Torpil isteyenlerden bunalan o belediye başkanı

  • O isim…

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın mı?

Yoksa İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet mi?

Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü veya Gölcük Belediye Başkanı Ali Sezer Yıldırım olabilir mi?

Yoksa torpil isteyenlerden bunalan o kişi Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün mü?

13 belediye başkanından 13’ünü de saymayacağım.

Çünkü “torpil isteyenlerden bunalan” belediye başkanı, bizim belediye başkanlarımızdan biri değil.

Ya kim?

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen…

İyi de, “Yılmaz Büyükerşen’in bizimle ne ilgisi var?” diyeceksiniz.

Okumaya devam edin, nedenini anlarsınız.

Yılmaz Hoca, “torpil isteklerinden” inanılmaz derecede bunalmış durumda.

Torpil de, ne için torpil?

“İş” için mi?

“İhale” için mi?

“Tayin-terfi” için mi?

Hiç biri…

Yılmaz Hoca, “opera, tiyatro ve konser bileti bulabilmek” için torpil isteyenlerden bunalmış.

Evet, yanlış okumadınız.

Opera bileti…

Tiyatro bileti…

Konser bileti…

Eskişehir’de Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in günlük yaşamda en fazla karşılaştığı sorun buymuş.

Operaya bilet temin etmek…

Tiyatroya bilet temin etmek…

Konsere bilet temin etmek…

Halkın sanata ilgisi o kadar fazlaymış ki, çok sayıda salon bulunmasına rağmen yine de talebe cevap vermek mümkün olmuyormuş.

Bu nedenle çok sayıda insan konser bileti bulması için Yılmaz Hoca’nın kapısını çalıyormuş.

Çarşıda dolaşırken yanına yaklaşanlar, “Başkanım şu konsere bir bilet” veya “Şu tiyatroya bir bilet” diye yalvarıyormuş.

Konser ve tiyatro bileti temin etmek için “torpil” istiyorlarmış.

Yılmaz Hoca’nın en büyük sıkıntısı bu!

Şimdi, “Her belediye başkanına Allah böyle sıkıntı versin” diyeceksiniz.

Aminnn!

Bizimkiler iş arayanların “torpil” isteklerinden bunalmış durumdayken, Yılmaz Büyükerşen’in “bunalma” sebebine bak!

Tiyatro bileti…

Konser bileti…

Kocaeli ile Eskişehir arasındaki fark bu işte!

Yeniden yaratılan kent

Gitmediyseniz, gidin görün!

Eskişehir Yılmaz Büyükerşen’in elinde 20 yılda yeni baştan yaratıldı.

Bu, Yılmaz Hoca’nın beşinci dönemi.

Toprak damlı sıradan bir Anadolu şehri, bakın bakalım, vizyon sahibi bir belediye başkanı tarafından nereden nereye getirilmiş.

Eskişehir, bugün bir eğitim kenti…

Eskişehir, bugün bir turizm kenti…

Eskişehir, bugün bir sağlık kenti…

Eskişehir, bugün bir sanayi kenti…

Rakamlarla Eskişehir

*2000’de Eskişehir’e gelen turist sayısı 50 bin iken, 2018’de gelen turist sayısı 1.5 milyona ulaştı.

*Şehirde 42 çiçekçi, 30 kitapevi, 15 sahaf var.

*Kafe sayısı 244, bar sayısı 73.

*Büyükşehir Belediyesi’nin 8 tiyatro sahnesi var. Ayrıca Anadolu Üniversitesi’nin 5, Odunpazarı Belediyesi’nin 2, Tepebaşı Belediyesi’nin 1 tiyatro ve konser sahnesi bulunuyor.

*Şehirdeki tiyatrolarda yıllık oynanan oyun temsil sayısı 2 bin 220, aylık tiyatro izleyici sayı ortalaması 95 bin 700.

*Her yıl nisan ayında “Opera ve Bale Günleri” yapılıyor. Bu yıl “Opera ve Bale Günleri”ndeki izleyici sayısı 52 bin idi.

Muhalefetin yaratabildiği kent

Eskişehir, 20 yıldır “muhalif bir belediye başkanı” tarafından yönetiliyor.

Yılmaz Hoca, belediye başkanlığına başlarken DSP’deydi, sonra CHP’ye geçti.

Üstelik her dönemde, partisi, belediye meclisinde hep azınlıkta kalmış.

Hani son günlerde tartışılan “topal ördek” olayı var ya, Yılmaz Hoca hep “topal ördek” olmuş.

Ama sonuç ortada!

Hepimiz, bir “Eskişehir mucizesi” tanığıyız.

Eskişehir, yeni belediye başkanlarının her yönüyle örnek alabileceği bir kent!

Adımızın “ERGENEKONCU”ya çıktığı o zor günler (3)

İşte ERGENEKON sürecinin en civcivli günlerinde 29 Ocak 2010 tarihinde yazdığım o yazı;

TARAF’ı kim çıkarıyor ve kim besliyor?

