Reklamı Kapat

“Aşkların ve imparatorların şehri” Sagalassos ve Burdur Müzesi

Biliyorum, “Sagalassos Antik Kenti ve Burdur Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etmek için özel program yapın” desem, yapmazsınız.

Bu nedenle diyorum ki, Antalya’ya giderken veya dönerken, mutlaka Sagalassos Antik Kenti ve Burdur Müzesi’ne uğrayın!

Es geçmeyin!

Bugüne kadar es geçtiyseniz bile, bundan sonra yapacağınız ilk Antalya seyahatinde, Sagalassos ve Burdur Müzesi’ne zaman ayırın.

Memnun kalacaksınız, bana teşekkür edeceksiniz.

Hatta öyle üstünkörü gezmeyin, yarım gününüzü verin, antik kenti ve müzeyi içinize sindire sindire dolaşın, o geceyi Sagalassos Otel’de geçirin.

Doğa içinde bir otel…

Antik kente yürüme mesafesinde…

Burdur Müzesi’ne uzaklığı ise 22 kilometre…

Önce size antik kenti anlatayım. 

Sagalassos’a nasıl gidilir?

Sagalassos Antik Kenti, Burdur’un Ağlasun İlçesi’nde.

Burdur’dan Antalya yönüne giderken, Ağlasun tabelasını görünce sola dönüyorsunuz.

Tek şeritli, asfalt, düzgün bir yol…

Doğa içerisinde otomobil kullanmanın keyfini çıkararak Ağlasun’a ulaşıyorsunuz.

Küçük, çok hoş bir ilçe…

Nüfusu 4 bin civarında…

Sizi girişte ilçenin simgesi tarihi çınar ağacı karşılar.

1975 yılında “anıt ağaç” olarak tescillenmiş.

Tanıtım tabelasında, Selçuklulardan kalma ve 1000 yaşında olduğu belirtiliyor.

Burada durun, gölgesinde bir soluklanın.

Çeşmesinden buz gibi akan suyunu için.

Sağınıza solunuza dikkat edin, mevsimine göre mutlaka bir şeyler satan vardır.

İri siyah üzüm ve incir görürseniz kaçırmayın!

Sagalassos’a ilçeyi geçerek gidiyorsunuz.

Akdağ’ın yamaçlarında…

İlçe merkezine 6-7 kilometre uzaklıkta…

Yolu dik ve dar…

Çıkarken de inerken de aman dikkat! 

Aşkların ve imparatorların şehri

Sagalassos, “aşkların ve imparatorların şehri” olarak anılıyor.

Satırbaşlarıyla bazı bilgileri aktarayım:

*Geçmişi Milattan Önce 3.000 yılına dayanıyor. Yani 5 bin yıllık bir şehir.

*2009’da UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne alınmış.

*Pisidia bölgesinin Roma İmparatorluk döneminin en önemli şehri… Roma dönemi mimarisinin en iyi örneklerini yansıtıyor.

*Büyük İskender’in “almakta zorlandığı” önemli kentlerden biri olarak biliniyor.

*Antik kentin varlığı, ilk olarak 1706 yılında, Fransız gezgin Paul Lucas tarafından tespit edilmiş.

*Dönemin beş büyük seramik üretim merkezinden biri…

*İlk kazı çalışmaları, 1989 yılında, Leuven Katolik Üniversitesi’nden Belçikalı Prof. Dr. Marc Waelkens başkanlığında başlatılmış.

*1700 metre yükseklikte, “kartal yuvasını” andıran bir konumda, derin vadilere hâkim bir kent.

*Binlerce yıldır antik suyun aktığı Antoninler Çeşmesi, agoraları, Roma hamamları, kütüphanesi, 9 bin kişilik tiyatrosu, meclis binası ve kilisesi göz kamaştırıyor.

*Antik kentte en belirgin yapı, bütün muhteşemliğiyle ayakta duran Antoninler Çeşmesi… Bu çeşme, kentin simgesi… Bu çeşmeden su içenlerin güzelleştiğine ve birbirine aşık olduğuna inanılıyor.

*Terk edildiği günden günümüze kadar en iyi korunagelmiş antik yerleşimlerden biri.

*Kazılarda ortaya çıkan 5.5 metre boyundaki İmparator Marcus Aurelius ve İmparator Hadrian’a ait heykeller ile çıkarılan diğer eserler Burdur Müzesi’nde sergileniyor.

Geçen yıl Sagalassos’u 50 bin kişi gezmiş.

Yetersiz…

Böylesine önemli, böylesine ihtişamlı bir antik kentin yıllık ziyaretçi sayısı, bu olmamalı.

