Erdoğan’ın, Fikri Işık’ı defterden sildiği o toplantı

Sevgili okurlarım, bugün sizlerle genelde Türkiye, yerelde Kocaeli siyaseti için çok önemli bir olayı paylaşacağım.

Bu olay, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP Kocaeli Milletvekili Fikri Işık arasında geçti.

Fikri Işık’ın daha önce Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yapmış olması; yaşanan olayı ulusal çerçeveye taşıyor.

Aslında yaşanan olaydan ilk günden itibaren haberimiz olmuştu.

Ancak anlatılanlara inanmadık.

İnanamadık…

“Yok yok, bu kadar da ileri gidilmemiştir” diye düşündük.

Sonra, olup bitenleri toparlamaya, sözcükleri yan yana dizmeye karar verdik.

AKP’liler ketum insanlar, inanın çok zorlandık.

Konuşmanın akışı nasıl olmuştu?

O cümleyi başta mı, sonda mı söylemişti?

Birbirlerine karşı tavırları nasıldı?

Bu yaşananlar, “iplerin kopması- köprülerin atılması” anlamı taşır mıydı?

Direkt ve dolaylı temaslarla, yaşananları problem çözer gibi çözdük.

Elbette Fikri Işık’ın 9 dakika süren eleştiri konuşmasını cümle cümle, kelime kelime elde etmemiz mümkün değildi.

Keşke elde edebilseydik, aynen yayınlardık.

Ancak Erdoğan ile Işık arasında yaşanan diyaloğun “can alıcı” cümlelerine ulaşmıştık.

İpleri koparan, köprüleri atan cümlelere…

Yazdıklarımızda; “vurgu” farklılığı, bir iki sözcük eksik, bir iki sözcük fazla olabilir.

Ama fotoğrafın bütününe baktığımızda, Erdoğan ile Fikri Işık arasında o olay yaşandı.

Onlarca kişiye doğrulattık, her konuştuğumuz kişiden yeni bir ayrıntı aldık.

Biraz uzattım, şimdi “o yaşananları” anlatayım, sonra son sözümüzü söyleriz.

İşte Erdoğan ile Fikri Işık arasında yaşananlar

Tarih, 6 Temmuz 2019 Cumartesi.

Yer, AKP İstanbul İl Başkanlığı Toplantı Salonu.

Hani 23 Haziran İstanbul seçiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan bölge bölge milletvekilleri ile toplantılar yapıyordu ya…

6 Temmuz’da da Marmara bölgesi milletvekilleriyle bir araya geldi.

Amaç, hem İstanbul seçim sonucunu değerlendirmek, hem de AKP’den ayrılanların kuracağı yeni parti konusunda milletvekillerin nabzını tutmak.

Milletvekillerin konuşmaları 3’er dakika ile sınırlandırıldı.

Öyle anons edildi…

Her neyse, uzatmayalım, konumuza dönelim.

Fikri Işık da söz aldı.

Bize anlatılanlara göre, ses tonu ve üslubu biraz “samimiyet ve o güne kadar sergilediği normal nezaket kuralları”ndan farklıydı.

“Yüksek dozda” eleştiriler yapacağı anlaşılmıştı.

Beklendiği gibi de oldu.

Fikri Işık, bakanları eleştirdi.

Bakanların iyi çalışmadığını, değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Ekonomik krizden söz etti.

Piyasalarda yaşanan sıkıntıları anlattı.

Dış politikadaki yanlışları aktardı.

Eleştirisini sürdürürken seçtiği sözcükler hep sertti.

Sert ve iğneleyici…

O eleştirisini sürdürürken, salondaki gözler Erdoğan’daydı.

Yüz hatları gergindi.

Her öfkelendiğinde fark edildiği gibi, kulaklarından ensesine doğru renk değişikliği başlamıştı.

Kim bilir, üst üste çok önemli bakanlıklara getirdiği Fikri Işık’tan böyle bir “tavır” beklemiyordu.

3 dakika sınırı da çoktan aşılmıştı.

Fikri Fikri, otur yerine!

Ve Erdoğan’ın “sabır taşı” çatlamıştı.

Salon, “Fikri Fikri, otur yerine” diye çınladı.

