Burak Süleyman’ın kaptan olacağını 2 ay önceden biliyordum…

Sanayideyiz artık malum…

Yaklaşık 3 ay önce…

İşten çıkmışım, yeşil otobüsle kent merkezine yol alıyorum…

Akşam saatleri…

41 Burda önündeki kalabalık duraktan sporcu kıyafetleriyle genler biniyor arabaya…

Hemen anlıyorum…

Onlar Kocaelisporlu gençler…

Sohbete başlıyorum…

Onlara, yıllar önceki Kocaelispor anılarımı anlatırken sıkılıyorlar, ama ara sıra şaşırıp, ilgileniyorlar…

Bülent Uygun’un nasıl futbolcu olduğunu?..

Kocaelispor şampiyonluğunu nasıl engellediğini?..

Orhan Ak’ın Kocaelispor’daki yükselişini…

Saffet Sancaklı dönemlerini…

Mirko’yu, Ömer’i, Kuzman’ı…

Serdar Topraktepe…

Taner Gülleri…

Mustafa Denizli…

Daha nicelerini…

Eskiden takımı 24 saat nasıl izlediğimi söyledim…

Tesislerde yemek bulamayan futbolcular için, Hikmet Karaman’ın kendi parasıyla nasıl tavuk aldırıp yemek yaptırdığını…

Kol kırılır yen içinde kalır misali, dev tesislerimizde, sahanda yumurtayla maç yemeği yiyip, maça çıkılan günleri aktardım…

Güldüler…

Sonra da sorumu, yanıtvari şekilde açık ve net bir biçimde söyledim…

“Arkadaşlar, Burak Süleyman bu kulüpte kalır, kaptanlığı da alır” dedim…

Gülerek onaylar gibi baş salladılar…

O an her şeyi anladım…

Bu olay 2 ay önce yaşandı ve geçtiğimiz haftaki yazımda da, Murat Soner Başak, Hamza gibi bazı isimlerin gideceğini söyledim…

Gittiler…

Tecrübeyle sabittir…

Burak Süleyman da kaptan oldu…

Bazı gelişmeler vardır, gazeteci tecrübesiyle hissedersiniz…

Benimki de öyle işte…

Bunu bizzat birkaç yöneticinin yüzüne de söyledim…

Yalnız, ayrılış biçimi hiç yakışmadı…

Sorunlu oldu, oluyor ve olacak da…

Ama kol kırılıp, yen içinde kalacak ve takımın lig öncesi bir uyumsuzluk yaşamaması için susulacak gibi geliyor bana…

Yıllardır yapıldığı gibi…

90’lı yıllarda, Güvenç Kurtar takıma ilk geldiğinde Mahmut Aydın ve Ziya Doğan’ı gönderirken de aynı şeyler yaşanmıştı…

İki tecrübeli isim kazan kaldırmıştı…

Basın toplantıları, karşılıklı suçlamalar gırla gidiyordu…

Yine de o takım art arda efsane olan takımdı…

***

Teknik heyet açısından olaya yaklaşmak istemiyorum…

Olayın Engin Korukır ile ilgisi olmadığı söyleniyor…

Şimdi teknik heyeti sorgulamak da, lig öncesinde dengeleri değiştirir ve güven ile otorite ortamını bozar…

Hayatını riske atarak, kırık belle takımı sırtlayan ve bana göre en istikrarlı adam olan Murat Soner Başak, bu sene de oynar mıydı?..

Kadir Öge kalmalı mıydı?..

Hamza Mutlu son 20’lerde takımı sırtlanabilir miydi?..

Bu teknik konulara girmiyorum…

Çünkü yeni oyuncuları ve gençleri henüz izlemedim…

Kıyaslama yapamam…

Tempolu takımlar üreten Engin Korukır’ın takımında, tabii ki duran adamın oynama şansı yoktur…

Ama bu adamları da anlamak gerekiyor…

Kariyerleri beli bu insanların karşısında, külhanbeyi şekilde konuşmak kimsenin harcı değildir...

Kocaelisporluluğa yakışmaz…

Bunu bir kenara not ettim…

Karşılıklı konuşma, uzlaşma ve anlaşma denen bir şey vardır…

Eğer bunu bile beceremediysek, büyük bir sorun var demektir…

Bunun kalıcı hale gelmemesi için de önlem almak gerekir…

Takıma bir neşter vuruldu havası yoktur…

Herkes konuşmalı, eteğindeki taşları şimdi dökmelidir…

Lig başlamadan bu orta hazırlanmalıdır…

Aksi taktirde, yarın çok geç olabilir…

Herkes açıkça konuşmalı, derdini anlatmalıdır…

Bu takımın acemi yöneticilerle işi olmaz…

Acemi yöneticilerle şampiyonluk yaşanmaz…

Yönetim de birbirini desteklemeli, birbirine ön ayak olmalı ve birlik bütünlüğünü dışarıya da göstermelidir…

Aksi halde…

Unutun şampiyonluğu…

Balık baştan kokar...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Çenesuyu - doğru hakan abi sen bilirsin 2 ay önceden ne de olsa bu kulübü siz yönetiyorsunuz yönetim değil.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 09 Ağustos 10:26

Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?