Reklamı Kapat

AKP’li yeni başkan, AKP’li eski başkanın yolsuzluğunu ortaya dökmeli mi?

Benzer bir soruyu AKP’li kime sorsanız, “Yoo, olur mu öyle şey? Bunlar bizim iç meselemiz” cevabını alırsınız.

Katiyen birbirlerini “ifşa” etmezler.

Bu, dün de böyleydi, bugün de böyle.

Hatırlarsınız…

Geçmişte bir belediye başkanının hırsızlığını belgeleriyle ortaya koyduk, teknik takip yapıldı rüşvet aldığı ortaya çıktı, savcılık tutuklama talebiyle kendisini mahkemeye sevk etti, ama partinin kodamanları devreye girip tutuklatmadılar.

Neden?

“AKP’li bir belediye başkanının rüşvetten tutuklandığı” kayda girmesin diye.

Korudular…

“Bizim hırsızımız iyidir” mantığıyla hep o başkana sahip çıktılar.

Taa ki yeni bir seçime kadar.

Seçimlerde de bir daha aday göstermeyip defterini kapattılar.

Tipik bir “AKP’li mantığı” bu!

Aradan yıllar geçti…

Bilmem kaç “seçim dönemi” yaşandı…

Yeni gelenler, eskilerin “kirli çamaşırlarını” hiç ortalığa dökmedi.

Sustular…

Konuşmadılar…

Soruları geçiştirdiler…

Konuşsalar, olup biteni açıklasalar, “partiye ihanet etmiş sayılacağı” önyargısı var.

Kim bilir, genel merkez, gizli bir kararla “İçinizde devr-i sabık yaratmayın” talimatı göndermiş de olabilir.

Bu tutum doğru mu?

Bence yanlış!

Benzer uygulamayı diğer partiler yapıyorsa, onların yaptığı da yanlış.

Eğer siz suç işleyeni, hata yapanı korursanız…

Eğer suç işleyen ve hata yapan belediye başkanlarının,” yaptıkları yanlarına kâr” kalmaya devam ederse…

Türkiye’de hırsızlığın, rüşvetin, yolsuzluğun, israfın, yandaşlara ihale dağıtmanın önü alınamaz.

Yeni seçilen belediye başkanları, “Ben, benden öncekini korudum, demek benden sonra gelecek de beni koruyacak” şeklinde düşünür, belediye başkanlığı makamını “babasının çiftliği” gibi kullanmayı sürdürür.

Suçu gizleyen de “suçlu” sayılır

Bu görüşüme sanırım sizler de katılırsınız.

Yeni seçilen belediye başkanları, eski başkanların suçlarını saklıyorsa, yargıya intikal ettirmiyorsa, hukuken ve vicdanen kendisi de suçlu sayılır.

Yargıya intikal ettirmenin ötesinde, belediyelerin asıl sahibi halka da bu konuda bilgi vermelidirler.

Çünkü belediye başkanlığı, halk adına belirli bir dönem “sorumluluk” almaktır.

Sorumluluk alan, döner halka “hesap” verir.

Diyelim ki, eski başkanlar hesap vermeden gitti.

Yeni başkanlar, eski başkanların hesabını keserek göreve başlamalı.

Her ikisi de olmuyorsa, kimse kusura bakmasın, yerel yönetimlerde “soygun düzeni” var demektir.

Ve bu soygun düzeni sürekli gizli tutulmaktadır.

Belediyelerdeki bu soygun düzeninin böyle devam etmesi mümkün değil.

Etmemeli de…

Yeni başkanlar, eskilerin “kanunsuz icraatlarını” saklayadursun, belediyelerden ihbar üzerine ihbar gelmeye başladı.

Hepsini bir bir değerlendirmeye aldık.

Yayınlanacak noktaya gelince, hiç kuşkunuz olmasın, sizlerle paylaşacağız.

Sakarya’da yeni seçilen AKP’li bir başkan, “işaret fişeğini” fırlatıverdi

Yüzde yüz…

AKP’li her yeni başkan, AKP’li her eski başkanı koruyor, diye bir şey yok.

İstisnaları da var.

