Reklamı Kapat

Şehir Hastaneleri ve akıl almaz savurganlığımız

Paran olur, anlarım, biraz bol keseden harcarsın. Ama paran yok, borçla yaşıyorsun, o borcu da rahat bulamıyorsun, ama buna rağmen har vurup harman sa...

Paran olur, anlarım, biraz bol keseden harcarsın.

Ama paran yok, borçla yaşıyorsun, o borcu da rahat bulamıyorsun, ama buna rağmen har vurup harman savuruyorsun.

Üzücü olan bu!

Anlamsız, mantıksız olan bu!

İstanbul’da yeni bir havaalanı yaptık.

Tamamı borçla…

Eski havaalanını kapattık.

Neymiş, dünyanın en büyük havaalanını yapmışıyız.

Övündüğümüz şeye bak!

Eski havaalanı neyimize yetmiyordu?

Diyelim ki yetmiyordu, biraz daha para harca, genişlet.

Veya bir başka yere ihtiyacın olan büyüklükte yeni bir havaalanı yap.

Yok, olmaz…

Yepyeni, gıcırgıcır havaalanını kapatıyoruz, daha büyüğünü yapıyoruz.

Neden?

Salt böbürlenmek için mi?

Bunun adı savurganlık değil de ne?

Şehir hastanelerindeki mantık da aynı

                            *******

Gelelim şu “şehir hastaneleri” konusuna.

Allah bize akıl fikir versin!

Başka söylenecek bir şey yok!

Dünya “büyük hastane” konseptini bıraktı, biz yeni başlıyoruz.

“Neden?” diye sormayacağım, nedeni belli.

Yazının devamında anlatacağım.

Ülkemizde yeteri kadar “devlet hastanesi” varken…

İhtiyaç olan yerlerde planlanıp yapılırken…

Her şehirde pıtrak gibi “özel hastaneler” çoğalırken…

Bunlara ek olarak “üniversite hastaneleri” en iyi hizmeti verirken…

Bir “şehir hastaneleri” furyası başlatıldı.

Ben 30 saydım.

Bölgelere yayılmış 30 şehir hastanesi…

En küçüğü 700, en büyüğü 3 bin 800 yataklı.

İsimlerini de vereyim:

*İstanbul’da Sancaktepe ve Başakşehir’de iki şehir hastanesi… Sancaktepe’deki 3 bin 800 yataklı. Türkiye’nin en büyüğü… 15 bin kişi çalışacakmış. O hastaneye gitmek zorunda olan, inanın hasta değilse bile hasta olur.

*Ankara’da Bilkent ve Etlik Şehir Hastaneleri… Bilkent 3 bin 660, Etlik 3 bin 566 yataklı.

*İzmir’de ise Tınaztepe ve Bayraklı Şehir Hastaneleri…

*Diğer şehir hastanelerinin yapılacağı şehirler ise şunlar: Bursa, Yozgat, Adana, Eskişehir, Antalya, Balıkesir, Elazığ, Gaziantep, Erzurum, Mersin, Manisa, Isparta, Kayseri, Kocaeli, Konya, Diyarbakır Kayapınar, Diyarbakır Yenişehir, Kütahya, Tekirdağ, Urfa, Samsun, Trabzon.

Bütün bu hastaneler, toplam 43 bin 796 yatak kapasiteli.

Yeni sağlık sisteminin mantığı

Ülkemizde sağlık sistemi, “değişim süreci” yaşıyor.

Eskiden “koruyucu hekimlik” anlayışıyla hizmet veriliyordu, bu anlayış kaldırıldı, yeni sistemde “hastalık” ve “hasta” ön plana çıkarıldı.

Bu nedenle de yeni sistemin adı, “hasta garantili sistem” oldu.

Yeni sistemin temelini “şehir hastaneleri” oluşturuyor.

Şehir hastanelerinin mantığı da şu:

Türkiye’de artık sağlık, “inşaat şirketlerine” devredildi.

Yandaş inşaat şirketlerine…

Bunun adına “özel sektör-devlet ortak yatırımı” dendi, ama bakın bakalım kim yatırıyor, kim götürüyor?

*Arsa, devletten.

*Bankalardan alınan kredinin kefili, devlet!

*Sağlık Bakanlığı kiracı, inşaat firması mülk sahibi…

*Hastaneler, AVM konseptine göre yapılıyor.

*Hastane içindeki ve dışındaki tüm ticari alanların geliri hastaneyi yapan şirketin…

*Hastaneler, yüzde 70 hasta garantili. Eğer bu oran tutturulamazsa, aradaki fark devletten.

Gördüğünüz gibi…

Hastaneleri yapan şirketlerin hiçbir riski yok.

Bütün risk devletin, ama şirketler hasta gelsin gelmesin devletten paralarını alacaklar.

Vatandaşın yolu hastaneye düşsün düşmesin, şirketlerin geliri garanti!

Böyle “avanta bir sistem” olur mu?

Şehir Hastanesi bitince, o şehirdeki devlet hastaneleri kapatılıyor

Uygulama böyle…

Mersin Şehir Hastanesi bitti, o şehirdeki devlet hastaneleri kapatıldı.

