Vahşi batıdan günümüze…

İnsan, doğanın bir parçasıdır.

İnsanın yaşamını sürdürebilmesi için sağlıklı nefes alabilmesi ve sağlıklı beslenebilmesi gerekir.

Bunun için “Doğa ile birlikte yaşama kültürünün” egemen olması gerekir.

İnsanın beslenmesi için vazgeçilmez olan TOPRAK insan eliyle üretilemez.

İstediğiniz kadar çok sayıda ağaç dikin, doğal olarak oluşan ORMANLARI oluşturamazsınız!

Orman, yalnızca ağaç değildir. Ormanda oluşan çeşitli bitkiler, mantarlar insanın beslenme kaynaklarıdır. Örneğin; halk dilinde “Çiçekli mancar” olarak bilinen, son derece besleyici doğal sebzeyi ancak orman koşullarında bulabilirsiniz.

Ormanlar, hayvan çeşitliliğinin de barınağıdır.

Kuşlar ve özellikle arılar olmasa doğal döllenme ile bitki üretimi mümkün mü?

Ormanlar “DOĞAL DENGEYİ” korur.

Bugün ülkemizde, hortumlar, seller ve yüksek sıcaklar ile mücadele ediyoruz. Doğal dengeyi bozarsanız, başınıza bu belalar sürekli gelecektir!

Peki, bu doğaya karşı vahşetin kaynağı nedir?

Amerika kıtasını “keşifler” adı altında ele geçirenler, öncelikle o kıtanın asıl sahipleri olan yerlileri yok ettiler.

Sonra, “altına hücum” başladı. Altın için doğal varlıklar yok edildi, insanlar öldürüldü.

Zamanla o kıtaya egemen olan Avrupa kökenli vahşiler, “işgal, kitlesel insan ve doğa cinayetleri” ile sözde bir yeni uygarlık kurdular.

Bu yeni uygarlığın ilk üretim ve zenginlik kaynağı KÖLE EMEĞİ oldu!

İnsanı da doğayı da sömürerek maddi zenginliklere ulaştılar.

Bu zenginliği ve dünyanın her yerinden “Amerikan Rüyası” ile bu ülkeye gelen bilim insanların emeklerini kullanarak bilimde, teknolojide ve özellikle SİLAH teknolojisinde büyük gelişmeler gösterdiler!

ABD’nin bir başka zenginleşme aracı, türlü bahanelerle çıkardığı SAVAŞLAR idi!

 İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonya’da patlattığı iki atom bombasıyla “DÜNYANIN EFENDİSİ” oldu! Bu olaydan sonra, ABD kaynaklı otomobiller, beyaz eşya, silah ve benzeri ürünler dünya pazarlarına egemen oldu.

Bu süreç, ABD kökenli dev şirketleri oluşturdu. Üstelik, kendi çıkarlarına uygun “TİCARET KURALLARI” nı tüm dünyaya dayattılar!

İMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü bu sömürü düzeninin araçları oldu!

ABD yönetimi, tekelleşen sermayenin, dev şirketlerin “Siyasal tetikçisi” oldu.

Gelişmekte olan ülkelere “kalkınmanıza katkı vereceğiz” diyerek, bu dev şirketler ve yerli ortaklarının insanı ve doğayı hiçe sayan sömürülerine yol açtılar.

Somut örnek, TÜRKİYE.

Kendilerine, siyasi iktidarın da onayladığı yerel bir şirket bularak, ülkemizde SİYANÜRLE altın arama imtiyazını elde eden bu şirketler, bugün ülkemizin dört bucağında ormanlarımızı, su kaynaklarımızı, verimli tarım alanlarımızı yok ediyorlar!

Oysa, Avrupa’da “siyanürle altın aranması” yasaktır!

Hele, orman ve su kaynaklarına yönelik herhangi bir tecavüze ne siyasi iktidarlar ne de o ülkenin sahibi olan vatandaşlar izin veremezler.

Böyle bir sömürüye boyun eğen siyasi iktidar, ilk seçimde halkın tokadı ile iktidardan indirilir!

Bugün, Vahşi Batı düzeni ülkemizde pervasızca at oynatıyor!

Ancak, daha da vahim olanı, siyasi iktidar bu “doğa ve insan sömürüsüne” onay veriyor!

Ormanlarımız, tatlı su kaynaklarımız, verimli tarım alanlarımız yok edilirse, insanca bir yaşam olanağımız da kalmayacak!

Doğaya sahip çıkma mücadelesi, hakların en kutsalı olan “YAŞAMA HAKKI” için verilen İNSANCA bir mücadeledir.

Yüce Yaradan’ın insanın insanca yaşaması için bahşettiği DOĞAYA sahip çıkmamak, Yaradan’a karşı en büyük ihanettir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?