Gölcük’e yakışmıyor!..

Gölcük; donanmanın göz bebeği…

Kocaeli’nin Gebze, Körfez ve Derince’den sonra en büyük dördüncü ilçesi…

Dürüst, sempatik ve yakışıklı bir belediye başkanı vardı; Mehmet Ellibeş…

Bu Arnavut kökenli adam, daima gülen çehresi ile insanlara çok yakındı. Depremden en ağır yaralı çıkan Gölcük’ü ayağa kaldırmak, onarmak için çok didindi. AKP’nin parti içi kuralları gereği 3 dönem kuralı, belediye başkanı olarak Gölcük’e hizmetine mani oldu.

Bayrağı genç avukat Ali Yıldırım Sezer’e bıraktı.

Gölcük yağlı pehlivan güreşlerinde kendisine “hayırlı” olsun dileklerimi iletme fırsatı buldum. Güreş sahasının “yetersizliğini” Gölcük’e yakışmadığını söyledim. “Daha geniş saha yapacağız” diye cevap verdi. Yanında Gölcük’ün çiçeği burnunda genç kaymakamı da vardı.

3 dönem belediye başkanlığı yaptığı, 15 yıl ev sahibi olarak misafirlerini karşılayan Mehmet Ellibeş, bu kez Gölcük ve yağlı pehlivan güreşlerine “misafir”, AKP Kocaeli İl Başkanı olarak geliyordu.

Kendisi ile gelişinde değil, ama gidişinde söyleştik; “Başkanım eliniz daha genişledi artık, il başkanısınız. Gölcük’e yakışmayan bu güreş alanını genişletmek için yardımlarınızı bekliyoruz” dedim.

(Öteden beri, belediye başkanları arasında “en yakışıklı” olduğunu söylerdim. Bu gün kendisine AKP’nin il başkanları arasında en yakışıklısı olduğunu söyleyince bana sarıldı ve gülerek, “Elimden geleni yapacağım” dedi.

180 bin nüfuslu Gölcük’e bu güreş alanı gerçekten yakışmıyor. Üstelik belediye, mademki bu güreşleri devam ettirmek istiyor, öncelikle vatandaşın güreş sonrası şehre ve geldikleri yere dönüşü için mutlaka, ama mutlaka bazı belediyelerin yaptığı gibi örneğin (Balıkesir Karesi Belediyesi, Orhangazi Belediyesi gibi) servis aracı koyması gerekiyor.

Bir de güreş organizasyonunu mutlaka, ama mutlaka “profesyonel” bir firmayla anlaşarak yapmalı.

Devir atık “teknoloji” devri. Öyle dededen-babadan görme gelenek ve göreneklerle bu işler yapılmıyor. Eskiden yağlı güreşlerde “para” ödülü yoktu. Özellikle köy düğünlerinde ortaya ödül olarak; dana, düve, koyun, kaz (Bodu) konurdu. Nasıl ki o ödüller yerini paraya bıraktı, artık böyle güreş organizasyonları da “profesyonel” kurumlarca düzenlenmeye başladı.

Misafirlere “yemek” ikramına gelince, çadıra gidip yemek alma işi hiç de yakışık almıyor. Ağa tribünü ve protokol dışında “misafirlere” gerekli hizmet verilmiyor. Basın konusunda hele hele “hizmetin” H’si bile yok!

Bırakın hizmeti uyduruk iki masa var, oturacak sandalye için basın mensupları ile misafirler arasında neredeyse “sandalye” savaşı çıkacak.

Hakem kulesi yetersiz!

Saha Komiseri yok…

Misafirleri karşılayan yok…

Ekonomik olarak “daraltılmış”  hakem-cazgır-davul-zurna ekibi yağlı güreşin ananesine uymuyor.

Gölcük yağlı pehlivan güreşlerinin “tarihi” olduğunu anons edenler güreşlerin kaç yıllık olduğunu bilmiyor. Değişik tarihler söyleyip bunca para harcanan güreşlere gölge düşürüyorlar.

Tesislerdeki soyunma odaları, WC’ler yetersiz…

Tüm bunlar GÖLCÜK gibi donanmanın gözbebeği, Türk güreşine (minderde) yeni şampiyonlar kazandıran bir ilçeye yakışmıyor.

Beklenti; genç bir kaymakam, genç bir belediye başkanı kazanan Gölcük’e bu ikilinin el atması ve sadece spor tesisi değil, diğer eksiklerine de NEŞTERİ vurmalarıdır.

Bir de bu güreşlere gelip, saatlerce tribünde çekirdek yiyerek “hava” atan, ama başpehlivanlık güreşini seyretmeden giden Güreş Federasyonu başkanına “pehlivanlara” AYIP etmedin mi? demek istiyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah KARAGÖZ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?