Reklamı Kapat

Milyonlarca iyi insan, Üç beş kötüye karşı

Cuma günü akşam saatlerinde, uzun süredir kanserle mücadele eden ve bu savaşını sosyal medya kanallarıyla insanlarla paylaşan Neslican Tay adlı gencecik bir kız vefat etti. Dördüncü kez yakalandığı kanserle mücadelesinde, ameliyattan sağ olarak çıkamadı. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

Daha önceki mücadele süreçlerinde bir bacağını, saçlarını, görme kabiliyetinin büyük bir kısmını kaybetmiş olan Neslican’ın, bütün bunlara rağmen gülümsemeyi başarması; hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi kendisi gibi bu hastalıkla mücadele edenlere aşılamak için bir ses, bir nefes olması hepimizin onun ardından bu denli büyük bir şekilde sarsılmamıza sebep oldu. Her türlü melanetin artık sıradanlaştığı çağımızda; yüzü gibi içi de çok güzel gencecik bir kızın mücadelesi hepimize iyiliği, umudu aşıladı.

Twitter, YouTubeve Instagram’da bizlerle verdiği mücadeleyi gün gün paylaşan, protez bacağını boydan boya gösteren şortlu fotoğraflarını yüzünde kocaman bir gülümsemeyle yayınlayabilecek kadar komplekssiz bu kızın ardından yine her zaman olduğu gibi dünyamızdaepey bulunan melun, rezil, kepaze tipler; bizlerin üzüntüde bir araya gelmesine bile müsaade etmemek adına ortalığa mikroplarını saçmaya başladılar.

İnsan demeye bin şahit getirseniz, bininin de ya kör ya yalancı olacağı bir rezil kadının yaptığı Twitter paylaşımları bir anda Neslican’ın vefatının ve üzüntünün önüne geçerek; insanları öfkeyle doldurdu. Size kelimesi kelimesine aşağıda aktarıyorum.

“Neslican Tay ölmüş.Herkes cennete kavustu diyor. Orasini Allah bilir. Yalniz bu çıplaklikla biraz zor…”

Kullanıcının profil adı AkFeraset. Profil açıklamasında yazanlardan biri “Hak ile Batilinmucadelesi”

Yazdığı bu rezilliklerden sonra insanlar kendisine binlerce twitle tepki gösterince ufaktan bir çark etme hamlesi yaptı. “Mısır da insanlar katil Sisi zulmüyle boguşuyoryillardir. Ve halk sonunda ayaklanmis. Biz bir insanin ölümü hakkindakonusupduruyoruz..neslicantay i çok seven bir Yasin okusun arkasindan..”

Baktı ki tepkiler giderek büyüyor; kendisine bir savunma zırhı yaratmak adına, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın namaz kılarken secdeye vardığı bir fotoğrafı yayınlamış ve “Sana secde eden bu adama yenilgi yüzü gösterme Allah’ım…” yazıyor

Ve sonrasında kendisine tepki gösterenlere Fetöcü, Davutoğlucu, dinsiz, Siyonist gibi ithamlarla saldırmaya başladı. Bu yazının yazıldığı 21 Eylül Cumartesi sabahı itibariyle Ankaralı bir avukat, bu kadının adını ve T.C. Kimlik numarasını bulduğunu söyledi ve hesabından yayınladı. Suç duyurusunda bulunacağını belirtti.

Öncelikle şunu yazayım, Neslican Tay’ın vefatına Cumhurbaşkanının, eşi hanımefendinin, kabinelerindeki insanların, milyonlarca kendisini muhafazakar olarak adlandıran insanın, iktidar partisine oy verenlerin üzülmediğine zerre kadar inanmıyorum. Fotoğraflarında bacağı görünüyor, saçı görünüyor diye “cennete gitmeyecek” raconunu kestiklerine de zerre kadar inanmıyorum. İnanmak istemiyorum değil, inanmıyorum.

Siyaset sebebiyle liderleri, yöneticileri sevmeyebilirsiniz. Onları o koltuklardan demokratik yöntemler içerisinde indirmek isteyebilirsiniz. Hatta yeri geldiğinde belagatin şehvetiyle eleştireyim derken hakarete varan sözler bile aklınızdan geçebilir, dilinizden dökülebilir. Ancak iktidar ya da muhalefet karşınızdaki kişi kim olursa olsun özünde insan olduğunu, sadece Neslican değil, herhangi gencecik bir kızın ölümü üzerine ahiret raconu kesebileceğinin gerçek olmadığını düşünüyorum.

