Reklamı Kapat

Evde en iyi şekilde domates salçasının yapılışı

Saygıdeğer Okuyucularım;

                Bu yazımda sizlerle evlerimizde en iyi bir şekilde domates salçasının nasıl yapılacağı ile ilgili bilgileri paylaşacağım.

                Domatesten yapılan salça, çoğumuzun pek sevdiği ve hoşlandığı bir üründür. Yemeklerimize güzel renk ve tat verir. Bunun için her yemeğimize girer; her yemekte kullanılır. Bu kadar önemli ve kullanma yeri geniş olan bir ürünün elbette en iyi bir şekilde yapılmış olması, ondan layıkıyla istifade edebilmemiz için şarttır. Domates, insan vücuduna yarayış bakımından sebzelerin şahıdır. Domates salçasının yapılışını çoğu aile bilir; kendi salçasını kendisi yaparsa temiz ve iç açıcı bir mahsul elde eder. Bu salça da seve seve yenilir. İmkanı olan her aileye kendi salçasını kendisinin aşağıdaki şekilde yapmasını tavsiye ederim.

                Domatesin bol ve ucuz olduğu zaman yapılan salçanın maliyeti de ucuz olur ve keseye uygun gelir. Salçaya elverişli domates çeşitleri; koyu kırmızı renkli, çekirdeği az ve eti fazla olanlardır. Susuz olarak yetiştirilen kır domateslerinin salça randımanı yüksek olur; çünkü kuru madde miktarları fazladır. Bundan dolayı da lezzetleri gayet iyidir. Salçaya işlenecek domatesler, çok olgun olmalıdır. Küflü olmamak şartı ile berelenmiş ve hafif ezik domatesler de salçaya işlenebilir.

Evde iyi domates salçasının yapılışı

                Salça yapmak için iyice olgun ve kırmızı domatesler satın alınır veya bahçeden toplanır. Bol su ile temizce yıkanır. Yıkama arasında çürük ve yeşil olanlar seçilerek ıskartaya ayrılır. Domatesleri küçük parçalar halinde kesip fıçıya veya derin kaplara koyarak aralarına ve üzerine ince tuz serperek domateslerin kendi kendine yumuşatılması usulü eskidir ve mahzurludur. Çünkü bu bekletme sırasında domateste bozulma başlar, köpürme ve hava kabarcıklarının çıktığı görülür. Bu ise domatesin şekerinin parçalandığının bir delilidir. Şekeri parçalanan ve kaybolan salçaların tadı, elbette iyi olmaz; bunun için bazı evlerde tatbik edilen bu usulü terk edip salçayı şu şekilde yapmak gerekir:

                Parçalanmış domatesler, hiç bekletilmeden temiz derince bir tencereye veya domates miktarı fazla ise büyük bir kazana konur. Kendi suyu ile hiç su ilave etmeden domatesler iyice yumuşayıncaya kadar kaynatılır. Kaynatma sırasında karıştırarak dip tutmamasına özen gösterilir. Haşlanıp yumuşayan domatesler, miktarı azsa ve kevgirlerinden geçirilir. Kevgirlerin delikleri bir milimetreden geniş olmamalıdır. Bu kevgirlerde ezme sırasında domatesin kabuk ve tohumları kevgirin içinde kalır. Şıraları ise aşağıda bulunan kaplara akar. Salça ise bu şıradan yapılır. İmalathanelerde domates şırasını çıkarmak için büyüklüklerine göre ezme makineleri kullanılır. Elde edilen domates şırası, geniş ve yayvan tepsilere veya emaye leğenlere dökülür. Sonra bütün gün güneş gören balkonlara veya bahçenin temiz bir yerine konulur. Şıraların konduğu yerin tozlu ve topraklı olmaması lazımdır. Tepsi veya leğenlerin üzerlerine siyah renkli tülbent örtülürse salça hem tozdan ve sineklerden korunmuş olur, hem de siyah renk güneş ısısını daha çok çektiği için şıranın suyu daha çabuk uçar ve koyulaşma süratle olur. Salçanın suyu uçup koyulaşma başlayınca tartılarak miktarına göre tuz ilave edilir. Tuz miktarı, yüzde beş veya on arasında değişir. Tuzu az olan salçaları açıkta dayandırmak mümkün değildir; çabuk küflenir ve bozulur. Az tuzlu yapılacak salçaları koyulaştıktan yani suyu iyice uçtuktan sonra kavanozlara koyup ağızlarını sıkıca kapatarak pastörize etmek suretiyle dayandırmak ve uzun zaman saklamak mümkün olur. Salçalar yüzde on tuzlu dahi yapılsa açık kaplarda gene küflenir; çünkü hava ile temas halindedir. Küflenmenin ve bozulmanın önüne  geçmek için kavanoz, teneke kutu ve fıçı gibi kaplara sıkıca konulan salçaların hava ile temasını kesmek amacıyla adı geçen kaplara salçanın üzerine bir parmak kalınlık teşkil edecek şekilde zeytin yağı koymalıdır. Zeytinyağı, küflenmeye mani olduğu gibi hava ile teması kestiği için oksitlenmeyi, dolayısıyla salçaların kararmasını önler. Güneşte iyice koyulaşmış ve tuzlanmış salçalar, kaplarına doldurulup üzerinezeytinyağı konulduktan sonra uzun müddet iyi bir şekilde saklanabilir ve kırmızı rengini muhafaza eder.

Salçanın suyu güneşe konmadan ateşte kaynatılarak koyulaştırılabilirse de bu şekilde yapılan salçalarda yanık kokusu olabileceği gibi renkleri de kararır. Diğer bir usul de domates şırasının sık dokulu amerikan bezi torbalarına koyup asmak veya bir ağırlık altında bastırarak süzdürmek ve koyulaştırmak mümkünse de bu durumda domates şırasının suda eriyen en önemli maddeleri ve c vitamini süzülüp ziyan olur. Geriye adeta kabuk ve tohumlardan ayrı bir posa kalır. Bunun lezzeti, suyu tepsilerde uçurulmuş olan salçalardan farklıdır ve gıda değeri düşüktür. Lezzeti ve gıda değeri iyi olan bir salçayı yukarıda anlatıldığı şekilde yapabilirsiniz. Yayvan tepsilere domates şırası fazla dökülmeden suyunun çabuk uçması sağlanır. Az tuzlu yapılan salçaları kavanoz veya kutulara koyup bir litrelik kavanozları kaynayan su içinde yüz derecede yirmi dakika pastörize etmek gerekir.

                Randıman: Susuz yetiştirilmiş domateslerin altı ile sekiz kilogramından, sulu yetiştirilen domateslerin ise on ile on iki kilogramından bir kilo salça alınır. Kavanozdan veya kutudan kullanılmaya başlayan salçaların küflenmemeleri için her zaman üzerlerini bir zeytinyağı tabakası ile örtmek gerekir. Kaşıkla salça alındıktan sonra kapların üst kısmı düzlenmeli ve salçanın daima yağ altında kalması sağlanmalıdır.

                Bir başka konu ve yazımda buluşmak üzere...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Tınaztepe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?