Reklamı Kapat

Kocaeli’nin markalarına bakın, beri gelin!

Seyahatten dönünce, bulunmadığım günlerin gazetelerini inceledim.

21 Eylül Cumartesi günü “Kocaeli’nin markaları başkentte tanıtıldı” diye başlık atmış arkadaşlarım.

Ankara’da “2.Uluslararası Coğrafi İşaretler Zirvesi” yapılmış, Kocaeli bu zirvede 8 ürünle tanıtılmış.

Ürünlerimizin dördü “coğrafi listeye”, diğer dördü de “değerlendirmeye” alınmış.

Coğrafi listeye alınan ürünler şunlar:

*İzmit Pişmaniyesi

*Hereke Halısı

*Karamürsel Sepeti

*Kandıra Bezi

“Değerlendirme” listesindeki ürünlerimiz ise şöyle:

*Yarımca Kirazı

*Çenesuyu

*Eşme Ayvası

*Gebze Çöreği

Listeyi okurken gülesim geldi.

“Kocaeli’nin markalarına bak” dedim kendi kendime.

Bir ikisini çık, diğerlerinin adları var kendileri yok.

Hangisinden başlasam?

“Kandıra Bezi”…

Neymiş?

“Kandıra Bezi”, Kocaeli’nin tescilli 4 markasından biriymiş.

Hadi oradan!

O bir zamanlardı.

35-40 yıl önce…

Kandıra Bezi, neden yapılır?

Keten ipliğinden…

Benim bildiğim Kandıra’da en az 30 yıldır keten yetiştirilmiyor ki!

Keten yetiştireceksin, işleyeceksin, iplik haline getireceksin, dokuyup keten bezi (Kandıra Bezi) yapacaksın…

Ondan da gömlek, entari dikeceksin.

Bir zamanlar Kandıra’da “keten fabrikası” vardı.

Şimdiki “T Tipi” cezaevlerinin bulunduğu yerde…

Keten üretilmeyince fabrika kapandı, cezaevi yapılırken de yıkıldı.

Kandıra’da “Kandıra Bezi”ni nerede bulabilirsiniz biliyor musunuz?

Ancak yaşlı kadınların çeyiz sandıklarında…

Biz şimdi utanmadan sıkılmadan “Kandıra Bezi”ni “Kocaeli’nin markası” olarak Ankara’da takdim ediyoruz.

Cumhurbaşkanı eşi Emine Erdoğan’ın eline tutuşturup fotoğraf çektiriyoruz.

Üzüldüğüm nokta şu:

Keten üretimi bırakıldı…

Kandıra Bezi, tarihe karıştı…

Ama biz hâlâ “Kandıra Bezi”ni marka olarak sunup milleti aldatmaya devam ediyoruz.

Bir diğer üzüntüm de, bunca yıldır izlerim, keten ekimini teşvik etmek, keten bezi dokumasını canlandırmak hiçbir valinin, hiçbir belediye başkanının aklına gelmez.

Gelelim Hereke Halısı’na…

Söyler misiniz Allah aşkına, günümüzde “Hereke Halısı’nı devam ettiriyoruz” demek mümkün mü?

Hereke’ye gidin, Hereke Halısı’ndan tek bir iz bulabilirsiniz.

HAN HALI…

Eskiden, 1980’lerde, küçüklü büyüklü 300 halı firması vardı, bugün tek firma kaldı.

Bunu da Erhan Ör dostumuz, bir “görev” olarak sürdürüyor.

Erhan Ör Han Halı’yı kapatsın, “Hereke Halısı” diye bir şey kalmaz.

Eskiden Hereke ve civarında 30-35 bin tezgâh vardı, bugün kala kala 500-600 tezgâha indi.

Çin, bir kasabasının adını “Hereke” olarak değiştirdi, “Hereke Halısı” dokuyup dünyaya satıyor, biz elimizdeki değeri koruyamıyoruz.

Nerede bu kenti yönetenler?

Çok meşguller, “Hereke Halısı” gibi basit (!) şeylerle uğraşacak zamanları yok.

