Otobüse sarılan kız ve diyanet

İki gün önce Zafer Bayramımız kutladık. Çok uzun yıllardır devletten uzak, halkın kendi başına kutladığı Milli Bayramlarımız bu sefer yerel yönetimler tarafından yapılan dev organizasyonlarla kutlandı ve fiilen millet devletle kucaklaştı. Çok uzun yıllar sağ partilerin sıklıkla kullandıkları bir jargon olan bu “kucaklaşma” benzetmesi; bugün ülkemizin geldiği noktada çok daha farklı bir anlam taşıyor.

Ekrem İmamoğlu’nun ikinci seçimleri büyük farkla kazandığı seçim akşamında sokaklarda büyük coşkuyla kutlamalar vardı. Ancak bir görüntü var ki o günden beri aklımdan çıkmıyor. Genç bir kızın kutlamalar esnasında trafik durmuşken gidip bir belediye otobüsünün önüne geçmesi ve otobüsü kucaklar gibi kollarını açarak sarılması. Medyamız bu kareye gerektiğince değer vermedi ancak sayfalarca yazsanız anlatamayacağınız şeyleri tek bir görüntü özetliyordu.

Yıllarca kutuplaştırıcı siyasetin, yaşam tarzına yönelik mahalle ve medya baskılarının muhatabı olan ve hayatı boyunca başka bir parti iktidarı görmemiş ya da çok küçük yaşlarda olduğu için o dönemi hatırlamayan bir gencin, içinden gelen doğal bir refleksle devletle kucaklaşmasının fotoğrafıydı. Zaten İmamoğlu’nun kazandığı ilk seçimler akşamında Twitter’da kendisini destekleyen ve hayatları boyunca İstanbul’da başka bir parti iktidarı görmemiş gençlerin öyle eğlenceli twitleri vardı ki hala daha aklıma geldikçe gülüyorum.

“Arkadaşlar belediye otobüslerini temizlemek için yarın herkes çamaşır suyu getirsin”

“Duraklardaki bozuk bankları tamir etmek için yıldız tornavidam eksik birisi versin”

“Artık işe toplu taşımayla gideceğim, belediyemize bir katkımız olsun”

AYNI GEMİ

Ülkemiz son dönemde oldukça zorlu bir dönemeçte. Bölgesel sıkıntılar ve uzun yıllardır süregelmiş yanlış dış politika tercihleri sebebiyle hemen her konuda köşeye sıkışmış ve birbirine her konuda düşmanlık eden büyük güçlerin arka plandaki ittifakı karşısında hareket kabiliyeti kısıtlanmış bir durumdayız. Bunun üzerine bir de ekonomik bunalımı ekleyince, bir çıkış bulmak çok da kolay görünmüyor. Bu süreci ağır yaralar almadan atlatabilme şansımız giderek azalıyor. Tek umut, tüm milletin aynı gemide olduğu gerçeğinin ülkeyi yönetenler, yönetmeye talip olanlar, bürokratlar, iş dünyası, sıradan vatandaş tarafından idrak edilmesi ve acilen dünyayla barışık milli politikalar inşa edilmesi.

Ancak bu denli zorlu bir dönemden geçtiğimiz şu süreçte yapılan bazı şeyler var ki, bırakın aynı gemide olma mantığını inşa etmeyi; insanları gemiden atmak istercesine anlamsız bir hasmane tutum hala daha inatla sürdürülüyor.

30 Ağustos Cuma günüydü. O gün tüm camilerde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imamlara gönderilen hutbede 30 Ağustos 1922’deki düşmanı ülkemizden attığımız zaferden söz ediliyor ancak her zaman olduğuna alıştığımız şekilde diyanetin hutbesinde bu zaferin komutanı olan Mustafa Kemal Atatürk yer almıyor.

Buna tepki gösteren bazı vatandaşların seslerini yükseltmeleri ve camiyi terk etmeleri üzerine Ankara’da bir camide orta çapta bir arbede yaşandı. İbadet için gidilen mekanda neredeyse millet birbirine girecekti. İnsanlar aklı selimle araya girdiler, imam çok da matah olmasa da toparlayıcı bir konuşma yaptı. Ancak toplumun ne kadar istim üzerinde olduğunu ve Diyanet’in de adeta yangına körükle gidercesine bir cehaletle davrandığını bu olaya bakıp herkes idrak etmeli.

Diyanet İşleri Başkanlığının 2019 yılı için tanımlanmış resmi bütçesi 10,5 Milyar TL. Yani 10 buçuk katrilyon. Bir de eski parayla karşılığını rakamla yazalım 10.500.000.000.000

Kaba bir hesap da yapalım ki rakamlar büyüyünce idrak etmek çok zor olduğu için paranın miktarı daha da netleşsin. 80 milyonluk nüfusumuza bu parayı böldüğünüz zaman kişi başına 131 bin 250 TL düşüyor. Yani devlet bu kuruma, vatandaşa hizmet etsin diye; kişi başı 131 bin lira para ödemiş. Üstelik bu bütçenin yıl sonuna kadar yetmeyeceği de açıklandı ve ek bütçe istendi. Üstelik vakıflar, hac ve umre organizasyonları gibi bir sürü diğer gelirler de bu bütçeye dahil değil.