Isparta Şehir Hastanesi bitti, bu şehirdeki devlet hastanelerinin çoğu yine kapatıldı.

Ankara’daki şehir hastanelerinin biri açıldı, diğeri yakında açılacak, ama başkentteki 12 devlet hastanesinin kapatılmasına çoktan karar verildi.

Hangi hastaneler mi bunlar?

*Sami Ulus Doğum ve Çocuk Hastanesi

*Zekai Tahir Burak Eğitim ve Araştırma Hastanesi

*Altındağ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi

*Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi

*Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi

*Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi

*Ulus Devlet Hastanesi

*Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi

*Etlik Zübeyde Hanım Doğumevi

*Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi

*Abdurrahman Yurtasan Onkoloji Hastanesi

*Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi.

Neden kapatıldı bunlar?

Eee, kapatıldı ki, bütün hastalar şehir hastanelerine gitsin.

Gelelim şehrimizdeki duruma

Bizde de şehir hastanesi yapılıyor.

İzmit Bekirdere Mahallesi Cephanelik Mevkiine…

*350 dönüm üzerine, 380 bin metrekare kapalı alanı olacak bir hastane…

*3 blok, 63 ameliyathane, 257 poliklinik…

*1180 yatak kapasiteli…

*Mayıs 2015’te temeli atıldı, gelecek yıl, 2020’de hizmete girecek.

*Yatırım tutarı, 808 milyon 583 bin lira…

*5 bin civarında çalışanı olacak.

Anlata anlata bitiremiyorlar…

İyi de, bu devasa hastane bitince, diğer şehirlerdeki gibi, Kocaeli’deki tüm devlet hastaneleri kapatılacak mı?

Veya…

Hepsi kapatılmayacaksa, hangi devlet hastaneleri kapatılacak, hangileri hizmet vermeye devam edecek?

Bu sorunun cevabını önceki gün basın toplantısı yapan Vali Hüseyin Aksoy verdi.

“Evet, şehir hastanesi bitince, bazı devlet hastaneleri kapatılacak.”

Ama hangileri kapatılacak, hangileri hizmet vermeye devam edecek belli değil.

Farklı bir uygulama beklemiyorduk, ama en nihayet en yetkili kişiden bunu duymuş olduk.

Her tarafta kapatılıyor, Kocaeli’nde neden kapatılmasın?

Yanlış hatırlamıyorsam, Kocaeli’nde 9 devlet hastanesi var:

*Kocaeli Devlet Hastanesi 

*SEKA Devlet Hastanesi 

*Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi 

*Kandıra Kazım Dinç Devlet Hastanesi 

*Körfez Devlet Hastanesi 

*Karamürsel Devlet Hastanesi 

*Darıca Farabi Devlet Hastanesi 

*Gebze Fatih Devlet Hastanesi

*Dilovası Devlet Hastanesi  

Bunların dışında da Kartepe, Derince, Körfez, Gölcük ve Darıca'da “Ağış Diş Sağlığı Merkezleri” bulunuyor.

Bunların en az yarısı, belki yarıdan da fazlası, kapısına kilit vuracak.

Bu hastanelerin çevrelerinde yüzlerce eczane var, bunlar ne yapacak?

Sağlık yatırımını teşvik ettiniz, millete özel hastaneler yaptırdınız, bu özel hastaneler nasıl ayakta duracak?

Bana sorarsanız…

Şehir Hastaneleri, sağlıkta yıkımın yeni adı olacak.

Yazın bir tarafa!

Adımızın “ERGENEKONCU”ya çıktığı o zor günler (5)

                                     

İşte ERGENEKON sürecinin en civcivli günlerinde 18 Şubat 2010 tarihinde yazdığım o yazı!

                                 

Devletin çivisi çıktı, biz seyrediyoruz

                          

Devletlerin tarihinde “çok önemli” günler vardır.

Bu günlerin bazıları “gurur”, bazıları da “utanç” günleridir.

Önceki gün, tarihimizin en “utanç” gününü yaşadık.

16 Şubat 2010, Türk adaletinin “en kara günü” olarak tarihe geçecektir.

Önceki gün ne oldu?

İlk defa bir Cumhuriyet Başsavcısı’nın adliyedeki ofisi ve lojmanı polis tarafından basılarak didik didik arandı.

İlk defa bir Cumhuriyet Başsavcısı, makamında polis tarafından gözaltına alındı.

İlk defa bir Cumhuriyet Başsavcısı, polis nezaretinde Erzincan’dan Erzurum’a götürüldü, uyumasına izin verilmeden gece yarısından sabaha kadar 7.5 saat sorgulandı ve dün saat 10.00’da alelacele tutuklandı.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in suçu ne idi?

İsnat edilen suç, “Ergenekon Terör Örgütü’ne üye olmak”, “iftira” ve “tehdit”.

Artık şu kesinleşti.

Hükümetin sözünü dinlemeyen kişi, “Ergenekoncu” damgasını yiyor.

