Reklamı Kapat

Bir nesil yok oluyor

Bundan birkaç ay önce sanıyorum ocak ayının ilk haftasıydı, bir özel üniversitede Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi bir bayan araştırma görevlisini önce kurşunladı sonra da bıçak darbeleriyle öldürdü. Öğrencinin öldürme nedeni ise, araştırma görevlisinin kopya çekerken bu öğrencinin sınav kağıdını alması ve kopya işlemi yapmasıymış.

Yirmi beş yıl İzmit Ticaret Meslek Lisesinde görev yaptım. Dört yılın üzerinde de Meslek Yüksek Okullarında çalıştım. Dersimde kopya çeken öğrencileri önce bakışlarımla uyarırdım. Eğer öğrenci kopya çekmekten vazgeçerse, sorun yoktu. Kopyaya devam ediyorsa sınav kağıdını alır, kendisine dışarı çıkmasını veya sınıfta kimseyi rahatsız etmeden oturmasını söylerdim. Sınav kağıdını değerlendirirken de kağıdındaki bilgilere göre not verirdim. Yani sıfır vermezdim ve idareye bildirmezdim.

Bizim zamanımızda, bizden önce hatta şimdi bile devlet üniversitelerinde kopya nedeniyle öğrenci hoca arasında bir sorun yaşandığını duymadım. Eğer bu konuda bir olay olmuşsa Üniversite yönetimi hemen o öğrencinin okul ile ilişkisini keser.

Özel Üniversitelerde böyle durumlarda öğrenciye hiçbir ceza verilmiyor. Çünkü üniversite sahibi için bir öğrenci, bir öğrencidir. Olaya para anlamında bakıyorlar.

Türkiye’de her şey özelleştirildiği gibi eğitim de özelleştirildi. Şu anda ülke genelinde kaç tane üniversite var bilmiyorum. Biraz parası olan bir apartmanı özel üniversite olarak açıyor. Ne fiziki olarak ne de öğretmen kadrosuyla içi boş bir üniversite.

Devlet üniversitelerini kazanamayan ve parası olanlar da bu özel üniversitelere giderek hatta gitmeyerek üniversite diploması alıyorlar.

İşte böyle bir üniversitede öğrencisini kopya çekerken yakalayan bir bayan öğretim görevlisi bu öğrenci tarafından hunharca öldürülüyor.

Toplum giderek gerginleşiyor. Bu üniversitelerimize de yansıyor. Eğer siyasiler “Biz dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz.” derlerse sonuç bu olur. Hadi dindarı anladık da, kindar nesil yetiştirmek neyin nesi? Kindar yetişen gençlerin ne yapacaklarını bu olay sanıyorum bize anlatıyordur.

Bir nesil yok oluyor.

Bizler de oturmuş denizi seyreder gibi seyrediyoruz.

Bir ülkeyi yıkmanın en iyi yolu o ülkenin eğitim sitemini yok etmektir.

Bizde zaten sistem mistem kalmadı.

Sonumuz karanlık.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ersoy Kandemir - Psikolojik harp tekniklerinden bazılarının ülkemizde yaygınca uygulandığına inanıyorum.Toplumda kaos yaratmak toplum düzenini bozmak amaçtır;düşünemeyen toplum,depresyonda bireyler,umutsuz bireyler yaratmak için uğraşırlar,bir çeşit savunma duvarını delmek için kolaylaştırılmış zemin,refleksleri azalmış toplum hedeflenmektedir!En önemli kullnılan argümanlar GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ,akıl karıştırıcı oyunlar,medya dünyasının etkin kullanılarak ağrılıklı şiddet olaylarının gündemde tutulması;haberlerdeki filmlerdeki vs.,toplumu sürekli bu olaylarla muhatap edip duyarsızlaştırma oluşturmak,hemen hemen her yapımda silah,saldırı,toplumun bilinç altına mesaj yollama teknikleri,aynı noktalarda kazalara engel olmamak,toplumu sürekli kaza ve bela haberleriyle baskılamak vs çok değişik yöntemlerle maalesef bu yöntemleri kullanarak bazıları hedeflerine devam etmektedirler!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ekim 08:57

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?