Şimdi geçelim, Burdur Müzesi’ne!

Sagalassos’u gezen, Burdur Müzesi’ni de mutlaka görmeli

Ağlasun’a gittiniz…

Antik kente çıktınız…

Gezdiniz, gördünüz, incelediniz…

Burdur Müzesi’ni atladınız.

Veya tam tersi…

Önce Burdur Müzesi’ni gördünüz, Sagalassos’u es geçtiniz…

“Yarım iş” yapmış sayılırsınız.

Çünkü Sagalassos ve Burdur Müzesi, bir bütün.

Antik kentten çıkarılan eserler, müzede sergileniyor.

Bu nedenle, mümkünse aynı zaman diliminde, her ikisini de gezin!

Burdur Müzesi, şehrin tam merkezinde.

Vilayet binasına 150-200 metre uzaklıkta.

1963 yılında kurulmuş, 1969’da hizmete açılmış, 2001 yılında bugünkü halini almış.

Farklı bir mimarisi var.

Bahçesinde, Bulguroğlu Medresesi’nden geri kalan Pirkulzade Kütüphanesi hâlâ korunuyor.

Müze binaları, bu kütüphanenin mimarisinden esinlenerek ve andezit taşı kullanılarak inşa edilmiş.

Çok da güzel olmuş.

“Ağırbaşlı” bir duruşu var.

Taa uzaklardan bakıldığında bile, “Ben müzeyim” diyor.

Orta büyüklükte bir müze, ama muhteşem!

2008’de, “Uluslararası Gezilip Görülmeye Değer Müze” ödülünü almış.

Bence, hak etmiş…

Türkiye’nin en zengin müzelerinden biri

Müze, 66 binden fazla kültürel varlığa sahip.

Bir kısmı sergileniyor, diğerleri depoda…

Dönem dönem, sergilenen eserlerde değişiklik yapılıyor.

Eserler; Sagalassos, Hacılar, Kuruçay, Höyücek Höyükleri, Boubon, Kibyra ve Kremna kazılarından çıkarılmış.

Müzenin giriş katı üç bölüm olarak düzenlenmiş.

Birinci bölümde, Sagalassos Antik Kenti kazılarında çıkarılan eserler var.

Roma’nın en kudretli imparatorlarından İmparator Hadriani ve Marcus Auralius’a ait dev heykeller, burada sergileniyor.

Yine “Dans Eden Kızlar” frizi, hoş geldiniz dercesine, müzenin tam ortasında ziyaretçileri karşılıyor.

İkinci bölümde, Kibyra Antik Kenti kazılarında çıkarılan, “av sahnesinin canlandırıldığı frizler” bulunuyor.

Üçüncü bölümde ise Kremna Antik Kenti kazısında çıkarılan 9 adet birinci sınıf mermer heykel yer alıyor.

Müzenin üst katında ise, Neolitik ve Erken Kalkolitik Çağlara ait buluntular ile eski Tunç Çağı buluntuları sergileniyor.

Müzeyi gezdikten sonra bunları da yapın!

Müzeyi gezdiniz, arabanıza binip hemen şehri terk etmeyin.

Müzenin karşısındaki pastaneye uğrayın, Burdur’a özgü tatlar var, tanışın.

Ceviz ezmesi…

Ceviz helvası…

Haşhaş helvası…

Kenevir helvası…

Haşhaşlı gevrek…

Hepsi çok özel!

Daha bitmedi…

Karnınız aç olabilir, mutlaka “Burdur Şiş”i tatmalısınız.

Öyle bildiğiniz “tek parça şiş” değil.

İnce ve küçük şişler…

Pide arasında, yanında biber, domates, soğan…

Burdur’a özgü…

Nerede mi yiyeceksiniz?

Pek çok “şişçi” var.

Şişçi Hasan…

Şişçi Kadir…

Kahyaoğlu Et Lokantası…

Şöyle bakın, hangisi daha kalabalıksa oraya girin!

Başka?

Benden bu kadar!

Unutmayın, Antalya yönüne giderken Burdur Müzesi’ni gezmeyi ve Sagalassos Antik Kenti’ni ziyaret etmeyi unutmayın!

Ceviz ezmesi, haşhaş helvası ve Burdur Şişi’ni tatmayı da…

İyi pazarlar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hasan Ağır - İnşallah seneye uğrayacağım .Ordanda Salda gölüne ve pamukkale Kaklık mağarasına gideceğim.Sayenizde güzel yerler görüyoruz.Afyondaki köfteciye uğradım.Sizin selamınızı söyledim.Yazınızdan bahsettim çok memnun oldular.Kaleminize sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 12 Ekim 21:04

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?