İnatlaşmayla düğün salonları ücretsiz yapılırsa…

İzmit Belediyesi’nin son meclis toplantısında ilginç bir diyalog yaşandı. Gelen bir önergede belediyeye ait düğün ve nikah salonlarını

n, EYT’lilere, asgari ücretlilere ve işsizlere, ücretsiz tahsisi konusu dile getirildi.

AK Parti gurubu da bununla ilgili söz aldı.  AK Parti adına meclis üyesi Muharrem Tutuş  “Böyle bir öneri verilmesi memnuniyet verici ancak bu önergede EYT’lileler kelimesi tamamen bir siyasi bir kelimedir. Bunu siyasete alet ettiniz. Gerçekten samimiyseniz sınırlama yapmazsınız. EYT’ye takılan 10 bin TL maaş alan insanlar var. Diğer taraftan aylık 2 bin 500 TL’ye ev geçindirmek için uğraşan insanlar var.

Bu durumda 10 bin TL alan EYT’li salona para vermezken, 2 bin 500 TL alan aynı salona para verecek. Madem samimisiniz, gelin herkese ücretsiz tahsis edelim” dedi.

Bence Muharrem Tutuş’un anlattıklarında büyük haklılık payı vardı. Eğer ücretsiz yapılacaksa herkese yapılsın. Ama ben ücretsiz yapılması taraftarı değilim.

Her neyse, bu konuşmanın ardından Başkan Fatma Hürriyet “hay hay, siz yeter ki isteyin. Biz memnuniyetle ücretsiz yapmaya hazırız. Yeter ki kabul edin” dedi. Konu ilgili komisyona sevk edildi.

Sonuç; Düğün salonları muhtemelen ücretsiz olacak.

Peki, bu durum ne getirir ne götürür.

1- İzmit Belediyesi, gelir getirici kalemler ararken düğün salonlarını ücretsiz yaparsa, büyük maddi kayıp yaşayacak.

2- Bu salonlar ücretsiz olunca, düğün salonu işletmecileri zarar etmeye başlayacak.

3- Nasılsa bedava diye herkes bu salonlarda organizasyonlarını yapmak isteyecek. Haliyle yer bulamayınca da “adam kayırma var” diye serzenişte bulunacak. Bu durum kim göğüsleyecek?

4- Ücretsiz salon tahsisi, sadece düğün yapacak kişilere mi verilecek, yoksa organizasyon ve toplantı yapan dernek, özel okul ve STK’lara’da ücretsiz  verilecek mi?

5- Ücretsiz verilecek olan salonların giderleri nasıl ve nereden karşılanacak?

6- Salonun ücretsiz tahsisi durumunda, ihaleyle bu salonların fotoğraf ve kamera çekim işini alan firma, bu işe devam edecek mi?

İzmit Belediye Meclisine önerim şu, “Dolphin’de fotoğraf ve kamera bedeli özel firmaya ihale edilmiş durumda. Rakamlar bazen salon kirasının bile üzerine çıkıyor. Siz Dolphin Nikah Salonundaki fotoğrafçı zorunluluğunu kaldırın, muhtarlık onaylı olarak da durumu iyi olmayan ailelere salonları ücretsiz tahsis edin. Bu bile dua almanıza yeter…”

Mustafa Kocaman’a bu iş hayli yakışmış

Kartepe’nin yeni Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’ı gazete yönetimi olarak ziyaret ettik.

Bu arada belediyenin yeni binasına ilk defa gittim ve binayı çok beğendim. Beş yıldızlı otel mimarisiyle yapılan binanın ferah bir ambiyansı var. Emeği geçenlere Kartepeliler adına teşekkür ederim.

Avukat Mustafa Kocaman’ı gıyabında tanırdım. Siyasete ilk girdiği dönemlerde de kendisini tanırdım. Ancak yüz yüze görüşmelerimiz seçim döneminde başladı. Onunla ilgili ilk izlenimim “Samimi ve içten biri” olduğuydu. Daha sonra birçok defa telefonda görüştük.

Zamanla kendisini hakkında daha çok izlenimde bulunma bulunabildim. İnsanlara güvenen, samimi, içten ve doğal bir insan olduğunu gördüm.

Başarının ben büyük sırlarından bir kaçıdır bunlar. Yanında istihdam ettiğin personele güveneceksin ki, o da sen de başarılı olabilesin. Samimi ve doğal olacaksın ki insanlar sizi olduğunuz gibi tanısın, ona göre davransın, güler yüzlü olacaksın ki karşındakine olumlu bir enerji verebilesin.  Bunların yanına ısrarlı olmak ve araştırıcı bir ruha sahip olmak eklenince başarı kaçınılmaz olur.

