Reklamı Kapat

Yoğun bakım ünitesi sorunu

Sülalemizin bir kolu 30-40 yıl önce yerleştikleri Avustralya'nın Melbourne şehrinde yaşamaktadırlar. Yeğenimin annesi olan amcamın kızı beş sene kadar önce yaşlılık yıllarını geçirmek üzere Maşukiye'deki evine dönmüştü. Biray kadar önce oğlu annesini ziyaret için geldi. İzninin bitmesine birkaç gün kala kullandığı araç yol kenarına çekilmiş, kapısı açık bir şekilde bulunmuştu. Aracın içinde onu baygın halde görenler ambulans çağırıp hastaneye naklini sağlamışlar. Kim olduklarını bilmiyoruz, onlara minnettarız. Ancak İzmit'te her zaman bir yoğun bakım ünitesi sorunu vardır, yani yer bulamazsınız. Saatler geçiyor Darıca'da yer bulunuyor ve oraya sevk ediliyor. Teşhis beyin damarı tıkanması ve sağ tarafta hareketsizlik. Orada iyi bakılıyor, hayatı kurtuluyor ve zamanla daha da düzeleceğini umuyoruz. Müdahale eden Doktor Hanıma müteşekkiriz. Yoğun bakımdan çıktıktan sonra Üniversite Hastanesine nakledildi. Burada tedavisine devam edildi. Hastamız önceden gelen iki hemşirenin hazırlaması sonrasında dün Melbourne'den gelen hastane uçakla evine doğru yola çıktı. Bu vesile ile insana verilen değerin ne olduğunu da iyice anladık.

Bundan yirmi yıldan fazla bir zaman önce Derince SSK Hastanesi Başhekimi beni ziyarete geldi ve ''Ağır durumdaki hastalar geliyor yoğun bakımda yer yok ölenler oluyor, ağır ameliyatlardan çıkanlara yer yok, aynı üzücü sonuçlar doğabiliyor'' dedi. Ben hemen oraya üç ünite yoğun bakım servisi yaptırdım. Daha öncesinde de Yargıtay Üyesi yakın arkadaşım Devlet Hastanesinde tedavi altında idi. Oranın eksiklerini tamamlattırıp bakımını yaptırdım. Gün geldi kız kardeşim beyin kanaması geçirdi, damadı da doktor, ona rağmen yoğun bakım da yer bulamadık. Yalova'ya sevk edildi, orada tek kız kardeşimi kaybettim.

Şimdi zamanı geldi tekrar söylüyorum. Hani geçen günkü makalemde de yazmıştım. Kocaeli'deki sanayiciler sabah gişelerden girerler akşam aynı yerden çıkar giderler (Üç dört sanayicimiz alınmasın biz onları iyi biliyoruz.) Zamanı geldi hadi buyurun, çok pahalı değil yaptırın birkaç yoğun bakım ünitesi hastalar ölmesin sizde sevap kazanın.

Üniversitemizin başlangıç yılları idi. Tıp fakültesi yeni yeni toparlanıyordu. Bizim lojmanlarda kalan genç bir doçent bana geldi ve ben kalp ameliyatı yapacağım, yeterli donanımımız yok, insanlar İstanbul'da sıra beklerken telef oluyorlar, onları kurtarmış oluruz,  bana ucuzundan bunları alırsanız hemen başlarız dedi. Babasını tanıyordum, ben Kızıltepe Hakimi iken o Nusaybin Kaymakamı idi. On yaşlarında ki şimdi kalp damar cerrahı olan bu oğlunu da bazen yanında getirirdi. O zamanlar by-pass ameliyatları bir-iki yerde yapılabiliyordu. Ben doktorumuzun sözlerine inandım. Japon malı bir kalp akciğer aleti aldım, hediye ettim. Zannederim 120.000 dolar fiyatı vardı. Bizim 87 milyon dolar kar ettiğimiz düşünülürse miktarın önemli olmadığı anlaşılır. Neyse sene ortası gibi doktorlarımız çalışmayta başladı. Yılsonu geldi beni ve eşimi Altınnal'da kokteyle davet ettiler. Kapıdan girince bir sürprizle karşılaştık. O yılın kalan bölümünde 87 ameliyat yapmışlar, hiç kayıp yok. Birisi de birkaç aylık bebek açık kalp ameliyatı olmuş. Karşıma dizildiler ben gözyaşlarımı tutamadım.

İlimizde para kazananlar size sözüm şu;  Bana üç kere lazım oldu ve bu nedenle acılar çektim. Başkaları bu acıları yaşamasın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feridun Güray - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?