Reklamı Kapat

Bu ülkede yaşamak!..

Her insan, ailesi içinde, yaşadığı kentte ve “vatandaşı” olduğu ülkede “huzur ve güvenle yaşamak” ister.

Ailede “baba” OTORİTER ise, eşi ve çocukları üzerinde, onların tüm yaşamlarını etkileyecek “ruhsal sarsıntılar” yaratır.

Eşine şiddet uygulayan erkeklerin neredeyse tamamının, çocukluğunda anne ve babasından şiddet gören insanlar olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanıyor.

Ailede huzur ve güven, öncelikle “ekonomik özgürlük” ile mümkündür. Buna “eğitim ve kültürel düzeyi” de eklemeliyiz.

Ekonomik özgürlüğün temel belirleyicisi de ülkede var olan ekonomik ve teknolojik düzeyle ilgilidir.

Bugün ülkemizde giderek artan İŞSİZLİK, hem aileleri hem toplumu hem de ülke geleceğini derinden etkiliyor.

Genç insanlar, sevdiği bir insanla evlenmek, “hayat arkadaşı” olmak istiyor. Kimi, işsiz ve ekonomik açıdan yetersizdir aile kuramıyor. Kimi, iş buluyor, evleniyor ancak ülkede var olan “ekonomik kriz” nedeniyle önce işini sonra da eşini, ailesini kaybediyor.

Evli bir insanın işsiz kalması, eşine ve çocuğuna bakamaması, borçlarını ödeyememesi, nasıl bir bunalım yaratır? Hele, bir süre sonra eşinden ayrılmak zorunda kalması?

Her normal insan bilir ki;

bu ülkede ve dünyada huzur içinde yaşayabilmek için, çağın koşullarına uygun güçlü bir eğitim görmek önkoşuldur.

Şimdi, insafla bir düşünelim;

Bu ülkede ilköğretimden üniversiteye “ciddi, çağın koşullarına uygun ve NİTELİKLİ İNSAN yetiştiren bir eğitim sistemi var mı?

Özel okul ve üniversite sayısı hızla artmış. Ancak, bu okullarda çocuk okutmak kolay mı?

Eğitimde inanılması zor sorunlar var;

  • Milli Eğitim’e yeterli kaynak ayrılamadığı için okulların mali ihtiyaçlarını karşılamak velilere düşüyor! “Kayıt Parası” velilerin en büyük derdi.
  • Sınıflar hayli kalabalık, okul seçmek bir başka sorun. Taşımalı eğitim, köy çocuklarını perişan ediyor.
  • Dini cemaat ve vakıflar “Milli Eğitime” müdahil oluyor!
  • Okul kantinlerinde “SAĞLIKLI GIDA” deneti bir yıl daha uzatılmış! Kantincilerin keyfi yerinde! Ya çocuklarımızın sağlığı?
  • Okul servisleriyle ilgili “SENSÖR UYGULAMASI” ikinci kez bir yıl daha uzatılmış!
  • Okul servislerinde trafik ekiplerinin yaptığı denetimlerde 946 aranan kişi tespit edilmiş! Ehliyetsiz bir sürücü de aracı bırakıp kaçmış!

Bir ülkede, “vatandaş” kimliği ile yaşayan her insanın “yasalar önünde eşitlik hakkı” olmalıdır. Demokrasi ve Hukuk Devleti kimliği bunu öngörür. İş arayan vatandaşlarımız, siyasal iktidarın torpili olmadan iş bulabiliyorlar mı? Son örnek, TBMM’nde “görevde terfi” sınavlarında yaşandı; yüksek puan alanlar değil, siyasi iktidara yakın olanlar terfi ettirildi!..

İş arayan genç insanların yaşadıkları bunalımın sonuçları nelerdir?

İnsan bir kez “ruhsal dengesini” yitirmesin, neler yapacağı kestirilemez! Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık ve intiharların nedenleri araştırılıyor mu?

Vatandaş böylesine derin sorunlar içindeyken;

 Devlet yönetiminde lüks ve israf sürüyorsa, böyle bir ülkede huzur kalır mı?

Ne dersiniz;

Bu ülkede “eşitlik, adalet, huzur ve mutluluk” içinde yaşayabiliyor musunuz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?