Seçim sonucu ne olursa olsun…

Yerel bir gazetede, belirli günlerde yazı yazmanın yarattığı bir sorun, “güncel konu” üzerine “tam zamanında” yazamamak olmalı.

Bugün itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı belli oldu. Ancak, bu yazı günler öncesinde yazılıyor!

Temel soru şu olmalı;

“Kim kazanırsa İstanbul ve ülkemiz için nasıl bir sonuç oluşur?”

Bu güne kadar değişik kaynaklardan ve özellikle SAYIŞTAY raporlarından öğreniyoruz ki;

  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi “israf ve yandaş kayırma merkezi” haline gelmiş!
  • Yandaş medya, yandaş cemaat ve vakıflar, parti yöneticileri ve militanları İstanbul Belediyesi kaynaklarından beslenmiş!

Yani; İstanbul halkının hizmetlerinden çalınmış!

Daha da önemlisi, sayın Erdoğan’ın açık ifadesine göre;

  • “İstanbul’a İHANET edilmiş!”

İstanbul’un “tarla” konumundaki en verimli alanları, önce çok düşük bedellerle belirli güç kaynaklarının eline geçmiş, sonra da “İmar Plan Tadilatları” ile “konut ve ticaret alanı” haline getirilmiş, birilerinin hızla zenginleşmesi uğruna İstanbul beton yığını haline gelmiş, kent içi ulaşım ise, “çok pahalı ulaşım yatırımlarına rağmen” kördüğüm olmuştur!

Eğer, Ekrem İmamoğlu başkanlık seçimini kazanırsa- ki öyle olacağına inanıyorum-  işi kolay olmayacak!

  • Belediyenin en önemli gelir kaynaklarının AKP’li belediyelere devri oyunu ile mücadele edecek!
  • Meclis çoğunlunun engellemeleriyle karşılaşacak!
  • “Büyük ihalelere tepeden müdahale” olasılığını aşmak zorunda kalabilecek!
  • Belediyeden beslenen yandaş medya ve kimi cemaat ve vakıfların örtülü örtüsüz saldırıları ile karşılaşacak!

Ama bunların da ötesinde;

 bu seçimden sonra, Türkiye büyük bir “ekonomik ve dış politika sorunu” ile mücadele edecek.

Geniş halk kitlelerinin alım gücü hızla azaldığı için, tüketim piyasası büyük bir durgunluğa gidiyor! Durgunluk, üretimin azalması ve İŞSİZLİK sorununu büyütecek!

Bu günden sonra “gerçek beka sorunu” ile karşı karşıya olacağız!

  • SARAY başta olmak üzere, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında mutlak olarak İSRAF önlenmeli, ülke kaynakları çarçur edilmemelidir!
  • TARIM sektörü çok yönlü desteklenmeli, tarım alanları korunmalı, tarımsal üretim ve İHRACAT artırılmalıdır. Karnını doyurmak için İTHALAT yolunu seçmek, bataklığa doğru koşmaktır!
  • ULAŞIM siyasetimiz “karayolu” ulaşımından “demiryolu ve denizyollarına” yönelmelidir Yabancıların yaptığı köprü ve otoyollarla “siyasi olarak böbürlenip halkı bir süre aldatabilirsiniz!” ama ülkeyi borç batağına sürüklersiniz!
  • Üniversite yönetimleri çağdışı yönetimlerden kurtarılarak, 21. Yüzyılın bilim ve teknolojisine yönlendirilmelidir! Bu ülkenin yeterince imamı, hatibi, hafızı var! Ama ülkeyi ayağa kaldıracak, zenginleştirecek “gerçek bilim adamlarına” ihtiyacı vardır.

Bütün bu önlemlerin alınabilmesi için de;

“Demokrasi, Hukuk Devleti” değerlerinin eksiksiz uygulandığı, “Yargının her yönüyle bağımsız ve tarafsız” olduğu, Siyasal iktidarın Yargı üzerindeki egemenliğinin son bulduğu, ORTAK AKIL ile devletin yönetildiği, iç ve dış siyasetin “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle taçlandırıldığı bir TÜRKİYE gerçeğinin oluşması temel koşuldur.

Emperyalizmin tehditlerine karşı “ulusal birlik” bilinciyle karşı koyabilmenin, “Tam bağımsız Türkiye” idealine ulaşmanın da tek çıkış yolu budur!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?