Reklamı Kapat

ABD’nin küstahlığı ve terör gerçeği

Şaşılacak bir şey yok.

ABD dün de böyleydi, bugün de böyle.

“Güç küstahlığı” içinde!

Zengin olabilirsin…

Güçlü olabilirsin…

Ama zengin ve güçlü olman, küstah olmanı, küstahlaşmanı gerektirmez.

Kendini “okyanus”, diğer tüm devletleri “damla” görmeni hiç gerektirmez.

Devlet yönetimlerinde “edep-adap” vardır.

İncelik, kibarlık, yol, yöntem…

Bu kibir ne böyle?

Bu, “dünyayı ben yarattım, ben yönetirim” havaları…

Yerküre, bugüne kadar ne devler gördü.

İsimlerini alt alta yazmaya kalksanız, sayfalar tutar.

Bu kafayla giderse, ABD’nin de tarih sayfasında yerini alması uzun sürmez.

***

Yakın geçmişte, ABD ile papaz konusunda “papaz” olmuştuk.

Hatırlayın, ne demişti Trump?

“Papaz Brunson’u serbest bırakmazsan, yaptırım uygularım…”

Vay be!

Demek, senin gözünde bir papaz Türkiye’den daha önemli!

Demek, bir papazın onuru için 82 milyonu ayaklar altına alacaksın!

“Serbest bırak, yaptırım uygularım!”

Sanki çocuk azarlıyor…

Sokak kabadayısı pozlarında, söz tutmayanları tehdit ediyor…

Aslında ABD’nin bu davranışı sürpriz de değil.

Oldum olası böyle.

Dünyadaki tüm devletlerin, kendisine hizmet etmeye mecbur olduğunu sanır ve böyle davranır.

Kendisini “dev”, diğer ülkeleri “sinek” gibi görür. 

İşte yeni bir küstahlık!

Bu kaçıncı bilmiyoruz…

Bugünlerde ABD kaynaklı yeni bir küstahlık daha yaşıyoruz.

“Kuzey Suriye’de ileri gidiyorsun, yaptırım uyguluyorum…”

“Suriye’de benim dediğimi yapmazsan, ekonomini yerle bir ederim…”

“Terör örgütüyle anlaşın, ben arabulucu olayım…”

Şu hale bak!

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile bir terör örgütünü aynı teraziye koyuyor.

Tabii o küstahsa, onu küstahlaştıran da biziz.

Bizim gibi ülkeler…

Yıllardır güdümündeyiz, yıllardır kıskacındayız…

Elimizi verdik, kolumuzu alamıyoruz.

Borç istedik verdiler, borç istedik verdiler, şimdi önümüze bunun faturasını koyuyorlar.

“Siyasi isteklerimizi yerine getirmeniz şart” diyorlar.

Küstahlaşıyorlar…

Dünyanın en büyük terör örgütü

Öyle adı anılan örgütler hikâye!

En büyük terör örgütü, ABD Ordusu!

Irak’a girdi, 1,2 milyon insan öldü.

2 milyondan fazla insan evinden yurdundan oldu.

Irak dağıldı, birlik ve beraberliği bozuldu.

Arkasından Suriye…

Bilanço yine kanlı!

500 binden fazla sivil insan hayatını kaybetti.

7 milyon insan evini barkını bırakıp göç etti.

Kan ve gözyaşı devam ediyor.

Daha önce Libya’da aynı oyun oynanmadı mı?

Daha eskiye gidin, “Demokrasi getireceğiz” diye işgal edilen ülkeleri hatırlayın!

Ölümü ve göçü, geri kalmış ülkelerin kaderi haline getirdiler.

Sizi barıştırmaya geldik…

Size demokrasi getirdik…

Sizi kalkındıracağız…

Hepsi palavra!

İşgal ettiler, böldüler, birlik ve beraberliklerini bozdular.

Hangi terör örgütü şimdiye kadar milyonlarca insanın canını aldı?

Şimdi tutmuş, Türkiye’ye de dayılanıyor.

“Yaptırım uygularım, ekonomini mahvederim…”

Yakışmıyor…

ABD “büyük devlet” ise, “efendi devlet” olmasını da bilmeli.

ABD’nin kaç terör örgütü var?

Hani isimlerini duyarız…

Çoğu Ortadoğu’da onlarca terör örgütü…

Sanırız ki, bunlar “etnik” ve “dinsel” hak arayışında.

İnceleyin, araştırın bunların hepsinin gerisinde başta ABD olmak üzere diğer emperyalist ülkeler var.

Örneğin, PKK…

Bazıları sanır ki, PKK etnik bir kesimin silahlı gücü.

Değil… PKK ve diğer kolları, ABD’nin emrinde… ABD’nin bölgesel silahlı gücü…

Küçüklü büyüklü terör örgütlerini saymaya kalksanız, sayfalar tutar.

Çok bilinenler, az bilinenler…

O ona, bu buna bağlı…

Bir taraftan başlayarak saymaya başlayalım isterseniz.

