Reklamı Kapat

40 yıl önce, 40 yıl sonra… Gezi notları (8)

Sığacık’ı görünce, Kandıra ile ilgili neler düşündüm?

***

Sığacık…

İzmir’in Seferihisar İlçesi’nin bir mahallesi…

Deniz kokan, yosun kokan sahili…

Seferihisar’a 5, İzmir’e 52 kilometre uzaklıkta.

Teos Antik Kenti içine kurulmuş.

Daha 9-10 yıl önceye kadar kendi halinde bir balıkçı köyü idi.

Kimse bilmezdi, adı duyulmazdı.

Bugün ise ismini bilmeyen yok.

Ege’ye yolu düşenlerin görmek istedikleri birkaç yerden biri…

Şehirden kaçmak isteyenlerin ilk akla getirdikleri yer.

Seferihisar’ın en çok ziyaret edilen bölgesi…

Biz ilk kez ziyaret ediyoruz.

Seferihisar’ın kaderini değiştiren ve Sığacık’ı yaratan adam

Hep duyardık.

Yazılanları okur, anlatılanları dinlerdik.

Tarihi kalesini anlatırlardı.

Teos Antik Kenti’ni anlatırlardı.

Kaleiçi’ndeki dar sokakları, şirin pansiyonları anlatırlardı.

El emeği ürünlerin satıldığı yerel üretici pazaryerini anlatırlardı.

Kaleiçi’nde yaşayan kadınların hazırladığı yiyecekleri anlatırlardı.

İyi de, Sığacık bu hale nasıl geldi?

Ne zaman geldi, kim getirdi?

Seferihisar’ın kaderini değiştiren, Sığacık’ı yaratan adam, Tunç Soyer…

Bu ismi son seçimlerde çok duydunuz.

10 yıl Seferihisar Belediye Başkanlığı yapmıştı, 31 Mart seçimlerinde ise CHP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Bugünkü Seferihisar ve Sığacık, hiç şüphesiz Tunç Soyer’in eseri!

Her şey 9 yıl önce başladı

Nasıl mı?

Anlatayım…

Tarih, 29 Ocak 2010…

İtalya’nın Greve in Chianti kentinde önemli bir toplantı var.

Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi’nin toplantısı…

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer de bu toplantıda.

Sunumunu tamamlıyor ve komitenin kararını bekliyor.

Oylama yapılıyor, komite üyeleri oy birliğiyle Seferihisar’ı “Cittaslow”, yani “sakin şehir” ilan ediyor.

Böylece Seferihisar, Türkiye’nin ilk, dünyanın 121’inci “sakin şehri” oluyor.

“Sakin şehir”in logosu, salyangoz…

Seferihisar’a “salyangoz” logosu takılıyor.

Bu tarih, Seferihisar ve mahallesi Sığacık için “milat” oluyor.

İsmi, Türkiye çapında duyulmaya başlıyor.

Özellikle Sığacık’ta, “Cittaslow” hareketiyle büyük dönüşüm başlıyor.

Ev pansiyonculuğu…

Yerli tohumlar…

Yerel sebze ve meyveler…

Geleneksel yeme-içme ürünlerinin üretimi…

Sokakların sağlıklaştırılması…

Bunların hepsi birer proje olarak ele alınıyor.

Özetle, Sığacık’ın 9-10 yıllık bir geçmişi var.

Tabii bu arada Sığacık’ta çekilen bir film ve bir TV dizisinin etkisini de görmemezlikten gelmeyelim.

Kaleiçi’ndeki renkli ve dar sokakları dolaşırken, “Aaa bak, Ata Demirel ‘Olanlar Oldu’yu burada çekmiş… Aaa, görüyor musun ‘Ege’nin Hamsisi’nin geçtiği yeri?” çığlıklarını duymamanız mümkün değil.

“Cittaslow” nasıl ortaya çıktı?

Sığacık’ı anlatırken madem konu açıldı, devam edelim.

“Sakin şehir” statüsü, temel kural olarak “sakin bir yaşantının sürdürülebileceği” kent ve kasabalara veriliyor.

Sadece nüfusu 50 binin altında olan kentlerin üyeliğine açık.

Peki, Cittaslow nasıl ortaya çıktı?