Kim bilir, AKP içinde başlayan hesaplaşma, belki testinin kırılmasına neden oldu.

Komşumuzda, Sakarya’nın Karasu ilçesinde, AKP’li yeni Başkan İshak Sarı, yine AKP’li eski Başkan Mehmet İspiroğlu’nun defterini açıverdi.

Yani bir yerde “işaret fişeğini” fırlatıverdi.

Yeni yönetim, eski dönemi inceleyip rapor hazırladı.

Raporda eski dönemde yapılan yolsuzluklar madde madde belirtildi.

Araştırma sonunda…

*Akaryakıtla ilgisi olmayan bir firmanın belediyeye akaryakıt faturası kestiği…

*Yine şirket kayıtlarında girdi mal olarak bulunmayan kereste malzemelerinin belediyeye fatura edildiği…

*Akraba firmalarına yüklü ve düzenli ödemeler yapıldığı…

Ortaya çıkarıldı.

Daha neler neler…

AKP’li yeni başkan, AKP’li eski başkan döneminde yasa ve yönetmeliklere uymayan ne yapıldıysa tek tek ortaya koydu.

Raporu Karasu halkıyla paylaştı ve yargıya suç duyurusunda bulundu.

Kendisini kutluyorum.

Doğrusunu yaptı.

Hem hukuken, hem vicdanen doğru olan bu!

Bekliyoruz…

Bizdeki yeni başkanlardan da benzer bir “çıkış” bekliyoruz.

Çıksınlar ortaya, eski dönemde neler olup bitmiş açıklasınlar.

Hukuken ve vicdanen rahatlasınlar…

Hiçbir şey gizli kalmaz, bir gün mutlaka ortalığa saçılır.

“Eski başkanın suçunu gizleyen kişi” durumuna düşmesinler.

Yine aynı rüya

“Avunma” konusunda elimize kimse su dökemez.

İşler biraz kötü gittikçe, kendimize mutlaka “avunacak” ve “sahte mutluluk” yaşatacak bir şeyler buluyoruz.

Doğalgaz bulundu…

Petrol çıktı…

Bunlar artık klasik balonlar!

Her seçim öncesi şişiririz, seçimler biter patlar.

Şimdi artık “Finans Merkezi” balonumuz var.

İstanbul’da gökdelenler yapıldı, burada “Dünya Finans Merkezi” kurulacaktı.

Bu “rüya proje” ilk 2008’de ortaya atıldı.

11 yıl önce…

2016’da “Dünya Finans Merkezi” hizmet vermeye başlayacak, dünyanın parası Türkiye’ye akacaktı.

Böyle söylenmişti…

2016 geldi geçti, tık tok.

Proje önce 2018’e, sonra 2020’ye ertelendi.

Son açıklama, 2022…

Üç yıl sonra İstanbul “Dünya Finans Merkezi” olacak.

Bu açıklamada bir başka ayrıntı da var.

Burası “İslami Finans Merkezi” olacakmış.

Haydi hayırlısı!

Rüya görmek, güzel şey!

Uyanıncaya kadar bulutlarda dolaşırsın.

Konuyu uzmanlarına sordum, konuyla ilgili düşüncelerimi çek ettim.

Dediler ki:

*Bina yapmakla finans merkezi olunmaz.

*Parası olmayan, sürekli borçla yaşayan bir ülkeye, finans sahipleri ilgi ve güven duymaz.

*İslam ülkelerinin paraları, emperyalist ülkelerin kontrolündedir.

Özetle diyorlar ki:

Finans merkezi olmaya sadece “tabela” yetmiyor. 

Ayı

İsmet İnönü’nün “Büyük devletlerle ilişki kurmak, ayı ile yatağa girmeye benzer” sözünü bilmeyen yoktur.

Türk siyasetine son zamanlarda yeni bir “ayı”lı özdeyiş girdi:

“Ayı ile dansa kalktığınız zaman, dansın ne zaman biteceğine ayı karar verir.”

Bu sözler, bugünlerde yine herkesin dilinde.

Ayı ile dansa kalkmak isteyen mi var, ne?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?