40.yılında 12 Eylül anıları (4)

Vali Hikmet Gülsen toplantı sonrası neden ağladı?

12 Eylül sonrası, sıkıyönetimin bölgedeki şeması şöyleydi.

15.Kolordu Komutanı Korgeneral Turhan Sökmen, Kocaeli’nin sıkıyönetim komutanı idi.

Donanma Komutanı Oramiral Nejat Serim ise tüm bölgenin Kocaeli, Bursa, Sakarya, Bolu, Zonguldak ve Bilecik illerinin…

İhtilalde Kocaeli Valisi, Kemal Kayacan’dı.

İhtilalden hemen sonra alındı, yerine Fahri Görgülü getirildi.

Fahri Bey de 4 ay sonra Kocaeli Valiliği’nden Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atandı.

Hızlı bir değişim!

Fahri Görgülü’den sonra valilik koltuğuna oturan ise Hikmet Gülsen’di.

Hikmet Bey; sessiz, duygulu, kibar, insan ilişkilerinde mesafeli bir valiydi.

Gölcük Donanma Bölge Sıkıyönetim Komutanlığı’nda, her hafta “bölge koordinasyon toplantıları” yapılırdı.

Toplantıya bölgedeki illerin valileri, emniyet müdürleri, jandarma komutanları ve MİT başkanları katılırdı.

Böyle bir toplantı sonrasıydı.

Vali Hikmet Gülsen’in arabası gazete binasının önünde durdu.

O zamanlar gazete Feridun Özbay Caddesi’ndeydi.

Geleceği haber verilmemişti.

Şaşırdık.

Arkadaşlarla yerimizden fırlayıp karşıladık, içeriye buyur ettik.

Canı çok sıkkındı.

Yüzünden düşen bin parçaydı.

Ne olmuştu, neden bu haldeydi?

Dündar Çiğit, Cevat Çetin ve ben odada yalnızdık.

Kahve yaptırdık.

Ağzını bıçak açmıyordu.

Çok önemli bir şey olmuştu ve Vali Bey şoktaydı.

Ağzından ilk çıkan cümle “Artık dayanamıyorum” oldu.

Birbirimizin yüzüne baktık, Vali Bey’in “dayanamadığı” neydi?

O dakikaya kadar biz de bilmiyorduk, öğrendik.

“Kendimi aşağılanmış hissediyorum…”

Hikmet Gülsen, “dayanamadığı o davranışları” şöyle anlattı:

“Haftalık toplantıya gittiğimizde bizi bir salona alıyorlar. Bölgedeki illerin valileri, emniyet müdürleri, jandarma komutanları, MİT başkanları, diğer görevliler… 25-30 kişi… Salonun kapısında bir subay beliriyor, “Dikkatttt” diyerek tekmil veriyor. Hepimiz ayağa kalkıyoruz. Donanma Komutanı içeri giriyor ve toplantı başlıyor. Ben kahroluyorum. Sanırım benim gibi diğer arkadaşlar da… Kendimizi aşağılanmış hissediyoruz…”

Vali Hikmet Gülsen, bu son cümleden sonra kendini bırakıverdi.

Gözünden yaşlar süzülüyordu.

Biraz sakinleştikten sonra “Aramızda kalsın, başıma dert almak istemiyorum” deyip izin istedi.

Devletin valisinin çaresizliği, düştüğü durum, hiç gözümün önünden gitmiyor.

Basına sansür devam ediyordu, gazetemiz hariç

Aradan aylar geçmişti, ama basına sansür bütün katılığıyla devam ediyordu.

Kolordu karargâhı, adeta ikinci adresim olmuştu.

Gerek haber toplamak, gerekse de gazeteyi kontrol ettirmek için her gün bir iki saatim subaylarla geçiyordu.

Kolordu Komutanı Turhan Sökmen Paşa ile de ister istemez haftanın bir iki günü görüşüyorduk.

Yemeğe davet ettiği bir akşam, “Paşam, izin verirseniz ben artık gazeteyi kontrole getirmeyeyim” dedim.

“Nasıl yani?” diye çıkıştı.

“Neyi yazıp neyi yazmayacağımızı öğrendik. Bakın uzun zamandır çizik yemiyoruz” şeklinde cevap verdim.

Paşa, rakısından bir yudum aldı, hiç beklemediğim şu cevabı verdi:

“Tamam… Getirme! Ama bir gün Gölcük’ten, İstanbul’dan veya Ankara’dan biri arar, Turhan Paşa Kocaeli Gazetesi’ndeki şu haberi görmedin mi, diye sorarsa, canına okurum… Külahları değişiriz…”

O gün “kimsenin haberi olmaması” kaydıyla gazetemizden “kontrol” kalkmıştı.

YARIN: Kenan Evren ve arkadaşlarına “Koca kafa” diyen amiral kim?

12 EYLÜL DÖNEMİNDE GAZETEMİZDE YAYINLANAN BAZI HABER KÜPÜRLERİ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?