Reklamı Kapat

40.yılında 12 Eylül anıları (3)

Moskova’dan uçurulan o kuş nerede?

Çare yoktu…

O haberdeki Ertuğrul Ünlüer fotoğrafı “mikrofonsuz” olacaktı.

Mikrofonlu fotoğraf “politikacıyı” çağrıştırıyordu, buna ihtilali yapanların tahammülü yoktu.

Okuldaki tören haberine ise “Türk bayraklı” bir fotoğraf bulunacaktı.

Bugün olsa, fotoğraftaki “mikrofonu” yok etmek veya fotoğrafa “bayrak” koymak çok kolay.

Bilgisayarda photoshop programıyla üç beş saniye…

Paşa’dan izin isteyip gazeteye döndüm.

Montajı yapılmış, kalıba çekilmiş, makineye bağlanmış sayfayı çıkardık, Paşa’nın istediği “mikrofon” ve “bayrak” değişikliğini yaptık.

İstersen yapma!

Tabii “mikrofonsuz Ertuğrul Ünlüer” fotoğrafı ve “bayraklı okul töreni” fotoğrafı buluncaya kadar da canımız çıktı.

Gazetenin basımı iki saat kadar gecikti.

Albay telefon açtı, “Bu haberi nasıl koyarsınız?” diye bağırıyordu

Yine “sansür” günleri…

Bir akşam, gazete kontrolden gelmiş, basılıp dağıtılmış, Kolordu’ya da gönderilmişti.

Günün yorgunluğu içinde arkadaşlarla sohbet ediyorduk.

Kolordu’dan telefon…

Arayan, ismini anımsayamadığım bir albay.

Öfkeli…

“Bu haberi nasıl koyarsınız? Kimse bakmadı mı bu habere?” diye bağırıyordu.

Gazetedeki hangi haberin albayı kızdırdığını anladım.

Öfkelendiği, 4 ölümlü bir zehirlenme haberiydi.

Diliskelesi’nde bir boya fabrikasından sızan zehirli maddeler, yakındaki su kaynağına karışıyor ve çeşmeden su içen 4 çocuk ölüyor…

Bu haber gazetemizin birinci sayfasındaydı, kontrol sırasında Paşa’nın da dikkatini çekmişti, ama kendisini ikna etmiş bu şekliyle basılma iznini almıştım.

Albay telefonda hâlâ “Kim? Kim?” diye bağırıyordu.

“Gazete kontrol edildi, Paşa kontrol etti” diye cevap verdim.

Albayda “tıs” yok!

Sesini yumuşattı, “İyi öyleyse” deyip, telefonu kapattı.

Albay, Moskova’dan uçurulan kuş peşinde

Yine aynı albay…

Bir gün gazeteye yanında bir teğmen hışımla girdi.

Elinde bizim gazete “Bu kuş nerede?” diye bağırmaya başladı.

“Ne kuşu albayım?”

“Moskova’dan uçurulan kuş… İşte gazeteye basmışsınız…”

Arkadaşlar birbirimizin yüzüne baktık.

Albayın o hiddeti karşısında irkildik.

“Haa, şu üçüncü sayfada yayınlanan haberdeki kuş mu?”

“Evet, o kuş. O kuş çok önemli. Ruslar son zamanlarda kuşları istihbarat amaçlı kullanmaya başladılar…”

Arkadaşlarla bir kez daha göz göze geldik.

İşin komikliği karşısında güleceğiz, gülemiyoruz.

Haberde fotoğrafı görünen, bir göçmen kuşu…

Göç yollarını belirlemek için ayağına plaka takılmış Moskova’dan uçurulmuş.

Bildiğimiz göçmen kuşu, oldu “casus kuş”!

Haber Derince’den gönderilmişti.

Ayağındaki küçük plakada “Moskova”, bir de “uçurulduğu tarih” yazıyordu.

Derinceli avcılar tarafından vurulan kuşu, muhabir arkadaşımın da haber yapmıştı.

O yıllarda sıkça rastlanan sıradan bir olay!

Albayı sakinleştirmek için çay ikram ettik, kuşun bizimle ilgisi olmadığını, sadece haber yaptığımızı, geriye gidersek benzer onlarca kuşun yakalandığını ve bizim bunları her defasında haber yaptığımızı anlatmaya çalıştık.

Albay, bir türlü ikna olmuyordu…

Durup durup “O kuşu bulmamız şart” diye söyleniyordu.

Baktık olacak gibi değil, haberi yapan muhabiri yanlarına verdik, albay ve teğmeni Derince’ye “casus kuş” peşine gönderdik.

YARIN: Vali Hikmet GÜLSEN toplantı sonrası neden ağladı?

12 EYLÜL DÖNEMİNDE GAZETEMİZDE YAYINLANAN BAZI HABER KÜPÜRLERİ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?