Tarihimizin Ateş Böcekleri

Geçtiğimiz hafta Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesinde Zülfü Livaneli’nin 74 yıllık hayatının neredeyse yarım asrı geçmiş sanat yaşantısının bir özeti olarak hazırladığı Livaneli ile Sevdalım Hayat Şarkılar ve Öyküler başlıklı konserini seyrettim. Dev bir klasik müzik orkestrası eşliğinde, Livaneli’nin anlatıcılık yaptığı; Türkiye’nin en büyük orkestra şefi olan ve dünya çapında kendi alanında çok önemli bir isim olarak kabul edilen Rengim Gökmen’in maestroluğunu yaptığı konseri; açık hava tiyatrosunu tek boş koltuk kalmadan dolduran binlerce kişiyle birlikte izledik.

Zülfü Livaneli’nin şarkılara bazen eşlik ettiği, bol bol hayatından kimisi dramatik kimisi eğlenceli hikayeler anlattığı, Rengim Gökmen’le atışmalarıyla izleyicileri kahkahalara boğduğu gecede üç çok önemli sesi tanıma imkanına sahip oldum. Tevfik Rodos, Zeynep Halvaşi ve Görkem Ezgi Yıldırım; Livaneli’nin dillere pelesenk olmuş eserlerini muhteşem bir şekilde yorumladılar. Altmış kişiden daha kalabalık olan klasik batı ve klasik Türk müziği enstrümanlarından oluşan orkestrada birbirinden değerli virtüözler yeteneklerini en üst düzeyde bir performansla sergilediler.

Sahnede arka plandaki ekranda Zülfi Livaneli’nin hayatı boyunca yolunun kesiştiği kişilerin görüntüleri, Livaneli’yle olan fotoğrafları vardı. Her biriyle yaşadığı kimisi hüzünlü, kimisi eğlenceli ve pek çoğu dramatik hikayeleri usta bir anlatıcı olarak seyircilerle konser süresince paylaşan Zülfü Livaneli; izlemeye gelenleri ülkemizin yakın kültürel tarihinde adeta bir gezintiye çıkardı. Sadece ülkemizin değil, dünyanın da büyük saygı duyduğu Livaneli’nin bu yönünü bilmeyenler için de dünyanın en büyük orkestralarının, en büyük yazar ve yönetmenlerinin, müzisyenlerinin kendisi hakkında görüşlerinin ve birlikte yaptıkları çalışmalarının da özetleriyle başlayan bir sinevizyon görüntüsüyle başlayan konser, Livaneli’nin bu yönünü bilmeyenler için de kıymetli bir keşifti.

Uğur Mumcu, Aziz Nesin, Orhan Veli, Nazım Hikmet, Abidin Dino, İlhan Selçuk, Yaşar Kemal, Erdal İnönü, Sabahattin Aligibi ülkemizin yakın tarihine ve kendi alanlarında dünya kültür ve bilim tarihine damga vurmuş isimlerin fotoğrafları ve videolarını izlerken; muhteşem orkestranın ve harika seslerin eşliğinde seyirciler hem şarkılara içtenlikle eşlik ediyor hem de gözyaşlarını tutamıyorlardı.

Cumhuriyetin 100 yıla yaklaşan tarihinde aydınlanma, kültür, sanat ve bilim alanında büyük katkılar yapmış ve coğrafyamızın neredeyse üç asırdır süren karanlık geçmişinde birer ateş böceği gibi parlayarak bizlerin yaşam ve medeniyet yolculuğuna damga vurmuş bu abide şahsiyetlere birer saygı duruşu niteliği taşıyan konser, sadece bir müzik aktivitesinden çok daha derinlikli, çok daha anlamlı ve çok daha değerli bir çalışma. Fırsatı olanların mutlaka imkan yaratıp gitmelerini tavsiye ediyorum.