DİYANET’İN ASLINI İNKARI

Peki Diyanet İşleri Başkanlığı kişi başı 131 bin lira para alıp, bu millete ne verdi? 30 Ağustos’un yıldönümünde Mustafa Kemal Atatürk’ü anmadı. Yaptığı hizmet bu. Ben şahsım adına, benim vergilerimden giden parayı bu kuruma helal etmiyorum. Bu kafayla gittikleri müddetçe günün birinde helal edeceğimi de sanmıyorum. Zaten İslam felsefesi gereğince maaşlı bir imamın olduğu mekanda namaz kılınıp kılınmayacağı bile şüpheliyken; yaptıranı belli olan ve bunun arkasında bir riya olup olmadığını bilemediğimiz camilerin gerçek manada birer ibadethane olup olmadığı bile esasen bir tartışma konusuyken; Diyanetin bugünkü tavır ve tutumları gerçekten hiçbir şekilde hayırlı bir dua almayı hak etmiyor.

Bu kurum 3 Mart 1924 tarihinde, yani savaştan çıkalı ve barış yapalı daha iki sene bile olmamışken Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu.Osmanlı’nın son dönem çöküşünde çok büyük bir payı olan tarikatların ve cemaatlerin milleti zehirlememesi için hepsinin kapatılması gerekliliği dolayısıyla; milletin dini yaşamı için bir kılavuz kuruma ihtiyacı olduğunu bildiği için bu kurumu inşa etti. Kurumun ilk başkanı olarak da daha sonra Börekçi soyadını alacak olan Börekçizade Rıfat adlı bir hocayı getirdi. Bu hoca öyle bir hocaydı ki İslam’ın sözde halifesi Vahdettin denen hain İngilizlerle iş tutarak milli mücadeleye kalkışan vatan kahramanlarını “dinsiz” ilan ederken; verdiği hutbelerle milletimizin milli mücadeleye yönelik zihnini açmış abide bir şahsiyetti. Bir sürü hain hoca İngilizlerle ve Yunanlılarla iş tutarken, Börekçizade Rıfat gibi gerçek din adamları milletimizin yok olmasının önünde bir dağ gibi duran Mustafa Kemal’in arkasında korkusuzca yer aldılar.

Osmanlı’nın son yıllarında Ankara Müftülüğü de yapan Börekçi, Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin de kurucusu ve başkanıdır. Milli mücadeleyi ülke genelinde örgütleyen ilk komitacılardandır. Milli bağımsızlıktan yana verdiği hutbeler bugün din derslerinde ilk eser olarak okutulmalıdır. İlerleyen yıllarda kendisinin Diyanet İşleri Başkanlığı döneminde Kur’an-ı Kerim ilk kez Türkçeye Elmalılı Hamdi Yazır tarafından çevrilmiş ve insanın Allah’la arasına giren, İslam’ı kendi çıkarları için Hıristiyanlaştıran aracı takımını, ruhban takımını devreden çıkartmıştır.

BU BELADAN NASIL KURTULACAĞIZ

Bugün ülkemiz gerçekten ciddi bir açmazın içerisinde. Bir tarafta kimisi elli, kimisi yirmi senedir devletten dışlanmış kitleler yeniden varlıklarını güvencesi olan, vatanlarının koruyucusu olan devletlerine sarılmak istiyor; ancak öte yandan daha önce benzer şekilde dışlanmış gruplar hiç dünü hatırlamadan, bu acının ne demek olduğunu sanki bilmezmişçesine bir tutum içinde davranıyorlar.

Bu işin çözümü eğer hepimiz aklımıza başımıza almazsak büyük bir milli felaket yaşadıktan sonra “biz nelerle uğraşmışız bu hale düşene kadar” diye hayıflanırken, iş işten çoktan geçtikten sonra akıllanmak olmamalı. Tarihten ders almak işte bu sebeple gerekli.

Osmanlı’nın son iki yüz senesine bir bakın; koca imparatorluktan ve ağzına kadar dolu bir hazineden geriye bir avuç yurt ve boyumuzu aşan borçlar kalmış can çekişir nasıl gelmişiz gözlerinizle görün. Ve iyice anladıktan sonra çocuklarınıza anlatın. Onlara Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatın. Bugün ona düşmanlık edenleri, ondan geçinenleri, onu yok sayanları iyi tanıtın.