 Türkiye’de 2 yıl 2 ay önce bir gazete çıkmaya başladı.

Adı, TARAF.

Sahibi, Başar Arslan.

Genel Yayın Yönetmeni, Ahmet Altan.

Ahmet Altan, parantez içinde “Kurucu” olarak takdim ediliyor.

Yayınlanmaya başladığı ilk günden buyana TARAF’ı dikkatle izliyorum.

“Belirli bir görevi yerine getirmek amacıyla” çıkarılan bir gazete izlenimi bıraktı bende.

Yani bir “operasyon gazetesi”…

Bu konuda, ZAMAN gibi diğer medya kuruluşlarıyla “beraberlikleri” var.

İç ve dış istihbarat servislerinden “düzmece haberler” yağıyor.

Diyeceksiniz ki, “ZAMAN dinci, TARAF Kürtçü, nasıl beraberlikleri olur?”

Hedef aynı olunca, bu beraberlik iki gazete için de gayet normaldir.

Her iki medya grubunun da hedefinde Türk Silahlı Kuvvetleri var.

Çünkü amaçlarına ulaşabilmek için önlerindeki tek engel, Silahlı Kuvvetler.

Silahlı Kuvvetleri bir yok edebilseler (bunu her iki gazetenin yazarları açık açık yazıyorlar. Ordu feshedilebilir, diye), göndere bayrak çekecekler.

Ahmet Altan’ın her üç yazısından ikisi “Kahrolsun Silahlı Kuvvetler, yaşasın Apo” anlamında.

Daha iyi fikir sahibi olun diye, Ahmet Altan’ın iki yazısından pasajlar alıyorum.

Bazı bölümlerini aktaracağım ilk yazı “Siz teminat olmayın” başlığını taşıyor.

Birlikte okuyalım:

“Darbe, anayasal bir suç…

Birilerinin mutlaka yargılanması, Ordu’nun artık temizlenmesi gerekir.

Peki, Genelkurmay Başkanlığı ne yapıyor?

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle bir bildiri yayınlayıp, ‘Ordunun, üniter devletin teminatı olduğunu’ söylüyor.

Hâlâ kendini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Parlamentosu’nun üstünde görüyor.

Devletin idari yapısının nasıl olacağına parlamento karar verir.

Uygun görüyorsa üniter yapıyı sürdürür, uygun görmüyorsa federasyona geçer.

Türkiye, her suçun hesabının sorulacağı bir döneme giriyor, buna Ordu’nun işlediği suçlar da dahil.

Şu satırlar da Ahmet Altan’ın “Apo ve devlet” isimli yazısından alındı.

“Bu güce erişebilmek, dünya ile ilişkilerinizi bu düzeyde götürebilmek için Apo’yla işbirliği yapmak zorundasınız.

.......

Peki, Kürtler kime güvenir?

Kürtlerin büyük çoğunluğu Apo’ya güveniyor.

Bütün hayatını Kürt meselesine koymuş, silahlı mücadele başlatmış, savaşmış ve bu uğurda altmış yaşında bir hapishanede yaşamak zorunda kalmış biri, diğer bütün Kürt liderlerinden daha önemli ve daha inandırıcı bir figür oluyor haliyle…

Bu nedenle Apo’nun sözü gerekiyor.

…….

On yılını hapiste geçirmiş bir liderin şartları olması da çok doğal.

Bence Apo’yla görüşmeli bu devlet.”

Gördüğünüz gibi…

TARAF’ın yazarı Ahmet Altan, bir taraftan “Türkiye, her suçun hesabının sorulacağı bir döneme giriyor, buna Ordu’nun işlediği suçlar da dahil” diyor, diğer taraftan 45 bin kişinin katili Apo’ya özgürlük istiyor.

Anladınız mı, TARAF’ın kimden “taraf” olduğunu?

Böyle bir gazeteyi açıyorsunuz, üçüncü sayfasında VAKIFBANK’ın ilanı.

Vakıfbank, devlet bankası…

Yani yönetimi hükümet tarafından atanmış.

Sizce, hükümetin talimatı olmadan, Vakıfbank TARAF Gazetesi’ne ilan verebilir mi?

Türkiye’deki “beraberlikler”in ve “işbirlikler”in artık farkına varalım.

(29 OCAK 2010 Cuma)

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Kibarcik - senömründe ıyilikiçinbir konubulamadınmıda opera bıletı torpilki operaya kımler gıder senvb lerı entellektüel sınızya hayatında bır ana dını ıslam ıle hem dem ol beee adam veselam

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Temmuz 17:34
01

Haren - A.Ü. Rektörlüğünden Yılmaz Büyükerşen in öğrencileri emekli oldu

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Temmuz 16:07

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?