Devamı geldi:

“Sen zaten fazla konuştun. Ben sana bu kadar söz hakkı vermedim ki…Sen başkalarının ağzıyla konuşuyorsun. Sen başkalarının kayığına binmişsin…”

Erdoğan, sonra salonun diğer tarafına döndü, olup biteni şok içinde izleyen milletvekillerine Fikri Işık’ı şikâyet etti:

“Görüyorsunuz… Arkadaş, bakanken böyle konuşmuyordu. Bakanlığı gidince, başka bir görev de verilmeyince böyle konuşmaya başladı… Başkalarının kayığına binmiş bu, başkalarının…”

Erdoğan “Fikri Fikri, otur yerine” demişti, ama Fikri Işık hâlâ oturmamıştı.

“Daha son sözümü söylemedim” tavrı içindeydi, salondaki milletvekillerin şaşkın bakışları arasında şöyle dedi:

“Madem öyle, bundan sonra ya devlet başa, ya kuzgun leşe! Başka söyleyecek bir şeyim yok!”

Salon bir anda “buz” kesmişti.

Bu olay üzerine neler söylediler?

Salonda bulunan diğer milletvekilleri, bu şok olayla ilgili acaba ne düşünüyorlardı?

Olayın ayrıntılarını araştırırken, bu sorumuzun cevabını da almaya çalıştık.

*Fikri Işık; kendisini üst üste milletvekili yapan, kendisine üst üste önemli bakanlık görevleri veren Erdoğan’ı neden “nezaket kuralları dışına çıkarak” eleştirmişti?

*Erdoğan, Fikri Işık’a neden “Başkalarının ağzıyla konuşma! Sen başkalarının kayığına binmişsin!” diye çıkıştı? Fikri Işık, kulislerde konuşulduğu gibi Ahmet Davutoğlu’nun partisine mi geçecekti?

*Fikri Işık, Erdoğan’a son söz olarak neden “Madem öyle, bundan sonra ya devlet başa, ya kuzgun leşe” dedi? Bu son söz bir tehdit miydi?

Olaya tanık olanlardan bu soruların cevaplarını da almaya çalıştık.

Değerlendirmeleri şöyle:

*Erdoğan, Fikri Işık’ı çoktan defterinden sildi. Son olay, defterden silmeyi tescilledi.

*Fikri Işık, AKP’de işinin bittiğini biliyor. Bu olayla Davutoğlu’nun partisine gitmek için zemin yarattı.

*Fikri Işık’ın bu konuşması, Sayın Erdoğan’a kafa tutmadır. Partiden ayrılıp yeni parti kuracakların tipik davranışı…

*Fikri Işık’ın son cümlesi, “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” cümlesi, tehdit kokuyor.

Salonda bulunanlardan bazılarının değerlendirmeleri böyle!

“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” ne demek?

Söyleyen kişiye, söylenen kişiye ve söylenen ortama göre anlamı değişiyor.

Ben bütün anlamlarını yazayım, yukarıdaki olayla ilgili anlamını siz yorumlayın.

“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” deyiminin sözlükte şöyle anlamları var:

*İşin başındakileri, devleti iyi yönetmeye davet etmek… Örneğin, “Devleti devlet gibi yönetin, yoksa kuzgunlara leş olacağız…”

*”Büyük bir başarıya ulaşmak için yok olma tehlikesini bile göze almak” anlamında kullanılır.

*Bu ifadeyle, “büyük bir başarı için, her tehlikenin hatta ölümün bile göze alındığı” belirtilir.

*Bir toplum, kendisini yönetecek bir devletten yoksun ise, düşmanları onun üzerine üşüşür ve onu kolayca yok ederler.

Her şeyi zaman gösterecek

Sevgili okurlarım, sizlere bir olay aktardım.

Eksiği vardır, fazlası vardır…

Yazdıklarımla ilgili söz isteyenlere, köşem her zaman açık!

Yaşanan olayın ne gibi sonuçlar doğuracağını da hep birlikte göreceğiz.

Haa, şunu da söyleyeyim…

Siyasette uzun dostluklar, uzun düşmanlıklar yoktur.

Bugün düşman görünenler, yarın bir de bakmışız kol kola!

Dost görünenler ise, düşman!

Ancak Erdoğan-Işık arasında bu yaşanan, kentimiz ve ülkemiz için önemli bir olay!