Örnek Bir Türk Genci

Konserin en büyük sürprizi ise henüz 15 yaşında olan ve keşfedilir keşfedilmez Almanya’ya götürülerek dünya standartlarında bir müzikal eğitim almaya başlayan Malatyalı genç Ali İnsan’dı. Yaklaşık bir senedir YouTube sayesinde insanların tanımaya başladığı ve müzik otoritelerince “mutlak kulak” olarak tanımlanan bir müzikal yeteneğe sahip genç kardeşimiz de sahneye çıkarak hem keman çaldı hem de bazı şarkılara eşlik etti. Zülfü Livaneli’nin, Rengim Gökmen’in ve üç değerli solistin yanında sahnede biraz mahcup, biraz gururlu bir şekilde yerini alan Ali İnsan; izleyicileri mest eden bir performans sergiledi.

Güneş Topla Benim İçini söylemeden hemen önce Zülfü Livaneli’ye “Size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Ama şunu bilin ki sizin bu olağanüstü eserlerinizi büyük bir coşkuyla, sevgiyle, gururla ve saygıyla en iyi şekilde okuyacağım” sözleriyle özlemini duyduğumuz bir Türk gencinin portresi çizdi. Yolu açık olsun, ülkemizi uzun yıllar dünyada harika bir şekilde temsil edeceğine inancım sonsuz.

Mustafa Kemal Atatürk’e Saygı Duruşu

Konserin henüz dördüncü şarkısından sonra anlatıcı koltuğundan kalkan Zülfü Livaneli klasik müziğin bu topraklardaki hikayesine dair kısa bir konuşma yaptı. Özetle, yüz sene önce ülkemizde bu müzik türünün, bu enstrümanların var olmadığını; sahnedekialtmıştan fazla kıymetli sanatçının toplam akademik eğitimlerinin ve bireysel çalışmalarının neredeyse bin yıllık bir birikime eşit olduğunu anlattıktan sonra bizlere bu yolu açan Atatürk’e şükranlarını sunan bir konuşma yaptı.

Sahnedeki dev ekranda Atatürk’ün videolarının oynamasıyla birlikte binlerce kişi gözyaşlarına hakim olamadı ve herkes ayağa kalkarak dakikalarca alkışlayarak hem sahnedeki sanatçılara saygılarını sundular, hem de Atatürk’e olan minnetlerini gösterdiler. Bu yoğun duygu yüklü anları Zülfü Livaneli yine kendisine özgü yüksek mizah anlayışıyla “arkadaşlar konser bitmedi, bitmiş gibi ayakta alkışlıyorsunuz ama devam ediyoruz” diyerek tebessümle dile getirdikten sonra tüm seyircilerin göz yaşlarının minnet dolu bir gülümsemeye dönmesinin ardından konser devam etti.

Konserin Ey Özgürlük şarkısıyla bitmesinin ardından, konseri birlikte izlediğimiz kız arkadaşımın bundan yaklaşık yirmi sene önce şahit olduğu bir anıyı hatırlaması ve bana anlatmasıyla gecenin bir özetini yaşadık adeta. Fiziksel ve zihinsel engelli genç bir çocuk hakkında bir anıydı bu.

Engelleri sebebiyle bu durumda olan kişiler genellikle bir ya da iki kelimelik bir cümleyi ancak öğrenebiliyorlar hastalıkları çok ileri düzeydeyse. Oturdukları bir çay bahçesinde, yan masalarında oturan fiziksel ve zihinsel engelli bir gencin kurabildiği tek cümlenin “ey özgürlük” olduğunu, yemek isterken, su isterken, canı yandığında, mutlu olduğunda; her ihtiyacında, her ifadesinde, her derdinde, her sevincinde sadece “ey özgürlük” diyebildiğine şahit olduğu bu çocuk; aslında tüm insanlığa bir mesaj haykırıyor. Onu engelleyen fiziksel ve bedensel engellerine, toplumun kitlesel bencilliği tarafından ötelenmesine, kısıtlı kaderine karşı hayatta kalarak verdiği mücadelede sadece “ey özgürlük” diyerek aslında tüm engelleri aşabildiğini haykırıyor her nefesinde.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?