Reklamı Kapat

Haydi organlarımızı bağışlayalım

Yıl 1978 veya 1979. O günün hükümeti vatandaşların organlarını bağışlayabileceği yönünde bir karar aldı.

Eşim ile birlikte Milli Eğitim Müdürlüğüne giderek organlarımızı bağışlayabileceğimizi ilettiğimizde, karşımızda bu konuda bizim ne yapmamamız gerektiği veya kendilerinin ne yapmaları gerektiği konusunda bir yetkili bulamadık. Kimse bu konuda bir şey bilmiyordu. Sadece isimlerimizi alarak bizi gönderdiler.

Yıllar geçti. Bizi ne arayan, ne de soran oldu. Ancak organ bağışı konusu gündemden düşmedi. Halkımız da bu konuda biraz bilinçlenince organlarını bağışladılar.

 Ben ve eşim organlarımızı yıllar sonra bağışladık.

Yeterli mi? Hayır.

Bugüne kadar on üç bin beyin ölümü gerçekleşmesine rağmen, ölümü gerçekleşenin yakınlarının organlarını bağışlamadıkları söyleniyor.

Ülkemizde organ bağışı için ikna oranı % 27 civarında.

Ülkemizde bugüne kadar yaklaşık olarak on bir bin beş yüz organ nakli yapılmış.

Organ bağışının az olmasının nedeni, kişi sağlığında organlarını bağışlamasına rağmen, herhangi bir nedenle bağışlayan kişinin ölümünde yine ölen kişinin ailesinden veya yakınlarından olur alınma zorunluluğundan kaynaklanıyor. Yani siz organlarını bağışladığınızda, ileride sizin organlarınız alınmak istendiğinde yine sizin ailenizden olur alınma zorunluluğu var.

Bu uygulama kişinin vasiyetine de aykırı. Kişi ben organlarımı bağışlıyorum diyorsa, öldüğünde, bir başkasından izin alınmasına gerek yok diye düşünüyorum. Gerçi Atatürk’ün vasiyetine bile uyulmuyor ki, sade vatandaşınkine nasıl uyulsun.

Bugün İngiltere, İspanya gibi ülkelerde bu zorunluluk kalktığı için organ bağış oranı hayli yüksek. Bir an önce biz de de bu zorunluluğun kaldırılması gerekmektedir.

Ülkemizde en çok organ bağışı yapılan iller Balıkesir, Yalova ve Çanakkale’dir. En az organ bağışı yapılan iller ise Ağrı, Iğdır Şırnak Hakkari, Siirt, Bingöl Bitlis ve Erzincan’dır. İşin en ilginç yanı bu iller en çok organ nakli yapılan illerdir.

Burada şu sonucu çıkarabiliriz. Eğitim ve sosyal seviyeleri yüksek olan insanların yaşadıkları illerde organ bağışı fazla, kültürel ve sosyal seviyesi düşük illerde ise organ bağışı oranı daha düşük. Elbette organ bağışının düşük olduğu illerin muhafazakar bir yapıya sahip olduklarını da göz ardı etmemek gerekir. Çünkü bu insanlar dinimizin organ bağışına sıcak bakmadığını söylemektedirler.

Organ bağışı yaparak cana can katalım. Ölen bedenimizin toprak olmasını istemiyorsak, organ bekleyen insanlara organlarımızı bağışlayarak onların yaşamalarına yardımcı olalım.

Şuna eminim ki her organ bağışı ile hayata dönen insanımız, kendisi veya yakınları da organlarını bir başkası için bağışlayacaktır.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?