Kurban'dan Kurbiyete

Yıllar evvel bir başka yazımda temas ettiğim üzere her ibadet insana bir takım değerleri kazandırmayı hedefleyen bir eğitim sürecidir aslında.

Yani ibadetlerin şekil şartlarının bile altında söz konusu değerlerin hayata geçirilebilmesi amacının yattığını söyleyebiliriz.

Siz bakmayın bizde uzun süredir ibadetlerle ilgili genel olarak şekle dayalı gündemlerin oluşturulmasına...

Bu dini ne kadar "derin" anlayıp anlayamadığımızla alakalı bir durum esasında...

Nitekim Cenab-ı Hak kurban ibadetiyle ilgili olarak onların kan ve etlerinin değil bizim  "takvamızın" kendisine ulaştığını vurgularken bu hususun da altını çiziyor kanaatindeyim.

Zira bu ibadet sadece hayvan kesmek demek değildir.

Bu ibadet öncelikle samimiyet demektir.

Samimiyettir çünkü dini sadece Allah'a has kılmaktır.

Hz. İbrahim'in örnek olduğu üzere, O'nun rızası için bu dünyada en çok değer verdiklerinizden vazgeçebilme iradesini göstermektir.

Bu ibadet merhamet demektir.

Merhamettir çünkü ibadet esnasında eziyet etmekten men eder.

İhtiyaç sahiplerine hassasiyet göstermenizi gerekli kılar.

Dolayısıyla empati kurmanızı teşvik eder.

Kurduğunuz empatiyle çevrenize daha duyarlı olmanıza zemin kurar.

Üstelik hem sosyal hem de fiziki çevrenizi yani tabiatı dikkate almanızın gerektiğini vurgular ki komşunuzu, dostlarınızı, ihtiyaç sahiplerini gözetmekten tutun çevreyi kirletmemeye kadar dikkat edilmesi gerekenler bunun en bariz örneğidir.

Bu ibadet paylaşmaktır.

Paylaşmaktır çünkü hem maddi varlığınızı hem de sevgi, merhamet, ilgi gibi duygusal güzelliklerinizi paylaşmanızı beraberinde getirir.

Ve neticede bu ibadet bir kurbiyettir.

Yani bu ibadet vesilesiyle hayata aktardığınız her bir değerle hem Allah'a yakınlaşmanızı hem de çevrenize sağlıklı bir bağ kurmanızı sağlar.

Takvanızı arttırır.

Dolayısıyla sorumluluk bilincinizi kuvvetlendirir.

En azından gereğince yerine getirildiğinde olması beklenen budur.

"Biz bu halin neresindeyiz?" derseniz "halimiz ortada" derim...

Ve eklemek isterim: Bayramımız kurbiyetimiz olsun...

Not: Bu ibadeti "can alma"dan hareketle vahşetle itham edenlere kısa bir ilave kabilinden belirtmek isterim ki:

Dağın taşın dahi Allah'ı tespih ettiğine inanan ve bu minvalde bilimin de ortaya koyduğu bazı hususlara binaen "canlı" mefhumunun bütün varlık alemini kapsayacak biçimde yeniden ele alınması gerektiğini düşünen bir kişi olarak, bu dünyadan beslenen herkesin bir şekilde "can aldığını" düşünüyorum ki size de bunun üzerinde düşünmenizi tavsiye ederim...

En azından tutarlı olmak istiyorsanız...

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?