Kentimiz yönünden önemli…

Eğer Erdoğan Fikri Işık’ın defterini gerçekten dürdüyse, Kocaeli’nde kartlar yeniden karılacak.

Bu işin siyasi yönü…

Bir de işin ticari yönü var.

Eğer AKP’de Fikri Işık’ın işi bittiyse, Fikri Işık’a bel bağlayarak iş yapanların işi de bitmiş demektir.

Başta 17 yıl boyunca bölgemizdeki bütün “baba ihaleleri” alan, inşaat dışında da pek çok işe dalan o işadamının.

Özetle…

Fikri Işık’ın siyasi gücünün yok olması, bazı rantçıları üzer.

Fikri Işık’ın, siyasi gücüyle yıllardır mağdur ettiği pek çok kişi de bu işe çok sevinir.

Gelişmeleri izlemeye devam edelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

13

İbo - Bunu ıspatlamaniz gerekir, aksi halde sadece temenni den öteye geçemez

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 14:25
12

Kimse_ - Bİr dönem Yazlık Belediye Başkanlığı yapmış olan ve heykeli dikilecek olan Sayın Muzaffer TRABZONLU yu bile saf dışı bırakan değilmiydi kendisi öyle işte etme bulma dünyası ne ekersen onu biçersin.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 13:02
10

4141 - Vay be koskoca fikrinin dustugu duruma bak.. fikri fikri otur yerine.. Reis cocuk gibi azarlamis bir omur kendine gelemez...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 11:58
09

Erkan tekin - BU KADAR KİBİR VE RANTCILIGIN SONU BOYLE OLABILIR AMMA INANMIYORUM.GIDER FIKRI GELIR YENI AHMET MEHMET V.S.BU SAATTEN SONRA KIM KIMIN KAYIGINA BINERSE.FIJRI BEYIN COK KIBIRLI BIRISI OLDUGU SANKI BILINMIYORMUYDU.HEPSI AYNI.YAPSINLAR ARALARINDA DEVAMLI RANT ISTISARESI.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 23:59
07

Hakan - Gözlerim yaşardı yakında bu akp anap gibi olursa şaşırmayın

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 21:54
06

Turgut İslam - EEE NE DEMİŞLER.BU DÜNYA ETME BULMA DÜNYASI.EĞER YAZILANLAR DOĞRU İSE,ONUN SAYIN MAHMUT CİVELEĞİ REİSE KÖTÜLEMESİNİN ,ONU MİLLETVEKİLİ ADAYI SEÇTİRMEMESİNİN CEZASINI ÇEKECEKTİR MUTLAKA.NE DEMİŞLER ,BU DÜNYADA GÜNAHLARINI ÇEKMEDEN ÖTEKİ DÜNYAYA GİTMEK YOK.EEE GİYOTİN FİKRİ NE OLDU,SENİNDE BAŞINI REİS GİYOTİNE KOYMUŞ ANLAŞILAN.SEN YÜKÜNÜ TUTTUN.PARTİNİN İLK KURUCUSU ARASINDA OLDUĞUN GÜNLERİ,MAHMUT CİVELEĞİN DÜKKANINDA NELER KONUŞTUKLARINI ÇOK İYİ BİLİYORUM.EDEN BULUR......

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 21:01
05

Hasan Ağır - Bedavadan milletvekili olan henşericilikten başka hi. bir özelliği olmayan.Yıllardır kendini Kocaelinin sahibi sanan partiyi ona göre dizyn etmeye çLIŞan.Zaten geçen yazmıştık bende yorumda bulunup F.I yazmıştım.Bunların kilosu kaç.Koltuklarda otururken iyiydi.Dvutoğlu ülkeyi o sorun deyip bütün komşuları ile kavgalı yapan suriyelileri başımıza bela eden şaıs.Boşbakanlıktan alınınca sesin bile çıkmamıştı.Nihat ergünden lumlu olumsuz ses öçıkmıyor ama tahminim oda gidici.Vatandaşa çay ısmarlmayan zat sende bakanlık yaptın fayda sıfır.Seöçimlerdede sıfır alırsınız.Rantçılar düşünsünler.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 20:10
04