İtalyanca Citta (şehir) ve İngilizce slow (yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow, ”yavaş şehir” anlamına geliyor.   
1986 yılında Amerikan tarzı hızlı yiyecek (fastfood) zincirine karşı çıkılarak, İtalya’nın Barolo kentinde ”Yavaş Yiyecek Birliği” oluşturuldu.

1989’da Paris’te uluslararası boyut alan birliğin, bugün 100’den fazla ülke temsilcisinden oluşan 80 bin üyesi bulunuyor.

Yavaş Yiyecek kavramından esinlenen ”Yavaş Şehir Hareketi”nin temeli ise 1999 yılında İtalya’nın Chianti bölgesindeki Greve kentinde, 30 kadar “Yavaş Yiyecek” kentinin katılımıyla atıldı.
İlk bildirgede, küreselleşmenin insanlar arasındaki iletişimi, kaynaşmayı ve değişimi kolaylaştırmasına karşılık farklılıkların törpülenerek, tek bir model insan oluşturmaya doğru gittiği ve sonunda sıradanlığın hâkim olacağı bir düzenin yaratılacağı konusunda endişeler bulunduğu dile getirildi.

Bu muhtemel sonuçların engellenmesi, yerel değerlere sahip çıkılması, bu değerlerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla “Yavaş Şehirler” kavramı çerçevesinde bir ağ oluşturuldu.
“Yavaş Şehir” olabilmek için çevre politikaları, altyapı, kentin dokusunun kalitesi, yerel üretim ve ürünlerin desteklenmesi, konukseverlik gibi kriterler gerekiyor.

Bu şehirlerin logosu olan salyangozu kullanabilmeye hak kazanan merkezler, düzenli olarak denetimden geçiriliyor.

Türkiye’de kaç “Cittaslow” var?

9 yılda Türkiye’de sadece 17 yerleşim yeri “Sakin Şehir” statüsü alabilmiş.

Gördüğünüz gibi öyle kolay değil.

Çok kesin kriterleri var, ancak bu kriterlere uyan şehirler “Cittaslow” olabiliyor.

İtalya’dan gelen uzamanlar şehri inceliyor, rapor hazırlıyor.

Bu rapor doğrultusunda karar veriliyor.

Bu statüyü almakla da iş bitmiyor, her yıl “kriterlerden uzaklaşılıp uzaklaşılmadığı” konusunda sıkı denetim var.

Durum böyle!

“Sakin şehir” de deniyor, “Yavaş şehir” de…

Türkiye’deki “sakin şehirler” şunlar:

*SEFERİHİSAR-İzmir

*AKYAKA-Muğla

*EĞİRDİR-Isparta

*GÖKÇEADA-Çanakkale

*GERZE-Sinop

*GÖYNÜK-Bolu

*HALFETİ-Şanlıurfa

*MUDURNU-Bolu

*YALVAÇ-Isparta

*PERŞEMBE-Ordu

*ŞAVŞAT-Artvin

*TARAKLI-Sakarya

*UZUNDERE-Erzurum

*VİZE-Kırklareli

*YENİPAZAR-Aydın

*AHLAT-Bitlis

*KÖYCEĞİZ-Muğla

Kocaeli’nde “sakin şehir” neden yok?

İşte Sığıcak’ı gezerken bunu düşündüm.

“Kandıra “Cittaslow” olabilirdi, neden şimdiye kadar bu konuda çalışma yapılmadı?” diye düşündüm…

“Bugüne kadar olmadıysa, budan sonra çalışma yapılamaz mı?” sorusu aklıma geldi.

Kriterlere uyuyor.

Eksiği varsa da giderilir.

Bence Kandıra, “Cittaslow” olmaya çok uygun.

Her şeye rağmen hâlâ bozulmamış.

Kandıra Belediye’nin yeni başkanı Adnan Turan bu işe ne der acaba?

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, böyle bir projeye sıcak bakar mı?

Ben, “salyangoz” logosunun Kandıra’nın havasını değiştireceğine inanıyorum.

Bir de, listeye giren şehir bütün dünyaya “Cittaslow” olarak ilan ediliyor.

Turizm yönünden önemli bir tanıtım.

Gördüğünüz gibi…

Kent dışında gezerken bile aklım hep Kocaeli’nde!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?