TÜRK İŞÇİSİ modern köle mi?

Geçen günlerde Türk-İş ile Bakanlık arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi esnasında açık kalan mikrofondan sendikanın işçi haklarını savunmaktan çok, işçinin sesinin kısılmasına çalıştığı anlaşıldı.

En kutsal değer olarak kabul edilen işçinin emeği bir sarı sendika tarafından adeta pazarlandı.

Böyle emek hırsızlığı karşısında insan artık “çalışanlarımız birer modern kölemidir” diye düşünmeye başlıyor.

Zaten 12 Eylül 1980 darbesinden sonra çalışanlarımızın sendikal özgürlükleri ortadan kaldırılmıştı.

Aradan yaklaşık 40 yıl geçmesine rağmen bu konuda en küçük bir ilerleme yok, aksine gerileme var.

Böyle göstermelik toplu iş sözleşmeleri de bu acıklı durumu apaçık ortaya koyuyor.

Devrimci İşçi Sendikalarının (DİSK) Şubat 2019 tarihinde yayınlanan bir araştırması bu düşüncemizi doğrular mahiyette…

Bu araştırmaya göre ;

Türkiye’deki 16 milyon 525 bin çalışanımız halen her hangi bir sendikaya üye değil.

Kayıt dışı işçilerle birlikte ülkemizdeki sendikalaşma oranı sadece % 11.4’ ten ibaret.

Hatalı olmakla beraber bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi Bakanlığın verdiği resmi sendikalaşma oranı ise sadece % 13.9’ dur.

Bu işçilerin 15 milyon 122 bini, yani yüzde 93’ü toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında, sadece 1 milyon 132 bini yani % 7’ si toplu iş sözleşmesinden yararlanabiliyor.

Sendika üyesi işçiler de toplu iş sözleşmesiz: Ocak 2019 tarihli bakanlık verilerine göre 1 milyon 859 bin sendika üyesi olarak gözükse de bunların 727 bini (yüzde 39’u) toplu iş sözleşmesi kapsamında değildir, yani toplu iş sözleşmesinden faydalanamamaktadır.

Türkiye toplu iş sözleşmesi kapsamı ve sendikalaşma açısından OECD sonuncusu: AB ülkelerinde TİS kapsamı genellikle yüzde 50’nin üzerindedir.

 Toplu iş sözleşmesi kapsamı Avusturya’da yüzde 98,

Belçika’da yüzde 96,

Yunanistan ve İsveç’te yüzde 90’dır.

TİS kapsamının en düşük olduğu ülkeler yüzde 12,5 ile Meksika, yüzde 12 ile ABD, yüzde 11,8 ile Kore, yüzde 7,1 ile Litvanya ve yüzde 7 ile Türkiye’dir.

Ne güzel değil mi?

Devletin ucuz kredilerinden, ülkenin doğal kaynaklarından faydalan.

Kar ettiğinde çalışanının maaşını arttırma, zarar ediyorum diye istediğin zaman işçiyi özgürce işten at.

Göstermelik işe iade davaları ile işçiler idare etsin.

Zaten sendikalaşma yok ama var olan sendikalar da iktidara boyun eğsin.

Rusya bile hafta tatillerini ücret indirimi yapmadan üç güne çıkartırken, diğer ülkelerde esnek çalışma düzeni üretilirken ülkemizde işçiler sürünsün.

Onları işsizleri göstererek işsizlik korkusu ile baş başa bırak.

Sonra da çalışma barışından söz et.

**

Çalışma hayatı demokratikleşmedikçe, çalışanların hakları verilmedikçe, çalışma adaleti sağlanmadıkça, sarı sendikalarla yapılan göstermelik sözleşmelerle çalışma barışı sağlanamaz, üretim artmaz, kalkınma olmaz.

**

Görüyoruz ki; ülkemizde bırakın sendikasızları, sendikalıların bile elleri kolları bağlı durumda.

Bu böyle gitmez.

Çalışma hayatı yeniden adil biçimde düzenlenmeli, işçilerimiz modern köleler haline getirilmemelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?