERTEN AYETLER

Nisa Suresi’ndeki on ayette (105–115) vurgulanan hususları Diyanet Tefsirinden yararlanarak özetleyelim:

  • HIRSIZLIK YAPAN ve bu yaptığını başkası yaptı diye İFTİRA EDENE “HAİN”
  • “Hainlerden taraf olmak, onları savunmak” yasaklanıyor..
  • “Kıyamet günü Allah’a karşı onları kim savunacak yahut onlara kim vekil olacak?” (109. Ayet) diye soruluyor. Bu hüküm ve uyarı özellikle iki meslek erbabını muhatap alıyor: Hâkimler ve avukatlar.
  • “Haksız menfaat elde edenler, başkalarının hak etmedikleri zarara uğramalarına sebep olanlar, tek kelimeyle hainler emellerine birtakım tuzaklarla, planlarla ulaşırlar; gizli görüşmeler yaparlar, tertipler içine girerler ve bunların gizli kalacağını zannederler.”

Ancak “İnsanlardan gizlerler de, Allah’tan gizleyemezler.”

  • “Kim bir suç veya günah işler, sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa şüphesiz ağır bir iftira suçunu ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.”
  • Kim, doğruluk ve dürüstlük yoluna değil, “başka bir yola girerse onu girdiği o yolda bırakır ve kendisini cehenneme atarız. Ne kötü gidiştir o!”

OYLARIMIZ ÇALINDI

31 Martta yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptali ve yenilenmesi kararına gelen süreci kısaca hatırlayalım:

Ben o gece seçim sonuçlarını TV kanalları ile Anadolu Ajansı’nın internet sitesinden birlikte takip ettim. Aşağıdaki rakamların ekran görüntülerini bizzat kaydettim. Kimse yalan olduğunu iddia edemez.

Anadolu Ajansı (AA) internet sitesinde, saat 22.31’de, sayılan sandık oranını yüzde 100 ve AKP yüzde 49,10; CHP yüzde 48,30 olarak gösterdi. Aynı dakikalarda TV ekranlarında AA’dan alınan verilere göre açılan sandık %96,48; AKP %48,95; CHP %48,44 gösteriliyordu.

AA internet sitesinde saat 22.43’de veriler değiştirildi. Açılan sandık oranı %88’e düşürüldü. AKP %48,90, CHP %48,48 olarak gösterdi.

AA internet sitesinde saat 23.27’de Açılan Sandık Sayısı %92, AKP %48,72; CHP %48,63 olarak değiştirildi.

31 Mart saat 23.22’de AKP adayı Binali Yıldırım ve AKP İl Başkanı 3870 oy farkıyla seçimi kazandıklarını ilan ettiler.

Ekrem İmamoğlu TV’lere çıktı “bütün ıslak imzalı tutanaklar elimizde, biz öndeyiz” açıklamasını yaptı.

Bu dakikalarda TV’lerde AA verileri donduruldu. Açılan sandık sayısı 98,8; AKP 48,7 ve CHP 48,65 olarak sabitlendi. Sabaha kadar bu rakamlar değiştirilmedi.

Sabah YSK Başkanının seçimi Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını açıkladığı saatlerde, İstanbul’un her yanı Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım’ın resimlerinin yer aldığı ‘Teşekkürler İstanbul’ yazılı dev pankartlarla donatılmıştı bile.

Ancak bu defa CHP bütün sandıkların ıslak imzalı tutanaklarını toplamayı başardığı için “Atı alan Üsküdar’ı geçememişti.”

Ekrem İmamoğlu’nun seçim zaferi engellenememişti ama AKP’nin itirazları ve YSK’nın yani Yüksek Hâkimlerin kararı ile mazbatası geri alındı.

Özetle sürecin birinci aşamasında oyların çalınması ve seçim sonucunun bir oldubittiye getirilmesi mümkün olmadı.

Sürecin ikinci safhasında ise “Sandıklarda yolsuzluk yapıldı ve oylarımız çalındı” iddiası dile getirildi. Çok yoğun bir propaganda yaptılar.

Ne yaptılar, ettiler YSK’dan 7 hâkimi etkilemeyi başardılar. Seçim iptal edildi.

Fakat YSK’nın gerekçeli kararında gördük ki, “meğer oylar çalınmamış!”

“Oylarımız çalındı” ve “kim kazandıysa o çalmıştır” iddiaları bir iftiradan ibaretmiş.

TARAFLARDAN BİRİ UBEYRİK GİBİ

Kur’an’daki ayetler ölüler için gelmedi. Müslümanların hayatlarını nasıl yaşaması gerektiğini göstermek için indirildi.

31 Marttan bu yana İBB seçimleri için yaşananları düşününüz. Siz de benim gibi taraflardan birinin Ubeyrik gibi bir tavrı olduğu hissine kapılmış ve ürpermiş olabilirsiniz.

HIRSIZLIK YAPAN VE BU YAPTIĞINI BAŞKASI YAPTI DİYE İFTİRA EDEN HAİNLER için Kur’an’ın uyarısı dehşet verici. Allah’ın gazabından korkan Müslümanlar olarak neyi ve kimleri savunduğumuza çok çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Çünkü sadece Ubeyrik’leri değil, onları savunan ve destek verenleri de, Allah Cehenneme atacağını bildiriyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ruhittin Sönmez - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Bahri Yavuz istifa etmeli mi?