Kayyım kararının altında ne var?

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevlerinden uzaklaştırılması haberi gündeme bomba gibi düştü. 31 Mart yerel seçimlerinden 5 ay geçmeden bu başkanların görevden alınmaları tartışmaları da beraberinde getirdi. Seçimle gelenler, seçimle gitmeli, madem sabıkalıydılar neden aday gösterilmelerine müsaade edildi şeklinde eleştiriler var…

Ancak, görevden alınan belediye başkanlarının işlediği kusur, yaptıkları yanlış konusunda kimse “bu iddialar yalan” demedi! Ya da diyemedi! İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, devletin görevini, siyasiler olarak vatandaşa karşı sorumluluklarını açıkça belirtti. Soylu bu çerçeveden olaya bakarak, neden görevden alındıklarını belgeleriyle birlikte ortaya koydu. “Dünyanın hiçbir ülkesi, bu tür teröre prim veren, devlete meydan okuyan kişi ya da kişileri bu koltuklarda bir saniye bile tutmaz! Seçimle giden seçimle gider elbette, ama her seçilen devlete meydana okursa, Türk Bayrağını hazmedemezse, teröre açıkça destek verirse işte o zaman devlet de kendini korur. Bunun için ne gerekiyorsa yapar.”

Benim burada esas dikkat çekmek istediğim Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül gibi başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış isimlerin yorumları… Ekonomideki eleştirileri anlarım, liyakat-ehliyet gibi parti politikalarını eleştirebilirsin, hukuktan emniyete, eğitimden sağlığa kadar her konuda eleştiri yapabilirsin ama bu  konuda hükümetin karşısında olursan kusura bakma ama sizi kimse ne dinler ne de  anlar. Dımdızlak ortada kalıverirsiniz! HDP bu konuda eleştiri yapabilir, destekçisi CHP de yapabilir, onları bir şekilde anlıyorum da, size ne oluyor? “Madem suçluydular niçin aday gösterildiler” diyerek demokrat filan olduğunuzu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Böyle demokrat filan olunmaz. Ak Parti’den kopabilirsiniz ama sırf muhalefet yapacağım diye muhalefetin ve sözde demokratların kuyruğuna niçin takılıyorsunuz? Görevden alınan isimlerin yedikleri haltları bilmiyor musunuz? Üstelik bu adamlar, seçildikten sonra bu suçları işliyorlar. Nasıl bunu görmezlikten gelirsiniz? Adaylık esnasında suçlulardı da kimse görmezden filan gelmedi yani. Bazı noktalarda esnek davranılmıştır orası ayrı. Devletin şevkatli yüzü bir şans vermiş olabilir. Onu da bilemiyorum. Ancak bilinen bir şey var ki bu belediyeler boğazına kadar teröre batmış. Demokrasinin tanımı seçimle gelen seçimle gider. Doğru ancak hiçbir demokrasi de, kimseye "Teröre destek olmak, demokrasiye kurşun sıkmak" özgürlüğünü vermez.

Gelelim bu belediye başkanlarının niçin görevden uzaklaştırıldıklarına…

- Kayyumun PKK bağlantıları nedeniyle iş akitlerini feshettiği 248 kişi yeniden işe alındı.

- PKK elebaşlarından Muzaffer Ayata’nın yakınını “başkan danışmanı”, Sabri Ok’un yeğeni Selda Baran'ı da “Kadın ve Aile Daire Başkanı” olarak atandı.

- Şehit yakınları işten çıkartıldı.

- Belediye iştirakı olan birçok şirketin yönetimine PKK bağlantılı kişiler getirildi.

- 313 Hak-İş üyesi işçiyi HDP'li olmadıkları gerekçesiyle işten çıkarıldı.

- Sahabe ismi olan caddenin adı değiştirilerek, terör suçlusu bir şahsın adı verildi.

- 4 cami için yıkım kararı alınarak çatışma planı oluşturuldu.

- Terör eyleminin yıldönümüne katılarak teröre açık destek verildi.

- Terörist mezarları ziyaret edildi, terör mezarlığına yardım edildi.

- Teröristlere özel sağlık hizmeti verildi.

Bunun gibi liste uzayıp gidiyor. Hepsi belgeli, hepsi devletin arşivlerinde saklı. Üstelik bunlar buzdağının görünen yüzü. Bir de diğer yüzü var ki onu devlet yetkilileri özellikle açıklamıyor. Şimdi soruyorum, halen daha demokrasi, seçim gibi safsatalarla bu olayı itibarsızlaştırmak isteyen var mı? Mesele AK Parti ya da MHP’nin meselesi değil! AK Parti’yi eleştirebilirsiniz, yerden yere de vurabilirsiniz ama bu olayda her şeyi bir kenara bırakarak başta Süleyman Soylu olmak üzere yetkililere teşekkür edilmesi gerekiyor. Binlerce yıllık devlet geleneğimizde, devletin sinir suçlarına dokunan her kim olursa olsun gereken cevabı almıştır. Bugün de benzer bir durum yaşanıyor. Hatta bundan sonra FETÖ ile nasıl mücadele edildiyse, PKK ile de aynı şekilde mücadele edilmeli. Yani devletin içerisinde memurundan bürokratına kadar PKK ile irtibatlı ve iltisaklı kim varsa ayıklanmalı. Bir takım sözde demokratlar ve muhalefetin aksine toplumun büyük bir kısmı bu konuda başta Süleyman Soylu olmak üzere hükümete destek veriyor. Terör belasından kurtulmak için bu adımlar kararlılıkla atılmaya devam etmeli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Erol Demirbek - kayyım işleri iktidarın, suriyede kötüye gidişi ve davutoğlunun açıklamalarının gözden kaçması için bulduğu bir GÜNDEM DEĞİŞTİRME yöntemİ olabilir diye düşünüyorum .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 18:41

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?