Reklamı Kapat

Kocaeli’nden neden sanayici ve işadamı çıkmaz?

Geçenlerde sormuştum.

“Kocaeli sanayi kenti mi, yoksa devasa bir işçi kampı mı?”

Kentimizin gerçeklerini dile getirdiğim bu yazım, büyük ilgi gördü.

Sanırım, “Kocaeli’nin sanayi kenti olduğu” iddiasında bulunanlar bile benim bu yazımdan sonra iddialarından vazgeçtiler.

Devam ediyorum…

Bugün “fotoğrafın diğer yüzünü” size göstermek istiyorum.

Ülke çapında ünlenmiş önemli sanayici ve işadamımız pek yok.

Kentimizdeki sanayici ve işadamlarını gözünüzün önüne getirin, üç beşini hariç tutun, tamamının kökeni diğer kentler.

Gelmişler, burada iş kurmuşlar, büyümüşler…

Neden acaba?

Neden bu kentin insanları sanayi ve ticarette başarılı olamamış.

Nedeni gayet basit!

Türkiye’de sanayileşme ilk bu bölgede başlamış.

Bizim kentimizde…

Bu nedenle kentimizin çocukları “iş bulma konusunda” zorluk çekmemiş.

Ailenin oğlu-kızı iyi bir eğitim aldıysa, fabrikalarda “beyaz yakalı” olarak çalışmaya başlamış.

Mühendis, muhasebeci, işletmeci…

Yok okumamışsa, onlar da rahat iş bulmuşlar, “mavi yakalı” yani işçi olarak fabrikalarda çalışmaya başlamışlar.

İşi olan insan, risk almaz, “iş kurmak” için çabalamaz.

Alır maaşını oturur.

İşte bu nedenle Kocaeli’nden “ülke çapında tanınmış” işadamı ve sanayici çıkmadı.

Doğdukları kentlerde iş bulamayıp Kocaeli’ne göçenler, risk alıp iş kurdular ve işlerini büyüttüler.

Özetle…

Türkiye’de sanayileşmenin Kocaeli’nden başlaması bizim için “avantaj” değil, “dezavantaj” oldu.

Bu olumsuzluk, ister kabul edin ister etmeyin, hâlâ devam ediyor.

Eski Türkiye, yeni Türkiye…

                            ******

Bizim yaştakiler iyi bilir.

Bir zamanlar ülkemizde…

*Yardımlaşma vardı.

*Dayanışma vardı.

*Hoşgörü vardı.

*Sevgi ve saygı vardı.

Komşu hakkı-hatırı vardı.

*Siyasi görüş farklılığı bile olsa, birlik ve beraberlik vardı.

*Kimse kimsenin yediğine içtiğine, oturmasına kalkmasına karışmazdı.

*Geceleri rahat uyur, güne korkusuz uyanırdık.

*Daha borçsuz, daha huzurlu, daha güven içindeydik.

*Sıkıntılarımız çoktu, sorunlarımız çoktu, ama bu kadar gelecekten endişeli değildik.

*Belki gökdelenlerimiz, AVM’lerimiz, alt-üst geçitlerimiz, lüks arabalarımız ve villalarımız yoktu, ama huzura bu kadar hasret değildik.

Şimdi “eski Türkiye”yi kaybettik.

“Yeni Türkiye”de yaşıyoruz…

“Yeni Türkiye”de neler var?

*Karşıt fikirlere, muhalefete tahammülsüzlük var.

*Arsızlık var.

*Tutarsızlık var.

*Bencillik var.

*Açgözlülük var.

*Densizlik var.

*İftira var.

*Yalan-dolan var.

*Baskı ve gözdağı var.

*Sahtekârlık var.

*Ahlaksızlık var.

*Kadınlara ve küçük yaştaki çocuklara tecavüz var.

*Kin ve nefret var.

*Devlet malına el uzatma var.

*Yetim hakkı yemek var.

*İnsanları Allah’la aldatmak var.

*Dini kullanarak siyasi ve ticari rant sağlamak var.

Daha hangi birini sayayım.

Hal böyle olunca, “eski Türkiye”yi arar ve özler olduk.

Sertif Gökçe’nin sakalı

                            *******

Önceki gün Hamit Özdağ’ın cenazesinde Av. Sertif Gökçe’ye rastladım.

Baktım, yine sakallı.

“Ne oldu, hâlâ kesmemişsin? Hani bir haftalığına bırakmıştın?”

“Bazı arkadaşlar yakıştığını söylediler, biraz uzadı…”

O arada yanımıza gelip tartışmaya katılanlar oldu.

Onlar da sakalın Sertif Gökçe’ye yakışmadığını söylediler.

Sonuç:

Sertif Gökçe, sakalını 1 Ekim’de (bu yıl 1 Ekim’de) kesmeye karar verdi.

Sakalını kesecek ve o gün hemen tıraştan sonra çektiği fotoğrafı bana atacak.

Bakalım Sertif Bey bu kez sözünde duracak mı?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Ramiz Karaeski - Çünkü Kocaeli yapay bir sanayi kentidir.60lardan bu yana İstanbul'dan kademeli şekilde sanayiyi uzaklaştırmak amaçlanmıştır.Bunda değerli İstanbul arazileri yerine sudan ucuz Kocaeli'ye yatırım yapma cazibesinin de etkisi vardır.Bunun içinde Kocaeli seçilmiştir.Dev tröstlerin yanısıra,kamu fabrikaları da bu bölgeyi seçmiştir.Denize kıyısı olması sebebiyle limanlar devletle başlayıp özel sektörlere verilen izinlerle devamı gelen 30-40 liman sayısına çıkmıştır.Yerli işadamı ve sanayici ancak OSB kıvamında kalabilmiştir.Mesela Bursa yerli sanayicisinin çokluğuyla bizden bu konuda bariz bir şekilde ayrılır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 12:53
02

Mehmet Altın - Türkiye kitlesel bir ahlakî çöküş ve çözülme sürecinin sonuna yaklaşıyor, büyük patlamanın ve kırılmanın eşiğindeyiz artık...

İrfan ve sezgi sahipleri bu feci gidişatin büyük bir felaketle sonlacağını nicedir söyleyip duruyordu...

Büyük deprem ve çok yönlü savaş riski zaten apaçık; ikisi birden bir vurursa o zaman seyredin siz asıl gümbürtüyü...

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 26 Eylül 22:50
01

Suadiye - Neden çıkmaz sanayici kocaeliden vatandaşın elindeyken tarım arazisi dernek vasıtasıyla çeteleşmiş iş adamlarının eline geçince belediye vasıtasıyla sanayiye dönüyor bu ülkede çete olmadan vardiye amiri bile olamazsın degil iş insanı

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 26 Eylül 21:25

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?