VAR sistemi!

2018 Dünya Kupası futbol maçlarında ilk kez VAR sistemi yani video yardımcı hakem sistemi uygulandı.

Bizde de bu sistem 2018 ve 2019’ de oynanan ve oynanacak futbol maçlarında uygulanmaya konuldu.

Bu sistemde, amaç hakemlerin verdiği kararların daha adil olarak uygulanmasıdır. Orta hakem yanlış bir karar vermişse, var odasında bulunan iki hakemin görüşleri doğrultusunda orta hakem uyarılıyor, orta hakem bizzat kendisi pozisyonu inceleyerek, kesin kararını veriyor.

Güzel bir uygulama. Hakemin nihai kararına hiçbir futbolcu itiraz etmiyor veya edemiyor. Haksızlıklar bir nebze de olsa böylece giderilmiş oluyor.

Bir maçta orta hakemin beş kez var odasınca uyarıldığını, daha önce orta hakemce verilen üç golün sonradan iptal edildiğine tanık oldum. Demek ki orta hakemlerimiz ve yardımcıları kendilerini maça veremiyorlar. Bu da hata yapmalarına neden oluyor. Maçlarda hakem tarafından verilen penaltılar sonradan iptal ediliyor, verilmeyen penaltılar için penaltı kararları veriliyor.

Bu sistemin uygulanmasından önce futbol hakemlerimizin ne büyük hatalar, haksızlıklar yaptığı anlaşılıyor. Hakemlerin bilerek veya bilmeyerek verdikleri hatalı kararlar yüzünden küme düşen takımlarımız, futbol hayatı biten futbolcularımız olmuştur.

Futbolu video yardımcı hakem yöntemi ile çözdük de Yargıyı nasıl çözeceğiz. Yıllarca haksız yere cezaevlerinde yatan insanlar var. Aylardır suçunu bilmeden cezaevlerinde yatan insanlar var. Hakimlerimiz de insan. Onlar da hata yapabilirler. Ancak siyasi baskılar nedeniyle görevini kötüye kullanan yargıçlara ne demeli? İşlenen aynı nitelikli iki suça hakimin biri başka karar veriyor, bir diğeri başka bir karar.

Bugün vatandaşın yargıya olan güveni kalmamış. Yapılan araştırmalara göre halkın %78’i yargıya güvenmiyor. Son zamanlarda yargının verdiği kararlara baktığımız zaman halkın yargıya güvenmemekle ne kadar haklı olduğunu görebiliriz.

Acaba diyorum. Futbol maçlarında olduğu gibi yargıda da video yardımcı hakim sistemini mi kursak. Gerçi yargının verdiği karara bir üst mahkemede veya Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi gibi üst mahkemelere itiraz edebiliyorsunuz ama bazen siyasi baskılar nedeniyle sonuç değişmiyor.

En üst mahkeme olan Anayasa Mahkemesinin kararları bile tartışma konusu oluyor ve siyasi iktidar tarafından eleştirilerek verilen kararlara uyulmuyor.

Bu işin şakası! Elbette yargıda böyle bir sistem kurulamaz. Yargının tarafsızlığını kaybettiği ve üzerinde siyasi baskıyı hissettiği bir dönemde böyle bir şeytani fikir geldi aklıma.

İnsanların birbirlerine güvenlerinin kaybolduğu bir toplumda barıştan, özgürlükten, ilerlemekten söz edemeyiz. Toplumun her alanında kimse kimseye güvenmiyor. İnsanlar arasında güven yok olmuş. İnsanlar birbirlerine kuşku ile bakıyor. Bu kuşkuyu yenmeliyiz.

Bunu da hukukun evrensel kurallarının işletilmesi ile sağlayabiliriz. Yani tam demokrasi. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?