“HerekeHalısı”nı bitirdik, ama “Kocaeli’nin markası” diye caka satmaya devam ediyoruz.

 “Karamürsel Sepeti” ile ilgilenen var mı?

“Karamürsel Sepeti” de caka sattığımız markalardan biri.

Geçmişi 60-70 yıla dayanıyor.

Rahmetli Osman Koygun; başlattı, tanıttı, Türkiye’ye ve dünyaya meşhur etti.

Şimdi oğlu Mehmet Ali Koygun bu görevi zorluklar içinde sürdürüyor.

Bakanı, ilgileneni yok!

İlçe merkezinde dar bir binada sıkışmış kalmış.

Yol kenarında bir üretim ve satış yeri yapması şart, ama bürokratik engelleri aşamıyor.

Çırak bulamıyor, sepetçiliği gelecek nesillere aktarma güçlüğü ile karşı karşıya.

“Karamürsel Sepeti”, ancak böyle protokol tanıtım günlerinde akla geliyor.

Bir süre sonra da yok olup gidecek.

Ve diğerleri…

“Pişmaniye”, bir şekliyle devam ediyor.

“Yarımca Kirazı”…

Körfez’de kiraz bahçesi mi kaldı?

“Çenesuyu”…

Dar bir bölgede satılıyor.

“Eşme Ayvası”…

Üretimi düşse de kalitesini koruduğunu sanıyorum.

“Gebze Çöreği”…

50 yıldır İzmit’te yaşıyorum, adını ilk duydum.

 Özetle demek istiyorum ki

“Kocaeli’nin markaları” deyip hava atıyoruz, ama yüzde 90’nının içi boş!

CHP’de “şenlikli günler” başlıyor

Henüz resmen açıklanmadı, ama ana hatlarıyla belli.

*4 Ekim milletvekili kampına kadar 37’inci Olağan Kurultay’ın takvimi açıklanacak.

*Ekim ayı içinde üye listeleri askıya çıkacak.

*Kasım ayında delege seçimleri yapılacak.

*Aralık ve ocak aylarında ilçe kongreleri sonlandırılacak.

*Şubat ayında sıra il kongrelerine gelecek.

*İl kongrelerinin tamamlanmasından 45 gün sonra, muhtemelen nisan ayı, en geç mayısın ilk yarısında ise kurultay toplanacak.

CHP’de kongre demek, kurultay demek heyecan demek!

CHP’de şenlik başlıyor, haydi hayırlısı!

Devlet adamı…

Fransız siyasetçi George Pompidou’yu bizim yaştakiler iyi hatırlar.

1962-1968 yılları arasında başbakanlık, 1969-1974 yılları arasında ise cumhurbaşkanlığı yapmıştı.

Pompidou’nun “devlet adamlığı” konusunda iz bırakan sözleri var.

Şöyle:

*Devlet adamı, kendisini halkın hizmetine adayan politikacıdır.

*Gerçek lider, ülkenin geleceğiyle ilgili kararlara odaklanır ve onları gerçekleştirmeye çalışır.

*Zayıf lider, günlük işlerle uğraşır.

*Çapsız lider ise, muhalefet ve sivil toplum örgütleriyle dalaşır, kavga eder.

3 görüş

*”Allah, yok edeceği kulunu önce ‘Ne oldum delisi’ yapar”

*”Laik olmayan bir toplumda demokrasi, düşünce ve vicdan özgürlüğü olmaz.”

*”Büyük insanlar veda ederek, küçük insanlar ihanet ederek giderler.” Lao TZU

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

04

Mehmet Altın - Üretimde çalışan birine "tereyağlı pişmaniye üretimi var mı hiç?" diye sordum, "yok!" dedi...Yani öyle o güzelim meralarda otlayan "katkısız hayvanlardan" elde edilenlerle değil, bildiğiniz endüstriyel olanlarla bile yok!..

Niteliksiz ve kansorejen yağlı ve şekerli pişmaniyeler, ahlâksız üreticiler tarafından damak tadı çoktan iflas etmiş ahaliye yutturulmaya devam ediyor evet...