PKK, PYD, YPG, EL KAİDE, IŞİD, EL NUSRA, Ahrar el Şam, Feylak el Şam, Ceyş el Ahrar, Ceyş el Sünne, Liva el Hak, Ensar el Din, Nureddin Zenki Tugayları, Sukur el Şam, Ceyş el Mücahidin, Cephet el Şamiyye, FestakimKema, Suvver El Şam, Müslüman Kardeşler, Ceyş el Nasr, İdlib Hür, Birinci Sahil Tümeni, İkinci Sahil Tümeni, Fevc el Evvel, Ceyş el Sani, Ceyş el Nukba, Şüheda el İslam Deraya, Fırka el Hurriye, Ceyş el Melahim, Ceyş el Badiye, Ceyş el Sahil, Saraya el Sahil, Saraya el Kabul, Cund el Şeria, Ensar el Hak, Ebna el Şeria, Saraya el Guruba, Ecnad el Kavkaz, CeyşUsra, Cunud el Şam, Ensar Ordusu, Muhacirun, Cisr el Şuğur, Ensar el Tevhid, Ebu Bekir Sıddık Tugayı, Ebu Ubeydeibn Cerrah Tugayı…

Yaz yaz bitmez!

Emperyalist devletler, bu terör örgütlerini çoğunlukla petrol zengini ülkelere kurduruyorlar, besleyip donatıyorlar, nereyi karıştıracaklar orada kullanıyorlar.

Amaçları da açık…

Bir ülkeye müdahale edebilmek için gerekçe lazım, işte müdahale gerekçesini bu terör örgütleri hazırlıyor.

Ortalığı karıştırıyor, ABD’ye de müdahale etmek kalıyor.

Tabii müdahale ederken de “demokrasi getireceğiz”, “insanları özgürleştireceğiz” en büyük yalanları!

Ortadoğu’da oynanan oyunda da amaç farklı değil.

Ülkeleri parçalamak, “kolay yutulur” lokma haline getirmek.

Bir kez daha belirteyim.

Terör örgütleri “yerli” değil, hepsi dolarla görev yapan taşeron örgütler…

ABD’nin güdümünde…

Diğer emperyalist ülkelerin güdümünde…

ABD istesin, terörü bir günde bitirir.

Ama bitirmez…

En büyük terör örgütü ABD ordusu, diğerleri bölgedeki yardımcıları…

Resmen değil, ama fiilen böyle!

Düşünün, ABD gibi bir devlet, kendisine bağlı olmasa bir terör örgütüne 30 bin TIR silah gönderir mi?

Yine bakın, terör örgütlerinin kullandığı silahların menşei (kaynağı) ne?

Ya ABD, ya Almanya, ya Fransa, ya İngiltere, ya Rusya…

 Emperyalist ülkeler, yıllar önce Ortadoğu’yu bataklığa çevirdi, bugün bizi de bu bataklığa çekmek istiyorlar.

Oynanan oyun bu!

Şimdi bu ülkelerle zor bir mücadele içindeyiz.

 En büyük handikabımız (engelimiz, zorluğumuz), ekonomisini borçla yürüten bir ülke olmamız.

Çalışmaktan uzaklaştık, üretimden koptuk.

“Hazır yiyici” hale geldik.

Gıda da bile dışa bağımlıyız.

Cesuruz, yürekliyiz, gözümüz pek tamam da, keşke boğazımıza kadar borçlanmasaydık.

Keşke bilime ve teknolojiye önem veren, üreten, yeterince ihracat yapan, borçsuz yaşayabilen bir ülke durumunda olsaydık.

Bugün değil, ama yarın, şu “sıkıntılı dönemi” atlattıktan sonra, gerçeklerimizle yüzleşmemiz şart!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

ahmet - ABD başkanının yazdığı mektup tüm dünyada alay konusu oldu,dünyada bu mektup bırakın 80 milyonluk nüfusu olan ve geçmişte cihana hükmetmiş devlet geleneği olan ülkemizi, patagonya dahi olsa canını dişine takar itibarını kurtarmak için cevap verirdi.Kediyi dahi sıkıştırırsan tırmalar.Maalesef devlet büyüklerimiz önce saklamışlar,ortaya çıkıncada çöpe attık dediler.Ülkemizde gelmiş geçmiş devlet adamlarından hangisi bu mektuba usturuplu cevap verir onurumuzu kurtarırdı diye düşünüldüğünde akla 3 isim gelir,Atatürk,İnönü ve Ecevit.İnönü Jhonson mektubuna verdiği cecvapta ''Yeni bir dünya kurulur Türkiye orada yerini alır'' diyerek bugünkü kadar ağır olmayan mektuba diplomatik uslübe uygun cevabı vermişti.Bu üç devlet adamımızın ortak yönleri akçeli işlerinin olmamasıdır.Tarihimize bu kara leke not edilmiş oldu.Halk olarak onurumuz incidi.Bir milletin onuru o milletin geleceği ve var olma sebebidir.Umarım onurumuzla daha fazla oynamalarına devlet büyüklerimiz bundan sonra izin vermezler.Türk milleti kökleri tarihin derinliklerine dayanan yüce bir millettir,yetiştirdiğimiz devlet büyüklerimiz milletin onuruna sahip çıkmalıdır.Para,mal,mülk gelip geçicidir,çalışılır üretilir fazlasıyla yerine konur, fakat onurun incinmesinin tamiri zordur.Zaman aşımına uğramadan belki bir cevap verilir .

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 18 Ekim 00:51

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?