Reklamı Kapat

“Gez çiz yaz İzmit”  workshop etkinliği

Çocukluğum hep karşımda…

Beni tanıyan yakın çevrem bilir, geçmişe fazla dönmem. Çünkü benim için yaşam şu an ve gelecektedir. Geçmiş ise tatlı anılarda saklıdır, üzücü, kötü anıları hafızamda fazla tutmam. Ama çocukluğum, çocukluğum başkadır benim için. Geçmişte hiç aklımdan çıkmayan güzelliklerdir. Arkadaşlarımla oynadığım oyunlardan bahsederken yüzümden eksilmeyen gülümsemedir. Ailemle yaşadığım eşi bulunmaz anılarımdır. Koşarken düştüğünde kanayan dizimi eve gitmemek için saat kulesinin çeşmesinde geçiştirerek yıkamaktır.

Evimiz saray bahçesine çok yakındı, o yüzden çocukluğum orada geçti benim. Saat Kulesi, Kasr-I Hümayun Saray Müzesi, Saray Kapısı, Saray Bahçesi. Orada arkadaşlarımla oyun da oynadım, mahallemizin yaşlı teyzesiyle oturup muhabbette ettim. Hatta yazdığım bir “Saray Bahçe” şiirimi rahmetli Cemal Turgay son kitabında “Saray Bahçe Kapısı” fotoğrafıyla birlikte paylaşmıştı.

Kim bilir kaç kere gittim oraya, defalarca. Şimdi bile fırsat buldukça giderim, yolum o tarafa düştüğünde mutlaka yolumu değiştirir içinden geçerim. Heykelde yapılan bayram törenlerini kaçırmamaya çalışırım.

Nereden geldi bunları yazmak aklıma derseniz!

Geçtiğimiz cumartesi günü çalışmamız “Art Nicomedia Derneği Gez Çiz Yaz projesinin Kasr-ı Hümayun Saray Müzesi Workshop Etkinliği” idi.

O yüzden hatıralarım canlanınca çocukluğumdan başlamak istedim yazıma.

Kasr-ı Hümayun’un bir diğer adı da bildiğimiz gibi Av Köşküdür. Kasr-ı Hümayun’un bir tarafında Tarihi Saat Kulesi diğer tarafında ise günümüz yapısıyla ağaçlar altında kafe vardır. Köşkün İnönü Caddesi tarafında ise müştemilat var. Müştemilat’ın hemen yanında İnönü Caddesi üzerinde ise Atatürk ve Redif Müzesi vardır. Bizim bildiğimiz diğer adı Av Köşküdür ama zaman içerisinde Hünkar Kasrı, İzmit Sarayı, İzmit Köşkü, Sultan Sarayı, Küçük Saray gibi isimlerle de anılmıştır. İki katlı barok üslupla yapılmış olan köşkün cephesi mermer sütunlarla çevrilidir.

Köşk, 19. Yüzyılda, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz tarafından Garabet Amira Balyan’a yaptırılmıştır ama asıl önemini, kurtuluş savaşı sırasında Atatürk’ün yerli ve yabancı gazetecilere düzenlediği basın toplantısı ile kazanmıştır. Kasr-I Hümayun, Neo Klasik, Barok ve Klasik Osmanlı Sanatı üslup özelliklerini taşımaktadır.  Avizeler, Genel olarak dış cephesi Fransız stilinde yapılmıştır. Yerler mermer, üst katlar ahşap zemin, ahşap tavandır. Tavandaki süslemelerde aslan ve geyik figürlü doğa resimleri de bulunmaktadır.  Kabul salonu, Atatürk odası ve dinlenme odası üst katta bulunuyor.

Atatürk odasında, buraya geldiğini bildiren resmi gazete ve fotoğrafları var. Atatürk 16 Ocak 1923 tarihinde İzmit’e gelmiş, ilk basın toplantısını Köşkte yapmış ve Cumhuriyetin ilk ilan edileceğini basına burada açıklamıştır.  Atatürk’ün İzmit’e ilk gelişi ve  “Atatürk-Claude Farrere görüşmesi” ise 18 Haziran 1922 tarihinde gerçekleşmiştir.

Üç sene önce müzenin giriş katında, etnografik eserlerin yerinde Atatürk’ün Selanik müzesinden gelen kıyafetleri sergileniyordu. Geçici olarak burada olduğu ve daha sonra geri gönderileceği söylenmişti o zaman. Şimdi geldiğimizde ise kıyafetler Selanik Müzesine geri gönderilmişti.

Müzedeki mobilyaların restorasyonda birebir aynısı yapılmış. Avizeler Fransız stilinde ve 19. Yüzyıl dönemine ait. Yerdeki halılar Hereke halısı. Kabul odasındaki ayna dökülmeleri olduğu için restorasyon görmüş. Giriş katındaki eserler ise etnografik eserler.

Kasr-ı Hümayun, Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Valilik Konağı olarak kullanılmaya başlamış daha sonraki yıllarda Köşk’ün mimari ve sanatsal değeri düşünülerek müze yapılmasına karar verilmiş ve 1967 yılında müze olarak hizmete girmiştir. Mimari özelliklerinden dolayı Dolmabahçe Sarayı’nın küçük bir kopyası olduğu izlenimini vermektedir.

Köşk, 17 Ağustos 1999 Marmara depremi ile büyük hasar görmüş ve Kocaeli Valiliği tarafından 2005 yılında restore edilmiş ve Basın Onur Günü olan 16 Ocak 2006 tarihinde yeniden müze olarak ziyarete açılmıştır.

O gün etkinlik boyunca çocukluğum hep karşımdaydı, nereye dönüp baksam gülümseyen kız çocuğunu gördüm. O gün geçmişten gelen anılarıyla bir değil daha pek çok kız çocuğu vardı karşımda.

Tarihi gezi etkinliğimizin bir sonraki bölümü   “Gayret Gemi Müzesi”  Elimden geldiğince izlenimlerimi sizlerle paylaşmak dileğiyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?