Ormanları kesmeye devam!...

Ülkemiz ormanlarını önce “Allah’ın ormanı!.. ne biter, ne tükenir!..” diyenler tahrip etti. Bu anlayışın yaygın olduğu zamanlarda ormandan ağaç kesmenin dereden bir kova su almaktan farkı yoktu.

Sonra bunun ticaretini yapanlar türedi; orman kaçakçıları…

Son yıllarda orman tahribatı kanuni boşluklardan faydalanılarak yapılıyor. Yanan orman alanlarına oteller bile inşa ediliyor.

Yazmaktan ben bile yoruldum: Atmosferdeki bazı gazların artışı nedeniyle sera etkisi fazlalaşıyor ve küresel ısınma oluşuyor. Bu gazlardan en önemlisi karbondioksit. Çünkü küresel ısınmadaki payı % 61 düzeyinde. (1)

Denizler, yüzeylerinde oluşan difüzyonla  ve içerdikleri fitoplanktonların yaptığı fotosentezle havadan büyük miktarda  karbondioksit alıyor. Öyle ki bu alım olmasa atmosferdeki karbondioksit  konsantrasyonunda 150-200 ppm artış olacak. Fakat atmosferde  önlenemeyen artışına paralel olarak yüzeysel sularında karbondioksit miktarı ve dolayısıyla asit oranı arttığından denizlerin karbondioksit emme kapasitesi her geçen gün  azalmaktadır. (2) 

Bu durumda tek çare olarak fotosentez yaparken bu gazı kullanan bitkiler kalmaktadır. En çok kullananlar ise ağaçlar… Dolayısıyla orman alanlarının mümkün olduğunca genişletilmesi elzem oluyor.

Antartika'da, buz örnekleri üzerinde yapılmış analizler atmosferik karbondioksit konsantrasyonunun 19. yüzyıla kadar 180 ppm dolayında olduğunu göstermektedir.  (3) Bugünkü seviye ise 370 ppm’dir.  Yani artış %100’ü de geçmiştir.       

Bu artış ritmine göre atmosferdeki karbondioksit 2030-2050 yılları arasında 600 ppm seviyesine çıkacak, dünyanın ortalama sıcaklığı (+15 derecedir) 18-20 dereceye kadar yükselebilecektir (4) 

Yapılan bilimsel araştırmalar canlı ve cansız bütün varlıkların son derece tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Artışın atmosferde ve sonuçta karasal iklimde yaratacağı etkiler kendini hissettirmeye başlayalı epey zaman  olmuştur. Örneğin  çöllerin ve kurak alanların genişlediği görülmektedir. 

Olay artık küresel düzeyde önem kazanmıştır.  Birkaç sene sonra ülkeler orman tahribatı yüzünden birbirlerini uyarmak zorunda kalacaktır.         

Her yıl 5 Haziranın  “Dünya Çevre Günü” olarak kutlandığı günümüz dünyasında ülkemizde  ağaç kesmeye devam!.. Kentte, kırsalda ve ormanda: Otoyol geçecek  ormanlık alandan binlerce ağacı  kes… (Son örnek Gebze Ballıkayalar doğal park alanı); tesis edilecek taş ocağının yolu için ormanlık alanda ağaçları kes… (Son örnek Kandıra -  Babaköy’de taş ocağı); doğalgaz hattı için  ağaçları kes… ( Son örnek Bursa Uludağ  Milli Park alanı); Altın elde etmek için Kazdağlarının ormanlarını tahrip et…

Yeter artık !… Yazıktır  ve günahtır… Sanki ülkenin %90’ı ormanla kaplı da çaresiz kalınıyor. Sanki güzergahları birkaç derece değiştirip orman tahribatını en düşük düzeye indirmek mümkün değil…

Batılılar boşuna demiyorlar: Bir ülkede medeniyet seviyesini belirlemede en etkin ölçülerden biri bitki örtüsüne verilen önemdir.

Şimdi bu konuda kararı siz veriniz.

Kaynak:

1:  Romer.A. L’effetto serra.

2: Anonim .2012. Universita degli studi di Padova. Dipartimento di Agronomia

     Animal Alimenti Risorse Naturalie Ambiente. Tecniche di monitoraggio

     dell’ossidazione della  sostanza organica nei terreni torbosi del basso

     Veneziano.Tesi di laurea in scienze e tecnologie perl'ambiente e il territorio

3: Anonim. 2010.Fondazione Gas Natural.Foreste e ciclo del carbonio in italia:

     Come mitigare il cambiamento climatico.1.Edizione 2010. Barcelona-Espana

4: Nottola B., Eccher dall’Eco A., 1989. L! albero, l’uomo e l’ambiente. Cellulosa

     e carta. 1989. No 6

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Metin Sarıbaş - Necdet arkadaşım

İktidar artık satacak bir şey bulamayınca ormanları da satmaya başladı. Devlet ormanları artık şahıslara satılacak. Bence bu işlem Anayasa Mahkemesi'ne takılacak. Çünkü anayasamızın değiştirilemez maddelerine göre ormanlarımız devlet malıdır. Devlet ormanları şahıslara satılamaz, şahıslara devredilemez. Halkın ortak malı olan ormanlarımız satılmamalıdır. Çünkü ormanlar insanlar için yaşamsal değer taşırlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Haziran 08:40

Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?