Hiç duymamıştım!.. Fitik asit

Geçenlerde bir gazetede Prof. Dr. ünvanlı bir kişi, her zamanki köşesinde, “nohut” içerikli yazısında şunları belirtmiş: Nohut yüksek oranda potasyum içerdiği için tansiyonu dengeler, kalp ve damar yollarını açar, içerdiği demir kandaki alyuvar sayısını arttırır, kansızlığı önler, kötü kolesterolü ve şekeri düşürür.

Ama merak ettim; isminden yabancı ülke vatandaşı olduğu anlaşılan yazı sahibi kişi hakkında internette araştırma yaptım. Böyle bir kişi yok… Necdet Güler yazınca ben çıkıyorum ama o kişi çıkmıyor. İnsanların sağlığı ile ilgili bir konuda bile böyle bir durumla karşılaşmak inanılır gibi değil.  

Demek ki isme ve unvana aldanıp her yazılana inanmamak gerekiyor.

Bu durumda burada nohut için yazılanların ne derece doğru olduğunu belirlemek için birçok bilimsel yayını taradım. Ama itiraf etmeliyim ki ceviz ağacından çıkan hidrojen sülfür gazının ozon tabakasında oluşan deliği tamir ettiğini belirten yayımlar yapan doçentlerin de olduğu bir ülkede yaşadığım için bu konuda sadece yabancı bilimsel yayınları inceledim. (Ceviz ağacının yapraklarında eterik yağlar vardır ve belli şartlarda bunların buharlaşması söz konusudur. Ceviz ağacından hidrojen sülfür gibi canlılar için son derece zehirli bir gaz çıkmamaktadır).

Onlarda özetle şunlar yazılı: Bilimsel adı Cicer arietinum olan nohut yıllık bitkidir. Cicer eski yunanda “güç / kuvvet” demektir. Bildiğimiz nohut yapay seleksiyonla  oluşmuş bir üründür. Çünkü onun yabanisi olan Cicer reticolatum ve Cicer echinospermun  sadece Türkiye’nin, Suriye’nin ve Irak’ın bazı yerlerinde yetişir. Oradan Batı Asya, Hindistan, Afrika ve Avrupa’ya yayılmıştır. Dallanan ve bir metreden daha derine gidebilen kök yapısına sahiptir. Onun bu özelliği kurak topraklarda da yetişmesini sağlamaktadır.

Biz bu bitkinin tohumlarını yiyoruz ve bunların en bilinen rengi sarıdır ama kırmızı, koyu kestane ve siyah nohut da vardır.

Nohutun beslenme açısından önemli özellikleri var: Şeker hastalığı açısından çok önemli olan glisemik indeksi  40 düzeyinde.  Yani düşük olanlar sınıfında. Bu indeks örneğin  karpuz için 76 ; bal için  61 ;  kaynatılmış  patates için 78.

Ama başka ve çok olumlu özelliklere de sahip; Çok yüksek oranda (yaklaşık %20)  protein içeriyor. (B) ve (E) grubu vitaminler acısından da çok zengin.

Nohutun çok muhteşem bir başka özelliği de dikkati çekiyor: 100 gr’ının içerdiği potasyum  881 mg. Bu rakamlar kestanede 530 mg,  cevizde  441 mg.

Gelelim en önemli noktaya; evimizde çocukluğumuzdan beri kuru fasulye ve nohutun pişirilmeden  önce bazen saatlerce suda bırakıldığını görmekteyiz. Ben şimdiye kadar bu işlemin sadece kolay pişmesi için yapıldığını zannederdim. Bilimsel yayınlardan öğrendim ki asıl amaç içerdikleri “Fitik asidin” elimine edilmesiymiş. Bu nedenle suda mümkün olduğunca uzun zaman bekletme öneriliyor. Yanı sıra  ıslatma suyuna limon sıkıldığında  bu asidin elimine edilmesi daha kolay oluyormuş.

Şimdi diyeceksiniz ki tahıl ve baklagillerde daha çok bulunduğu anlaşılan “fitik” asidin ne zararı var?  Cevap; bu asit beslenmeyi önleyici bir faktör olarak kabul edilmektedir.  Çünkü mineral katyonlar, protein ve aminoasitlerin emilimini ve kullanımını engellemektedir. (2)

Gördünüz mü merak edip bilimsel yayınlardan neler öğrendim!

Kaynak:

(1): Guido Bissanti . 2017. Cicer arietinum.Un mondo  ecosostenibile dentro i codici della natura.

(2): Elisa Trivelloni. 2006 – Isolamento di nuovi batteri produttori di fitasi e caratterizzazione

        preliminare delle nuove attivita fitasiche. Universita degli studi di Parma.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ersoy Kandemir - Bir hekim olarak halkımıza verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederim.Çok güzel bir yazı.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Temmuz 01:40

Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?