Reklamı Kapat

İğneyi kendimize batıralım

Bir ülkenin gelişmişliğinin göstergesinin iki temel alanı vardır.

Eğitim ve Sağlık.

Bir ülkenin sosyal devlet olmasının ölçüsü bu alanlardır. Ülkemize baktığınız zaman her ikisi de devletin kontrolünden çıkmış, özel kişilerin insafına bırakılmıştır. Son yıllarda ülkemizde açılan özel okul ve özel sağlık kuruluşlarının sayısı benim bu tezimi kuvvetlendirmektedir. Mahalle aralarında bile apartman katlarında özel sağlık kuruluşları açılmaktadır.

Bugün sağlık alanında biz vatandaşların üzerimize düşen sorumluluğumuzu ne derece yerine getirdiğimizden söz edeceğim.

Bu köşede zaman zaman sağlık personeline yapılan şiddeti kınadığımı yazdım. Yazmaya da devam edeceğim. Çünkü ülkemizde sağlık çalışanlarına karşı acımasız bir saldırı var.

Geçenlerde Antalya’da yapılan bir tıp kongresinde bir tıp bilim adamımız insanımızın emar çektirme konusunda doktorları zorladıklarını, doktorların emara gerek yok dedikleri zaman da hasta ve yakınlarının doktorlarla tartıştıklarını söyledi.

Emar çektirme sayısı arttıkça gerçek hastalar için emar çektirme tarihleri çok uzak tarihlere verilmektedir. Ayrıca doktorların bu emarları incelemek için büyük zaman harcadıkları yine bilim adamlarımızca açıklanmıştır.

Gelelim acil servis sorununa. Siyasi iktidar hastanelerde acil hastalardan herhangi bir ücret talep edilmeyeceğine dair bir karar almıştı. Bunu bilen vatandaşlar iyi niyetle alınan bu kararı suiistimal etmeye başladılar. Karnı ağrıyan bir hasta gündüz doktora gitmeyip, gece acile gitme yoluna gitmektedir.

 Acillerde hasta sayısı arttıkça, gerçek acil hastalara sıra gelmemekte, böylece acil hastalarla veya yakınları tarafından doktorlar suçlanmakta, aralarında her zaman duyduğumuz ancak duymaktan da utandığımız olumsuz olaylar gerçekleşmektedir.

Vatandaş olarak iğneyi kendimize batıralım. Herkesin hakkına saygı gösterelim. Eğer basit bir ağrınız varsa gece acil doktorlarını meşgul etmeyelim.

Emar çektirme konusunda doktorları zorlamayalım. Eğer emar çekilmesi gerekiyorsa zaten doktor gereğini yapacaktır.

Çok sık karşılaştığımız bir olay da doktorlara ilaç yazma konusunda baskı yapmamızdır. Bazen şunu çok duyarım. Hasta doktordan çıktığında “ Bu ne biçim doktor. Bir antibiyotik bile yazmadı.”

Oysa fazla ilaç yazmayan doktor bana göre iyi doktordur. Vatandaş hafif bir soğuk algınlığına yakalanmıştır. Doktordan kendisine antibiyotik yazmasını ister. Oysa bir iki gün dinlenerek hastalığını atlatacaktır.

Doktorlarımıza sahip çıkalım. Onlara gereken kolaylığı gösterelim. En önemlisi de onlara en büyük saygıyı gösterelim. Çünkü tüm doktorlarımız o saygıyı fazlasıyla hak etmektedirler. Elbette içlerinden bazı çürükler olacaktır.

Bunlar için de tüm doktorları kötülemek, onlara hakaret etmek, hatta şiddet uygulamak doğru değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Cenk - Sayın Yazar,

Sağlık konusunda ne yazık ki hep doktorlardan yana bir yazı kaleme almışssınız ! Ne yani, hasta vatandaşlarımızın hiç mi hiç hakkı yenmiyor ve gerekli ilgi gösterilmeyip işi savsaklanmıyor ? Bence bu konuda hasta ve hasta yakınlarını hiç dinlemeden onların dert ve şikayetlerini hiç kaale almadan oturduğunuz yerden bir yazı yazmışssınız ! Doktorların ve sağlık personelinin sırtlarını sıvazlamakla sağlık sorunlarımızın çözüleceğini mi zannediyorsunuz yoksa ?..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Temmuz 19:49
02

Ersoy Kandemir - @Cenk 01 nolu yoruma cevabı: Yazar sağlıkçıların sırtını sıvazlamamış aksine bir halkın yanlış bildiği ve kendine zarar verircesine hareket tarzının nelere yol açtığını anlatmaya çalışmıştır.Sayın Cenk size bir soru sen hakeden sağlıkçı olduğuna inanıyor ve bazıları hakediyor fikrindeysen aynı tavrı neden aynı kitlenin bir savcıya hakime bakana gösteremiyorken benim gösterdiğimi açıklayabilir misin?Acil servisler çökmek üzere,sağlıkta geri dönülmez yola girilmek üzere bence bu siyasi politikalarla koca sistemi oy uğruna harcayanlar!Ben bir İzmit çocuğu olarak halkın sağlığıyla oynayanlara hakettikleri cevabı verdim karşımdakilerin yani sistemin amirlerinin hatta ve hatta cevabı şu:Dediğim hiçbirşeyi halkın canını riske atan hiçbir hususu araştırmamak ve memuriyetten ihraç için son savunma!Size birşey söylemek isterim ben bir koyu Chpli olarak eğer aynı hareketleri Chp yapsa ona da düşman olurum.Ben bu ilde valisinden yardımcılarına,il sağlık müdüründen sağlık bakanına,milletvekillerinden bakanına kadar hesap soran bir vatandaş olarak SAĞLIK SİSTEMİNİ AYAN BEYAN SOYDUKLARINI iddia edilen m kanıtkarını sunuyorum da Kocaeli valisi gık demiyor soruşturma bile açmıyor,savcı ne oluyor demiyor,Ankaradaki Bakanlık teşkilatıda Cumhurbaşkanlığı da ya kandırılıyorlar ya da hep birlikte halkı kandıryorlar,benim veremeyeceğim hiçbir hesap yok ve HALKIMIZIN HAKKINI YEDİKLERİNE İNANDIĞIM sistemin içindeki cemaatçi virüsleri bu halk öğrendiğinde tükrüğünde boğar!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Temmuz 01:27

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?