Bunu yaparsanız, onlar yarının dünyasında bizim bugün yaşadığımız sorunları yaşamaz, dertleri çekmezler. Birbirinin kılık kıyafetine karışanların insan olmadığını, beynini boş süslü laflarla doldurup bu lakırdıları şakıyan uyanıklara kiraya vermemeleri gerektiğini, ülkelerini sevmelerini, ahde vefa sahibi olmalarını, çalışmayı, üretmeyi, okumayı, bilmekten mutlu olmayı, meraktan heyecan duymayı öğretin. Vatanseverliğin, o vatana bir şeyler vermenin ve güzel bir ülkede iyi bir yönetimde yaşamanın insanın yaşayacağı en büyük tatmin olduğunu öğretin. Bunları yaparsak, gerisi çorap söküğü gibi kendiliğinden gelir zaten. Diyanetin vefasızları gibi içleri katran karası olacağına, otobüse sarılan o genç kız gibi ruhlarında çiçekler açan kuşlar öten insanlar olsunlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Cemal - Abi sacmalama akademisyen isen dunyanin butun ülkelerinde dine cok ciddi paralar ayrıldığını inananlarin kurumlari desteklediğini gorursun. Ulusal milli butunluk ici n caminin yeri tartisilmaz. Ahlak standardini, temizlik standardini, sosyal hayati toplumsal kurumlari ayakta tutan nedir. Gucsuzler aci cekenler icin teselli, hukuk ve vicdan icin kaynak nedir. Ataturk diyaneti neden kurdu. Amerikalilar dine ne kadar harciyor. Biz ne kadar harciyoruz. Hutbede ataturkun adina gelince , hutbelerde Allahin ve Peygamberin adi gecer. Diger din buyukleri ve mevki sahiplerinin adi gecmez. Ataturkun adini camiye sokmak zaten siyaset olur. Sunni islama gore insanlarin adini anmak ve onlari dusunmek hastaliktir

Bu da temel kaide . Siyaset camiye girmemeli.k

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 12 Eylül 19:58
01

Güney Kurnaz - hem doğru eleştiriler, hem güzel bir üslup teşekkürler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Eylül 10:15

ELEMAN ARANIYOR

YAFA İnşaat A.Ş. olarak İzmit projemizde değerlendirmek üzere; - Mobil Vinç, Greyder, Silindir, Beko-Loder ve - Lastikli Loder operatörleri, - Bet...

0533 382 15 64

KİRALIK OFİS

İzmit Belediye İşhanı 7. kat, eşyalı Deniz manzaralı, 28 m2 kiralık ofis

0 532 344 19 97

HİDROS GRUP BÜNYEMİZDE ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE ARKADAŞLAR ARIYORUZ

Yurtiçi Satış bölümüne; * Teknik okul veya Ön lisans mezunu * Askerlik vazifesini yerine getirmiş 28 yaşını geçmemiş * Ehliyetli ,araç kullanabil...

0262 335 63 66 /67/68/69

SEVKİYAT ŞOFÖRÜ ALINACAKTIR

- 20- 40 Yaş aralığında - İstanbul ilinde tüm semtleri bilen - B Sınıfı Sürücü ehliyetine ve SRC belgesine sahip - İzmit-Başiskele-Kullar çevresin...

0 262 349 50 81-83-84

SATILIK DUBLEKS DAİRE

- Lüks + lüks - Lebiderya manzaralı - 298 m2 dublex daire - 4 Oda, 2 Salon, 2 Teras - 2 Banyo, 2 Mutfak, kombili - Asansörlü ve otoparklı - T...

0545 200 04 04

ELEMAN ARANIYOR

- İş yerimizde - İmalatçı, mekanik bakımcı ve montaj yapacak, - 20 ila 45 yaş arası, - Askerliğini yapmış, - MYK belgeleri ve eğitim sertifikal...

0262 335 51 15 OLCAY ÇELİK YAPI VE MAKİNE İMALAT BAKIM ONARIM A.Ş.

ACİL ELEMAN ARANIYOR

İddAa bayiine ­­­- İzmit merkezde ikamet eden, ­­­- Haftada 4/5 gün ve ­­­- Saat 14:00-22/23:00 arasında çalışacak - Emekli bay eleman aranıyo...

SATILIK DUBLEX DAİRE

- Lüks + lüks - Lebiderya manzaralı - 298 m2 dublex daire - 4 Oda, 2 Salon, 2 Teras - 2 Banyo, 2 Mutfak, kombili - Asansörlü ve otoparklı - T...

0545 200 04 04

SAHİBİNDEN SATILIK DÜKKAN

Başiskele Sanayi Sitesi’nde dış cepheleriyle toplam 500 m2, iç cepheleri 195m2 kullanım alanı olan 2’li dükkan

0537 308 16 63 NİHAT BAKLACI

İKİZLER KURBANLIK

Büyükbaş ve küçükbaş kurbanlık satım ve kesimi yapılır. Büyükbaş hayvanda hisse verilir.

0533 214 85 04 İKİZLER KURBANLIK

Anket Fethiye Caddesi için hangi projeyi beğendiniz?