Limited şirketlerde kamu borçlarından kimin sorumlu olduğuna ilişkin içtihat kararı

Mahkeme kararları tartışılar, eleştirilir ama uyulması gereken kararlarıdır.

Ama bir konuda yüksek mahkemelerin farklı farklı kararlar vermesi vatandaşı önemli ölçüde şaşkına çevirmekte davranışlarını planlamada zaafa düşürmektedir.

**

Ayrıca mahkemelerin aynı olaya ilişkin farklı kararlar verilmesinin kamuya olan güveni de zedelediği açıktır. Bu durumun en tipik örneği Limited Şirketlerde kamu borçlarına karşılık ortakların sorumluluklarının belirlenmesi konusudur.

**

Bir mahkemenin görüşü, şirketten tahsil olanağı kalmayan kamu alacağının öncelikle kanuni temsilcisinin mal varlığından aranılması buna rağmen tahsil edilemediği takdirde, hisseleri ile sınırlı olmak üzere şirket ortaklarından ilgili dönemlerde dikkate alınarak takip yapılması gerekir denilmektedir. (Danıştay 9. Daire E 2009/1023, K 2012/2892)

**

Bir diğer mahkeme; 6183 sayılı yasada önce şirket tüzel kişiliğinden, sonra kanuni temsilciden aranması, tahsil edilemezse ortağa gidilmesi gerektiği gerekçesine dayanmakta ise de, anılan kanunda ortaklar ve kanuni temsilciler yönünden farklı takip usulleri düzenlenerek, aralarında takip yönünden bir sıralama yapılamadığından verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. (Danıştay 7. Dairesi E 2011/7163, K 2015/844)

Bu iki farklı bakış açısının çok sayıda örneği bulunmaktadır.

Temelde iki farklı görüşün, birincisinde önce şirket varlığı sonra kanuni temsilci eğer tahsil edilemezse ortaklardan hissesi oranında takip yapılmalıdır derken,

İkinci görüş böyle bir sıralamanın olamayacağı tüm ortaklardan hisseleri oranında ve dönemlerde dikkate alınarak takip yapılmalıdır, denilmektedir.

Bu farklı iki görüşün olması idareyi de vatandaşı da zor duruma soktuğundan içtihatları birleştirme kurulu 11.12.2018 tarih E. 2013/1, K. 2018/1 kararı ile sorunu netleştirmiştir.

**

Verilen kararın özeti şöyledir. “Limited Şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilmeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin 213 Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı kanunda, kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından, Limited Şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibi için, kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı” sonucuna varılmıştır.

**

Sonuç olarak Limited Şirket ortaklarının tamamı kendi dönemleri ile ilgili olmak koşulu ile takibe tabi tutulabilir. Tabi hisseleri oranında. Yani herhangi bir sıralama söz konusu olmamaktadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Gökmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?