“Söz dinlemeyen” kişi, Cumhuriyet Başsavcısı’ymış, Ordu Komutanı’ymış, gazeteciymiş veya gazete patronuymuş, hiç ama hiç fark etmiyor.

“O da Ergenekoncu” diyorlar, iş bitiyor.

Artık bir kişinin suçlanması, bu kadar pratik hale getirildi.

At kazana, suçsuz olduğunu kendisi ispat etsin.

Dün yazdık, tekrarlayalım.

Olayların arkasındaki gerçek şu:

Başsavcı İlhan Cihaner, Erzincan’da İsmailağa Cemaatine yönelik operasyon düzenliyor.

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, başsavcıyı telefonla arıyor, operasyona son vermesini ve tutukluların serbest bırakılmasını istiyor.

İlhan Cihaner, bu isteği reddediyor ve durumu HSYK’ya (Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu) bildiriyor.

İşte ne olduysa bundan sonra oluyor.

Ankara’da İlhan Cihaner’in “kellesinin koparılmasına” karar veriliyor.

Düğmeye basılıyor ve iş, İlhan Cihaner’in tutuklanmasına kadar götürülüyor.

Oysa yasalar açık!

İlhan Cihaner’i yargılayabilecek tek bir makam var.

O da Yargıtay…

Olsun.

Hukuk mukuk, kanun manun önemli değil.

Onlar, başsavcıyı tutuklayıp burnunu sürtsünler, gerisini boş ver.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılan operasyonlar da “burun sürtme operasyonu” değil mi?

                                      ******

Önceki gün, Türkiye’nin “utanç” günüydü.

Devletin çivisinin çıktığı gündü.

Ne yazık ki, “necip milletimiz” bu utancı sessiz sakin izledi.

“Milletin sesi” olması gereken basın da bu utanç tablosunu, yumuşak ifadelerle geçiştirdi.

O anlı şanlı yazarlardan “tık” yok!

Üç maymunu oynuyorlar.

Görmüyorlar.

Duymuyorlar.

Konuşmuyorlar.

Yazıklar olsun!

(18 ŞUBAT 2010 Perşembe)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Kibarcik - cenk kardeş bu adama gerceklerı anlatamasssın cunkı beyin kapasitesi köprüleri tünelleri yollarıtranlerı velhasıl yapılan bütün hizmetleri kafası basmaz nedenı besmlesız bır zıhnıyetın tezahürü dür veseşlam

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 20:15
02

Catana - SİZLERE GÖRE HEYKEL YAPMAK SAVURGANLIK DEĞİL AMA TANZER ÜNAL SİZLERİN ZİHNİYETİ MİLLETE FAYDASI OLAN ŞEYLER ZARARLI AMA SIRF BİRİLERİNE (İNGİLİZ FRANSIZ ABD VB..) ŞİRİN GÖRÜNMEK İÇİN YAPILAN HERŞEY DOĞRU MERAK EDİYORUM S400 İÇİN NE YAZACAKSIN KOCAELİDE SOHBETLERDE ADINIZ HEP SAHTEKARLAR İLE ANILIYOR BU ARADA

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 13:15
01

Cenk - Sayın Tanzer bey,

Dünyanın hava limanı merkezi olarak görülen yeni hava limanının yapımına savurganlık olarak görmeniz vaktiyle Boğaziçi köprüsü yapımına karşı çıkan CHP'lileri akla getirdi ! O zamanlar onlar da "Araba Vapurları var ya köprüye ne gerek var!" diyorlardı! Şu an İstanbulda 3 köprü üstüne üstlük marmaray var, millet sorunsuz ulaşım yaşıyor.. Bazen çok tuhaf düşünceler serdediyorsunuz !

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 23:34
04

Vatandaş - @Cenk 01 nolu yoruma cevabı: Kardeşim kimse yapılan yol köprü havalimanı hastaneye karşı değil her şeyi çarpıtıp doğruları kimse bilmesin istiyorsunuz ama öle değil istanbul da ki 800 bin lik fark bu milletin artık uyandığını gösteriyor zamanın da Turgut Özal Demirel’in yaptığı köprülerden geçerken ödediğin para kaç para iken senin söylediğin köprülerden geçerken kaç para ödüyorsun utanmadan günlük 40 bin araç garantisi veriyorsun kimin cebinden kime veriyorsun şuan şehir hastanesi yapıldı yakında açılacak aynı şekilde hasta garantili dünyanın hiç bir yerinde böyle bir şey yok Allah biliyor ya yatacak yeriniz yok

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 16:27
03

İzmi̇tli̇ - @Cenk 01 nolu yoruma cevabı: SAYIN CENK BEY TİPİK BİR AKP ZİHNİYETİ İLE YAZMIŞSINIZ.3. KÖPRÜDEN GEÇTİNİZMİ.YENİ HAVALİMANINA GİTTİNİZMİ.SADECE DEVLET GARANTİLİ BEN YAPTIM OLDU BİTTİ MANTIĞI İLE BİRİLERİNİ YANİ MİLLETE KÜFÜR EDEN BAZI İNŞAAT ŞİRKETLERİNİ ZENGİN ETMEDİR.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 13:30


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?