Siyasi etik…

Bir ülke düşünün ; vatandaşlarının çoğunluğu Müslüman, günde 5 vakit namaz kılınan, Allah’ın huzurunda durulan binlerce cami ve din görevlisi var.

Siyasi partiler var,demokratik seçimler yapılıyor.Ama siyasi ahlaksızlıkla mücadele ve siyasi etik’in sağlanması için  meclise kanun teklifi veriliyor.

Oysa ki ;kutsal dinimiz yalanı,hırsızlığı, ahlaksızlığı, liyakatsız adam atamalarını yasaklar.

Kanunlarımız da bu tür işleri yasaklar ve cezalandırır.Ama görünen o ki ,kimsenin her ikisini de dinlediği yok.

Bazı kişiler ele geçirdikleri makamları emanet görev saymayıp,babasının malı gibi görerek her türlü siyasi ahlaksızlıkları yapabiliyorlar.

**

Artık kültürümüz doğru kuralları uygulamak değil uygulamamak, çaktırmadan kanunun arkasından dolanarak haksız da olsa iş yapma anlayışına doğru evrildi. Kimse bu benim hakkım mı acaba, başkasının hakkını yemeyeyim, hakkım olmayan bir şeyi almayayım, makamları yakınlarım için değil halk için kullanayım demiyor. Böyle olunca da siyaset anlayışımız bozuluyor ve toplum siyasetle birlikte giderek yozlaşıyor.İnsanlarımızın her iki kuruma da inancı giderek zayıflıyor.

**

Burada sorunlardan bir tanesi yaşam tarzımızın giderek olumsuz biçimde değişmiş olmasıdır. İngiltere’de yazılı anayasa yok, ama demokrasi tıkır tıkır işler deniliyor.Çünkü orada insanlar demokrasi, adalet ve eşitliğin toplumu ayakta tutan temel değer olduğunu biliyorlar,onlarda kültürel bir yozlaşma olmamış.Önce esasında genetiğimizde bulunan bu örnek kültürü toplumumuzda daha da etkili biçimde geliştirmemiz lazım.Kanunlar olsa da olmasa da bizim adalet ve eşitlikten ayrılmamamız,hak etmediğimiz şeylere tevessül etmememiz,makamları yandaşlarımıza kullandırmamamız gerekir.

**

Diğeri ise siyasi etiğe aykırı davrananların bunu yapmasına olanak tanıyan yasal düzenlemelerin ayıklanması, cezai müeyyidelerin geliştirilmesi ve insanların siyesi etiği,eşitliğe,adalete aykırı davranmaları durumunda ciddi cezai yaptırımlara uğrayacağını bilmelerinin örnekler göstererek sağlanmasıdır.

**

Bir ay önce işle karışık 5 günlüğüne Berlin’ e gitmiştim. Beş günlük otobüs ve metro bileti almam gerektiğini ve öyle araçlara binebileceğimi söylediler. Bileti aldım ve beş gün boyunca araçlara bilet göstermeden bindim.Kimse bana bilet sormadı.Çünkü orada herkes kurallara uyuyor ve biletsiz araca binmiyordu.Sordum; hiç mi kontrol yok diye.Öğrendim ki ;zaman zaman yapılan kontrollerde biletsiz yakalananlar o kadar ağır ceza alıyor ki,kimse buna cesaret bile edemiyor.İşte bu uygulama toplumdaki siyasi kültürün de gelişmesine neden olan bir yasal uygulamadır.Vatandaşına güven,serbest bırak,ama kurallara uymayanları da ağır biçimde cezalandır ve toplumun erdemi gelişsin.Konu bu kadar basit.

**

Ne yazık ki ülkemiz artık bir siyasi ahlaksızlıkla mücadele ve siyasi etik yasasına ihtiyaç duyacak noktaya gelmiş durumda.

Zaman kaybetmeden, makamların kötüye kullanılmamasını, siyasi ahlaksızlıkların toplum tarafından bir sosyal baskı ile  cezalandırılmasını sağlayacak  kültürel gelişmeye ve ayrıca ağır cezalar gerektiren yasal düzenlemeye  acilen ihtiyaç var.

Tabii cezaların da ayırımsız uygulanmasına.

Siyasi etiğin olmadığı bir ülkede kaklında ve huzurdan bahsetmek mümkün olmaz.

Edebali  vasiyetinin son bölümünde “ Şu üç kişiye acı.cahiller arasındaki alime,zenginken fakir düşene,hatırlıyken itibarını kaybedene. Unutma ki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.” demişti,tabii ki anlayana…….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?