Reklamı Kapat

Sorun depremde değil, sistemde, sistemde!

İstanbul Silivri’de yaşanan küçük deprem 20 yıldır deprem için hazırlanmadığımızı gösterdi. Biliyorsunuz ekonomimizin son dönemdeki itici gücü inşaat sektörü kabul edilmişti.Türkiye’de 150 bin hekim ama 450 bin müteahhit var.Bu Avrupa birliğindekilerin 5-6 misli miktarda.Bunlara bu yetkileri nasıl,hangi kriterlerle ve neden verilir ? Ne anlatan ve ne de soran var ? Yaptığımız hatalı inşaatlarla kendi ellerimizle kendi ölümümüzü hazırlamıştır,yirmi yıldır da devam etmişiz.20 yılda bizden toplanan 66 milyar ( yani katrilyon) lirayı  yemiş bitirmişiz.Deprem toplanma alanlarımızın büyük bölümüne inşaat yapmış yada kullanım amaçlarını değiştirmişiz.Yapı denetim kanunu rezalet,çare üretmiyor.

Kocaeli’de ne kadar deprem toplanma alanı var,ne kadar hasarlı ve yıkılmamış bina var,eskimiş,miadını tamamlamış binalar hangileridir? Bilmiyoruz.Sosyal konut yapmak için imar tekelini kullanan kent konut diye bir belediye şirketimiz var.Bu yetki ile kentsel dönüşüm projeleri yapacağına ,yıllarca lüks binalar yaparak müteahhit gibi çalıştı.Buna rağmen ekonomik krize girdi.Ne kadar konut üretti,ne kadar kar ve zarar etti,şimdi ne yapıyor?Ne bilgi veren iktidar ve nede hesap soran  var.Büyükşehir belediye başkanlığı ve ilçe belediyeleri son dönemde ekonomik krizle boğuşuyorlar.Belediyelere yıllarca gelen büyük paraların ne olduğu meçhul,kimse bilmiyor? Ne anlatan ve nede ciddi ciddi soran var.

Büyükşehir meclis üyeliği yaparken zamanın belediye başkanı hiçbir yurt dışı seyahatine katılmadığım için beni eleştirmişti. Ben de belediye parasıyla kültür gezisi mi olur ? Japonya’ya KOBE ‘ ye gidelim deprem için neler yaptıklarını araştıralım, çalışacaksak gelirim demiştim. Umurlarında bile olmadı.Her yıl göstermelik deprem anma törenleri ile işi yıllardır geçiştirdiler,kimsenin de sesi soluğu çıkmadı,halen de çıkmıyor.

Anlayacağınız memlekette her konuda deprem var. Ulaşım ve trafik felç durumda. Her yıl gelişmiş ülkelerin savaşta kaybettiğinden daha fazla insanımızı trafik kazaları ile kaybediyoruz, sakatlıyoruz.Tıbbi hatalardan insanlarımız ölüyor,sakat kalıyor.Toplumun yaklaşık 1/3 ü özürlü problemi ile boğuşuyor.Dışarıdan öksürük sesi geliyor,ekonomi zatürre oluyor,yani ekonomik durum çok kötü.Yolsuzluk ve yoksulluk diz boyu.Yurttaşlarımızın 1/3 ü sosyal yardım ile geçiniyor.Hukuk mu dediniz ? Hala yıllar sonra suyu çıkartılmış hukuk düzeni için hukuk reformu yeni yapılmaya çalışılıyor.

Kısacası insanlarımız sadece deprem nedeniyle ölüp sakat kalmıyorlar. Memlekette  her alanda deprem, ölüm ve sakatlık var.Vatandaş ne yapacağını şaşırmış durumda,kime tutunacağını bilemiyor.Vatandan depremde binalarının sağlam olduğuna değil,yıkılacağına inanıyor ki el feneri ve çadır alımları zirve yapmış durumda .

Bütün bunlara neden olan asıl sakatlık sistemde ve siyasette. Sorun siyaset, inşaat ve rant ilişkilerinde, sorun toplumun dini duyguları dahil ideolojisini sömürerek siyaset yapılmasına izin veren sistemde. Vatandaş yöneten kadroları gereği gibi denetleyemiyor.Bunun hukuki alt yapısı düzenlenmiş değil.Vatandaş çırpınıyor ama çare bulamıyor.Çünkü sistem buna izin vermiyor.İnanın bu ülke bunu hak etmiyor.Ne zaman siyaset bir erdemlilik sanatı olur,ne zaman siyaset gerçekten halk için yapılır,ne zaman gerçek demokrasi ve adalet hayata geçer. işte o zaman depremin nedenleri üzerinde ciddi çalışılarak çareler bulunur ve insanlarımız depremden korkmamaya,.deprem nedeniyle ölüp sakatlanmamaya başlarlar.İnanın gerçek deprem sistemde ,sistemde….!

Bunu değiştirmeden deprem gerçeğinden kurtulmamız ne yazık ki zor gözüküyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Derya - Maalesef ağacın kurdu kendindedir, türk halkının en büyük düşmanı türk halkıdır, dere yatagina ev yapmayı kar sayan imat affı çıkaranlara vergi affı çıkaranlara biz oy verdik, dolayısıyla layigimiz budur, aslında turkiyede tam demokrasi var, yok diyemeyiz,, çare teker teker bireylerin nefs kontrolünün ahlak seviyesinin yükselmesidir, başka türlü yine aynı şeyleri konuşur dururuz, eskiden vesayet vardı ust seviye yetenekli çok zeki adamları tepeden zorla indiriyorlardi özal, erbakan, demirel bunlar prof dr adamlardı, şu an demokrasi olduğundan kendi yetenek bilgi seviyesindeki insanlarla basbasayiz layigimizi buluyoruz, eski durum lükstu şu an normale geldik hoşlanmazsak da , turkiyede demokrasi varken bir daha bir prof, dr başa gelemez başımıza en fazla fizik öğretmenleri işletme mezunları müteahitler öğretmenler gelebilir ki bu en iyi durum,,,,,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 21:14

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?