Reklamı Kapat

Umudum yok

Milli Eğitim Bakanlığı’na Prof. Dr. Ziya Selçuk atandığında gerek eğitim camiası ve gerekse toplumun diğer kesimleri eğitimde olumlu anlamda köklü değişiklikler olur diye düşündüler.

                Bir televizyon Programında eğitim uzmanı Abbas Güçlü “Sayın Ziya Selçuk bir şey yapamaz” dediğinde, karşısındaki sunucu neden? Diye sorduğunda; yaptırmazlar diye yanıtlamıştı.

Gerçekten Sayın Ziya Selçuk bakanlığa geleli aylar geçti. Gözle görülür bir adım atmadığını gördük sayın bakanın. Pek haksızlık da yapmayalım. Bakın, Sayın Bakan hani vakıfta erkek çocuklara cinsel tacizle gündeme gelen Ensar Vakfı ile nasıl bir protokol yapmış?

“Bu protokolün amacı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ensar Vakfı işbirliğinde yaygın eğitim kurumlarındaki kursiyer ve eğiticileri ile örgün eğitimdeki öğrenci ve öğretmenlere yönelik sosyal, sanatsal, kültürel, sportif, bilimsel, teknolojik etkinlikler ile ilgili seminerler düzenlemek, proje çalışmaları yarışmalar ile mesleki ve teknik kurslar düzenlemektir.”

Yapılan bu protokol ile cemaat, tarikat vakıfları bakanlığın resmi ortağı haline getiriliyor. Böylece eğitim, öğretim faaliyetleri yürütme yetkisi vakıflar, derneklere devrediliyor.

İmam Hatip Okullarına ayrılan Bütçenin fen liselerine ayrılan bütçenin 17 katı olması da eğitimimizin nereye gittiğini bize gösteriyor. Vakıflar aracılığı ile İmam Hatip okullarına ayrıcalık sağlanıyor.

Sayın Bakan şunu bilmeli ki; eğitim ve öğretim faaliyetlerinin tek sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu sorumluluk vakıf, dernek adı altında taşeronlara devredilemez. Kamu kaynakları kamusal hizmetlerin yerine getirilmesi bizzat kamu kurumları tarafından kullanılır. Eğitim kaynakları taşeronlara devredilemez.

Dinci, gerici vakıflarla yapılan her türlü protokol çocuklarımızın psikolojik, fiziksel ve cinsel sömürüsüne neden olan adımlar atılıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın dinci, gerici vakıf ve derneklerle yaptığı protokolleri iptal etmesini, kamusal kaynakların Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüteceği eğitim bütçesine aktarmasını, çocuklarımızın eğitim, sağlık, yaşama ve gelişme, istismar ve ihmalden korunma haklarının korunmasını istemek bir vatandaş olarak benim hakkım.

Mustafa Kemal Atatürk “Türkiye tarikatlarla, dini cemaatlerle yönetilemez.” Demiştir. Ne yazık ki bugün ülkemiz kimlere teslim edilmektedir.

Atatürk’ün bu kesimler tarafından neden sevilmediğini, her gün hakaretlere uğradığını anlamak için kahin olmaya gerek yok.

Eğitim uzmanı Abbas Güçlü haklı çıkmıştır. Toplumun umutlarını Sayın Ziya Selçuk da boşa çıkarmıştır. Benim de eğitimin geleceğinden umudum yok.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?