Reklamı Kapat

Hak ihlallerinde sorun yargıda değil, siyasal sistemde!

Biliyorsunuz  mahkemelerin verdiği 5 yıl ve daha az cezalar istinaf incelemesi sonrası kesinleşiyor. Yani bu cezalar Yargıtay’ı göremiyor. Cumhuriyet gazetesi yazarlarının bir kısmına verilen cezalar istinaf incelemesi ile kesinleşti ve insanlar cezaevlerine konuldular. Ama gördük ki aynı dosyada 5 yıldan fazla ceza aldıkları için Yargıtay’ a gidenlerin kararları esastan bozuldu. Aynı suçtan yargılananların bir kısmı Yargıtay kararı ile hapis yatmaktan kurtuldu, ama bazıları tamamen haksız biçimde hapis yattı. Bu nasıl adalet?

 Geçen hafta Sırrı Süreyya Önder’ in kesinleşen ve 10 aydır infazı yapılan cezası ile ilgili Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verdi. Anlaşıldı ki; adam 10 aydır haksız yere cezaevine konulmuş, A.Y.M kararı sonrası tahliye edildi. Anayasa Mahkemesine gidilmese bu ceza çekilecek ve büyük bir adaletsizliğe neden olunacaktı. Adam 10 ay yattığı ile kaldı. Bu nasıl adalet?

Geçen günlerde Türkiye’nin hukuk devleti ve adalet anlayışı açısından geriye gittiğini bu sütunlarda bir inceleme raporunu vererek yazmıştım. Demek ki; bu rapor haklıymış. Sırrı Süreyya Önder ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararından sonra ülkemizde yaşanan hak ihlalleri daha fazla  fark edildi ve tartışılmaya başlandı.

Anayasa Mahkemesinin eski başkanı Haşim Kılıç’ın “ Anayasa mahkemesi ve H.S.Y.K.da cumhurbaşkanlığı hakimiyeti var. Partisi mecliste çoğunlukta, kendi başına atadığı üyeler ve meclisten gelenlerle birlikte bu durum tam bir iktidar hakimiyeti getiriyor. Dünya genelinde biz böyle bir yapı görmedik. Sistem ne başkanlık sistemine, ne de yarı başkanlık sistemine oturuyor. Parlamenter sistem zaten değil. Bu sistemde tarafsız ve bağımsız yargı oluşturamazsınız. Tek kişinin bütün yargı sistemine hakim olduğu bir yerde siz güçler ayrılığı sisteminden söz edemezsiniz. Denetim tamamen yok edildi. Milletvekilleri ile bakanlar arasında ciddi sorunlar var. Bu böyle gitmez, bunlar yine  değişecek. Demişler ya deveye neden boynun eğri, nerem doğru ki demiş “ şeklindeki açıklaması hak ihlalleri açısından çok dikkat çekicidir.

Biliyorsunuz hak ihlalleri sonrası hazine tazminat ödemek durumunda kalabiliyor. Hatalı  kararlar nedeniyle ödenecek cezalardan kararı veren hakimlerin sorumlu olmaları konusunda da görüşler belirmeye başladı. Bu tür hatalı kararlar nedeniyle hakimlerin sorumluluğuna gitmek de aslında  hakim teminatını ortadan kaldıran bir uygulama olur. Yani durumu daha da kötüleştirir.

Esas olan iktidarın yargı üzerindeki anayasa ve yasalardan kaynaklanan gücünü ortadan kaldırarak, yargı bağımsızlığını sağlamaktır. Sorun ciddi iş yükü içersinde boğuşan hakim ve savcılarımızda değil, sorun yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran anayasal ve yasal düzenlemelerde. Geçen hafta depremden bahsederken, ülkemizde her konuda deprem var ”sorun depremde değil sistemde, sistemde” demiştik ya.

Bu konuda da  sorun yargıda değil sistemde sistemde!Gerçekten devenin dediği gibi “NEREMİZ DOĞRU Kİ “

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?