***

Ayran deyip geçmeyelim.

Beslenme uzmanlarının belirttiği gibi en faydalı içecektir.

Ama hangi ayran?

Marketlerde, bakkallarda, büfelerde satılan pet şişedeki, bardaktaki fabrikadan çıkmış ayran mı? O tıpkı fabrikadan çıkan yoğurtlar, yağlar gibi ilaçlıdır. Bir tadı vardır elbet ama bunun gerçek ayranla hiç alakası yoktur.

Gerçek ayran nasıl yapılır?

Sütü kaynatıp yoğurt yapacaksınız. Özellikle koyun sütü. Yaylada otlamış hayvanın sütü. Yoğurdu yayığa boşaltacaksınız. Yayık bazı yörelerde tahtadan, bazı yörelerde deriden yapılır. Göçebe geçmişimizin en eski âletlerindendir.

Yayık bir iple beşik gibi asılır ve ileri geri savrularak içindeki yoğurt dövülür. Ne zaman kıvama geldiğini bu işi yapanlar bilir. O zaman ağzı açılır. Ve görülür ki tereyağı mis gibi kokusuyla top top olmuş üzerine çıkmış.

İşte gerçek tereyağı budur. O bir mucizedir. Aşırıya kaçmadan yiyebildiğiniz kadar yiyin. Her derde devadır. Tereyağı düşmanlığını margarinciler çıkarmıştır. Ama bu yağı bulmak zor. Yaylada bir akrabanız varsa, hilesiz-hurdasız ancak ondan alırsınız.

Tereyağını alıp bir kaba koyun, yayıkta kalan kısma ayran denir. İşte gerçek ayran budur. Muhteşemdir. İçmeye doyamazsın. Kıvamlıdır, su katılmadan içilir. (Keşke bulsak da içebilsek).

(Mustafa Kutlu)

Artık devir büyük çapta besi hayvanı yetiştiren endüstriyel çiftçiliğin dönemi. Besi hayvanı çünkü hem mera kalmadı hem de böyle olunca maliyet düşüyor. Olan, sağlıkla birlikte lezzete de oluyor. “Et lezzeti alamıyoruz, eskisi gibi değil” demek için özel bir damak tadı gerekmiyor.

(Vedat Milor)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Eylül 15:08
03

Ahmet - Öncelikle marka nedir diyesim geldi? Bahsedilen marka değil bir urun. Doğma büyüme izmitliyim bende bir çok ürünü senelerdir görmedim.

Bundan 5 sene önce bir bld. Bsk. KOCAELİNİN MARKALARİ diye bir prose sunmuştum. Sadece dinlemiş bakarız diye geliştirmişti. Pişmaniyeyi ornek

alalım. Gidin bursa, balıkesir,.manisa, izmir otogar ve yol ustu yerlere bakin. Satılan pismaniyenin kaçı izmit markası. Bu sehirde marka olmak zor ,kalmak imkansız.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Eylül 13:38
02

Kandıralı - Kandıra bezi koca bir yalandır.Kandıra da böyle bir bez ve bunun hammaddesi olan keten den eser yoktur.Bu son yıllarda bir çok konuda halkı aldatma şekillerinden biridir sadece.Kandıra ya yeni gelen yöneticiler bu Kandıra bezi işini hep kaşımış ve bundan kendilerine bir pirim yapmak istemişlerdir.Şu anda Kandıra Halk Eğitim Merkezine bir iki eski püskü dokuma tezgahı koymuşlar,keteni dişardan alarak güya bir iki hanıma bir şeyler dokutuyorlar.Şu ana kadar öteye beriye hediyelik bir kaç hiç bir işe yaramayan bez ürettiler ama duyduğuma göre çok pahalıya üretiliyormuş.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Eylül 12:31
01

Metin Cömert - bravo çok iyi tespit yalnız marka değeri olarak kimliğini kaybetmiş bişey daha var kocaelispor

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 25 Eylül 00:17

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?