RACON KESMEK

İnsan kılığındaki bu rezil, haysiyetsiz, onursuz kadının gencecik bir kızın ölümü üzerine ahiret raconu kesmesine tepki olarak, “Sizin girebildiğiniz cennet, cennet değildir” yazan bir kullanıcı da bu kadına aynı şekilde ahiret raconuyla güzel bir cevap vermiş. Bu denli kötülükle hamuru yoğrulmuş, mayası bozuk bir insanın cennete giremeyeceğini öngörmek; kıyafetinden dolayı giremeyeceğini öngörmekten çok daha doğru bir yaklaşım. Şeytanın çocuklarının cennete giremeyeceğini bize kitap açık ve net bir şekilde söylüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraflarıyla kendisine bir koruma zırhı sağlayabileceğini düşünecek kadar aptal olan bu kadına aslında en güzel cevabı 20 Ağustos 2017 tarihinde yaptığı konuşmada Erdoğan yine kendisi vermişti. “Burada bir kez daha açık ve net ifade ediyorum. Benim milletimle, partimle paylaşacağım bir düşüncem, bir teklifim, bir hissiyatım varsa, bunun yolları bellidir. Kimsenin racon kesmesine de ihtiyacım yoktur. Eğer racon kesilecekse bu raconu bizzat kendim keserim, bu da böyle biline”

Neslican Tay’ın kıyafetleri üzerinden Cumhurbaşkanının fotoğrafları arkasına sığınarak, bırakın Cumhurbaşkanını, kendisini Allah yerine koyarak racon kesen bu kadın hakkında şikayetlerden bağımsız olarak bizzat devletin ilgili kurumları da olaya müdahil olmalı ve güç simsarlığı yaparak, nefretini insanların üzerine kusan bu ne idiği belirsiz tiplerin çenesinin artık kapatılması gerekiyor. Toplumun ruh halini bozmaya kendisini adamış, insanlıktan zerrece nasiplenmemiş bu zehirli yaratıkları hayatımızdan soyutlamak devlete düşen bir görevdir.

İNSAN HAKLARI

Konuyu burada biraz hukuk felsefesi alanına çekmek istiyorum. Bu alanda “racon kesecek” kadar bilgi ve akademik birikim sahibi değilim ancak görüşlerimi de söyleyebileceğimi düşünüyorum. Bir insan tarafından doğurulduğu, iki kolu iki bacağı var, ayakta durabiliyor, konuşabiliyor diye; yani konuyu biyolojik olarak çerçeveye almak gerekirse “homo sapiens sapiens” türüne mensup olduğu için modern dünyanın inşa ettiği tüm haklara sahip olmalı mıdır?

Eşref-i mahluk olan insan, sadece bir takım fiziksel özellikler ve dna diziliminden mi ibarettir? Gencecik yaşta kanserle mücadele edip ölen, bu hikayesini insanlarla paylaşarak kendisi gibi kanser illetiyle savaşanlara bir nebze moral, bir nebze mücadele azmi aşılamaya çalışan kızcağızın ölümünün arkasından kendisini din terazisi gibi görerek ahkam üstüne ahkam kesen bu yaratık insan mıdır? İnsan haklarına sahip olmalı mıdır? Yaşamasının insanlığa, ülkemize, milletimize zerre kadar bir faydası var mıdır?

Sadece bu tip değil; “keltoş babana koş” diyerek saçları kemoterapi sebebiyle dökülmüş bir fotoğrafını koyarak espri adı altında kepazelikler yapanlar da oldu. Öte yandan sözde sosyal medya fenomeni bazı tipler de Neslican Tay’ı anmak için yayınladıkları paylaşımlarda “bana attığın son mesajı sen öldükten sonra gördüm…” cümlesiyle başlayan sözde taziye; özde “bana mesaj atıyordu, çok yakındık”primi kasan ve kendisine acıdan rant devşirmeye çalışanlar da oldu.

Bir genç kızın mücadelesi ve ölümü bize ne çok şey gösterdi. İçi nefret dolu mahluklar, ölümden bile kendine rant devşirmeye çalışıp üç beş takipçi daha kazanmak için uğraşanlar, güya espri yapan beyinsizler… Ama öte yandan bunların her birine tepki koyan on binlerce insanı; hayatından sadece fotoğraflarını videolarını gördüğü genç bir kız için gözyaşı döken milyonları gösterdi.

Diyeceğim o ki enseyi karartmaya gerek yok. Milyonlarca iyi insan bu ülkede her görüşten, her mezhepten, her milletten birlikte yaşıyoruz. Sadece günlük hayat gaileleri içinde birbirimizle duygularımızı ve düşüncelerimizi paylaşamıyoruz diye kendimizi yalnız hissediyoruz. Sözde kimlikler üzerinden birbirimizi dinleyemez duruma getirilmiş olma hastalığını aştığımız zaman; bu rezilleri tükürüğümüzle boğarız. Yeter ki tepki koyarken “senden – benden” zehrine kapılmayalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Mustafa Güler - Bir AK Partili olarak size teşekkür ederim. Bu rezil insanların Reisin arkasına sığınıp etrafa nefret kusmalarına artık bıktık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 08:48
01

güney kurnaz - hocam içinde bulunduğumuz durumu çok güzel özetlemişsiniz teşekkürler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Eylül 23:25

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?