Sigara Ekonomisi

Geçen hafta itibariyle kapalı alanlardaki sigara yasağının kapsamı anlamsız bir şekilde genişletilerek insanların özel araçlarını da kapsayan bir hale getirildi. İnsanlara 153 TL Kabahatler Kanuna göre ceza kesildi.

Sigara elbette sağlığa zararlı, elbette özendirilmemesi gerekiyor, elbette hem bireysel sağlık hem de halk sağlığı konusunda devletlerin üzerine gitmesi gereken bir konu. Küresel sigara şirketleri, insanların esasen anlamsız bir bağımlılığı üzerinden her sene milyarlarca doları ülkemizden çekip alıyor. Kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olan sigara sebebiyle ülkelerin sosyal güvenlik sistemi çok büyük darbeler alıyor.

Ancak tüm bunlar bir kenara, insanların parası ödeyip aldığı araçlarında sigara içmelerini yasaklamak hiçbir şekilde bireysel özgürlüklerle örtüşmüyor. 150 bin Liralık bir araba alan kişi, bu paranın neredeyse üçte ikisini devlete vergi olarak ödüyor. Benzin aldıkça dünya kadar vergi ödemeye devam ediyor, pul parası, kaskosu, trafik sigortası, bakımı derken arabayla ilgili her harekette devlet bizlerden doğrudan ve dolaylı vergiler alıyor.  Bu kadar vergiyi verdiğim araçta keyfimce bir sigara içemeyecek olmak, düpedüz devletin özel alana müdahalesidir. Bireysel hak ve özgürlüklerin temelinde vergi kültürü yatar.

VERGİ HAK DEMEKTİR

Vergiler, devletin bizden zorla aldığı paralardır. “Benim canım istemiyor, bunu ödemeyeceğim” deme şansımız yok. Böyle bir hakkımız da yok. Devlet de bu paralarla bizim bir ülke içinde güvenle yaşamamızı sağlıyor. Sınırları koruyor, diğer devletlerle ilişkileri yürütüyor, altyapı yapıyor, üstyapı yapıyor. Sağlık ve eğitimi sağlıyor. Hukuk düzenini kuruyor ve yürütüyor. Yani özünde biz vatandaşlar bazı haklarımızı devlet denen soyut kavrama devrediyoruz, bu yapıya da devrettiğimiz işleri yürütsün diye vergi ödüyoruz. Bu vergilerle bizim temel ihtiyaçlarımızı ve geleceğe yönelik yatırımlarımızı yönetmesini bekliyoruz.

Ancak bir devlet işi gücü bırakıp insanların bir paketinin neredeyse yüzde sekseni vergi olan sigarasını, neredeyse üçte ikisi vergi olan arabasında içmesine engel olamaz. Olamaz derken, isterse elbette olur. Ama bunun akılla mantıkla izah edilebilecek bir yeri yoktur. Bunun bir adım sonrası evlerimize girip kontroller yapılması demektir.

Halk sağlığı adına sigara tüketiminin azaltılması devletin çok büyük bir görevi. Bu konuda söyleyecek tek bir cümle yok. Ancak bunu yasaklarla, özel alana müdahaleyle yapmaya kalkışmak çok net bir şekilde milletin cebine göz dikmektir. Üstelik yerli tütünün satışının ve seri üretiminin yıllardır devlet politikalarıyla engellendiği, Anadolu’daki tütün üreticilerinin belinin büküldüğü ve sevin ya da sevmeyin sigara tüketimine giden paraların küresel şirketlere akmasının önünün açıldığı gerçeği de ortadayken tüm bu politikaların net bir şekilde işbilmezlik olduğu ortada. Devlet ve küresel şirketler el ele üretimi bitirip, tüketicinin parasını ülkeden çıkartıyorlar. Devlet vergisine bakıyor, küresel şirketler karlarına.

KRİZİN YANSIMALARI

Ülkemiz tarihinin en köklü ve çıkışı zor ekonomik buhranlarından biriyle karşı karşıya. Her geçen gün krizin şartları daha da ağırlaşıyor. Piyasa rejiminin ve ekonomi biliminin temel gerekliliklerine uymayan her türlü adım atıldığı anda geri tepiyor. Buradan çıkış çok sancılı ve acı reçeteli olacak.

Ancak devlet sigaraya zam yapıp, benzine zam yapıp, sürekli olarak doğrudan ve dolaylı vergileri arttırarak krizden ülkeyi çıkartamaz. Ekonominin temel aktörü olan insanların parasını devlet bu şekilde gasp ettikçe ekonominin dönüş hızı, paranın sirkülasyonu azalır. Bu da ekonomideki durgunlaşmayı daha da iter. Devlet bütçesi denk gelecek diye vatandaşın bütçesini allak bullak etmekle hiçbir ekonomik ve siyasi kriz çözülemez.

Şu anda ekonomi hakkında en çok gündeme gelen konulardan birisi KDV’nin 2 puan arttırılacağı meselesi. Zaten mevcut rakamlar bile ticaretin belini bükerken, buna 2 puan daha ekleme yapmak demek; ucu ucuna dönmeye çalışan birçok esnafın ve küçük işletmenin uçuruma sürüklenmesi demektir. Krizden ülkeyi çıkarayım derken insanları batırmak akıl karı değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?