Henüz yolun çok başında ama bir o kadarda yol almış durumda. Kocaman, önce belediyedeki huzuru sağlamış. Başarılı çalışmalara imza atabilmek için iş yeri huzurunun önemini bilen bir isim.

Belediye içerisindeki insanların ne kadar mutlu olduklarını gördüm. Başkanla görüşmek için, özel kalem önünde bekleyen vatandaşların yüzlerindeki tebessümü gördüm.

Başkan Kocaman’ın personeline nasıl hitap ettiğini gördüm. Kısacası hukuk bürosundaki Kocaman nasılsa, belediye binasındaki Kocaman’ın da aynı olduğunu gördüm.

Tevazu, samimiyet, doğallık ve güler yüz…

Toplum, tüm bu saydıklarımın eksikliğinden yakınmıyor muydu?

Buyurun size tüm bu özelliklere sahip bir adam…

Kartepe Belediyesi’ne ve bu belediyenin yeni başkanı Mustafa Kocaman’a yeni görevinde de başarılar dilerim. Umarım Kartepe ve Kocaeli için hayırlı işlere imza atar.

Dilovası’nın il olması demek

Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir önceki gün öyle bir açıklamada bulundu ki, hani derler ya “Güldürürken düşündürdü” tam böyle bir durum yaşandı.  

Başkan Şayir, "Dilovası çok strateji bölge. Dilovası il olmalı. Geleceğe baktığınız zaman limanlar, Osmangazi Köprüsü, 6 tane OSB. Stratejik olarak düşündüğünüzde 20 yıl 25 yıl sonrasını düşündüğünüzde burası il olmalı" dedi. 

Şayir’in sanayi adına söylediklerine katılıyorum. Bu yönüyle pek çok ilden kat ve kat ilerde olabilir. Ancak nüfus, coğrafi koşul ve il merkezine uzaklığına baktığımızda bu arzunun bir hayalden öteye gidemeyeceğini düşünüyorum.

Güldürürken düşündürmekten bahsettik ya, Şayir’in açıklamasındaki düşündürmeye iten cümleleri ise şu, “Nüfusumuz 50 bin ama gündüz burada 300 bin insan yaşıyor. İzmitli burada, İstanbullu burada. Sanayi hızlı geliştiği için hava kirleniyor. Hava bu burada pis ise İzmit'te de pis İstanbul'da da pis”

Evet, hava Dilovası’nda pisse, İzmit’te’de, Körfez’de de, hatta İstanbul’da da pis. Bizim öncelikli meselemiz Dilovası’nın il olması değil, pis olması. Bizim öncelikli meselemiz havanın temizlenmesi. Bölgenin sağlıklı kentler arasına girmesi.

İlçesini il olmaya layık gören Hamza Şahir’i, kentine sahip çıktığı için kutluyorum. Ancak Dilovası’nın il yaparlarsa, yıllardır il olma hevesinde olan Gebze, bağımsızlığını ilan eder. Bırakın il olmayı kendi bayrağını çekip ülke olmak ister. İşin şakası bir yana, başkan tarafından yapılan açıklama her ne kadar hayal gibi görülse de, Hamza Şayir, birilerin kulağına su kaçırmayı ve gündeme gelmeyi başardı.

Bu tablo Körfez’in kaderi mi oluyor

Sanayi kuruluşları, Limanlar, TIR parkları derken Körfez ilçesi çekilmez bir hale geldi. Liman gitmek için şehir içine giren TIR’lar mahalle girişlerini kapatmaya başladı. Barbaros, Mimarsinan hatta Atalar mahalleleri TIR araçlarının istilasına uğradı. Günün bazı saatlerinde Yarımca’ya giriş bile aksamaya başladı. Sokak aralarına  bırakılan TIR araçları, tankerler ve kamyonlar vatandaşı isyan noktasına getirdi. Sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getiren vatandaşlar, yaşadıkları zorlukları bu şekilde kamuoyuyla paylaşır oldu.

Mahalle arasında Liman, mahalle arasında fabrika olunca, bu görüntülerde kaçınılmaz oluyor. Büyükşehir, Körfez Belediyesi ve çevre il müdürlüğü bu duruma artık bir el atması gerekiyor. Sıkıntılar gün geçtikçe büyüyor. Yük trafiği ile şehir içi trafiğini birbirinden ayırmak gerekiyor. Sokak arası parklarının tamamen sonlandırılması gerekiyor. Körfez’i bu acı durumdan biran önce kurtarmak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Ekinci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Mülayim Çoksert - En küçükleri Dilovası 12 tane ilçemiz var.Hepsini birden İL yapın da bitsin bu dert, kurtulalım!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Temmuz 11:00

Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?