Cenk - Adetimdir evin ihityaçlarını pazardan ben alırım. Bazen pazarcı tezgâhlarında öyle elmalar, armutlar, şeftaliler olur ki, albenileri kişiyi tavlar ve onlardan birer-ikişer kilo alırsınız... Eve gelirsiniz şu güzel meyvelerin tadına bir bakayım dersiniz ! Alırsınız elinize meyve bıçağını o güzel görünümlü meyveyi kestiğinizde bir de bakarsınız ki içi çürük-çürümüş ! Oturup verdiğiniz paraya mı yanarsınız, yoksa kandırılmışlığınıza mı bilmem ama, bendeniz böyle olayları çok yaşadım ! Poltikada da böyle dışarıdan çok güzel politkacı veya dava adamı diye gördüklerinizden bazıları maalesef aynı bu dışarıdan çok güzel görünümlü içi çürük meyveler gibidir ! Vaka veya olay budur !

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 19:22
03

Vatandaş - öküz öldü ortaklık bitti. Fikri bu şehre ne katmışki, Sen sanayi bakanı ol , savunma bakanı ol, başbakan yardımcısı ol hiç bir şey yapma. eeeee ne demişler yediğin hurmalar birgün gelir tırmalar. Kardeşlerinin bu şehrin kaymağını yerken sesi çıkmıyordu. Çok iyi oldu umarım partiden ihraç edilir.

Yanıtla . 15Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 17:33
02

Bırak Bu Işleri - Ya fikri son sözü söyle ne ilk sözü söyle ne. Bağsmız girsin tek oy alamaz. Nasıl bakan yapıldı hiç anlamıyorum. Bu arada ne oldu milli araba işi fikri ışık diye sorarlar adama

Yanıtla . 14Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 16:43
11

Kandirali - @Bırak Bu Işleri 02 nolu yoruma cevabı: Soz verdigi Kandira Otoyolunuda sorarlar adama ?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 12:15
08

Oztayyıbcı - @Bırak Bu Işleri 02 nolu yoruma cevabı: dunyanın duzenı boyle makam olunca kul kole makam gıdınce yu kaka bundan lıderlerde ders alması laqzım ben hıc hayal kırıklıgı yasamadım boyle gelmıs boyle gıdıyorda bunun hasabını nmahser gunu nasıl verecekler

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 23:10
01

Ersoy Kandemir - Geçen yıla kadar Cumhurbaşkanını destekleyen biri olarak kendisini desteklememe kararı aldım en büyük sebebide yıllardır devlete ve millete faydası olduğuna inanmadığım birçok kişinin çevresini kuşattığına inandığım Cumhurbaşkanına yanlış bilgiler vererek kendisine hatalar yaptırttığı ve millete sıkıntı verdiklerine inancımdı.Yani bir taraftan Cumhurbaşkanını diğer taraftanda Türk milletine zarar verdiler.Ben Fikri Işık ve ekibini hiç sevmeyen biri olarak kendilerine “DEVLET BAŞTA kendilerinin bu durumun yıllardır farkında olmak yerine Cumhurbaşkanı dün kendisini eleştirene başkasının kayığına bindiğini tespitini ben Kocaeliye geldiğimin 2014 yılının daha birinci ayında yaptım,kendisine de durumu bildirir yazımı bundan taaa 2 yıl kadar önce yollamıştım,devlet için çalışan bir hekim olarak hem Fikri Işık adlı zata hemde kendisinin yanında duranlara bir kere daha DEVLETİN BAŞTA OLDUĞUNU gururla bildiririm.”Türkiye Cumhuriyetinin güçlü bir devlet olmasının en büyük sırrını kimi zaman bu ülkedeki en büyük makamlar bile anlayamamış olup bu ülkeye ihanet eden herkesin er geç hesap ödeyeceğini birkez daha hatırlatır ilimizdeki bazı gruplara şu mesajı vermek isterim,çok yakında bazıları ağır bedeller ödeyecektir!

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 16:21
14

İzmitli - @Ersoy Kandemir 01 nolu yoruma cevabı: Bu ülkeye en büyük ihaneti yapan RTE ve ailesidir kendinizi daha fazla kandırmayın yok çevresiymiş yok danışmanları kötüymüş falan.Hayır bizzat herkesi kendi ve ailesi bilerek seçiyor,herşeye kendi ve ailesi bilerek karar veriyor.RTE den habersiz memleket de kuş uçamaz.Ama hep o masum hep o suçsuz hep o kandırılıyor.YOK ÖYLE BİR DÜNYA.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ağustos 14:03

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?