Selediye ırgalanmıyor

Kentimizdeki ve çevre kırsal alanlardaki ağaçlar bu yaz çok büyük sarsıntı geçirdiler. Yaz ortasında bile yaprakları döküldü. Bunun nedenini bulmak için yabancı yayınları taradım. Bunlardan birinde aynı durumun Paris’te de olduğu ve bunun küresel iklim değişikliğinden kaynaklandığı belirtilerek şu yazılmıştı:

Avrupa kentlerinde iklim değişikliğinin etkisiyle başa çıkmak için hangi ağaç türlerinin buna yeterince dayanabildiğini belirlemeye yönelik  çalışmalar yapılıyor.

Demek oluyor ki Avrupa kentlerinin cadde, sokak ve parklarındaki ağaçlar sağlık açısından tek tek kontrol ediliyor.

Bir ağacın tacındaki yaprak yoğunluğu önemli bir göstergedir. Bu yoğunluk yeterli düzeyde değilse ağaç fizyolojik rahatsızlık içinde demektir. Yapılacak şey, yaz ortasında ağaçların yaprak  kaybını oransal olarak  belirlemektir. Ağaçların tacına birkaç açıdan sadece bakarak, yaprak kaybını %10, %50 gibi belirlemek mümkündür.

Bundan hareketle yaprak yoğunluğu ile toprak şartları, bakı, mikroklima, uygulanmış budamalar, ağaçların yaşı, kullanılmış fidanların menşei, ağacın doğal tür olup - olmadığı, çevredeki ağaç türlerinin oluşturduğu rekabet, hava kirliliği, ısı adası, yaralanmalar gibi faktörler kayıtlara geçmelidir. Avrupa kentlerinde yapılan budur.

İzmit’te de aynı yerde bulunan bazı ağaç türlerinde yaz ortasında yaprak kaybının daha az olduğu görüldü. Demek ki bazı ağaçlar iklim değişikliğine daha fazla direnç gösteriyor. Bu durumun bundan sonra İzmit’te  kullanılacak ağaç türlerini belirlemek açısından önemi yok mu? Olmaz olur mu? Elbette var…

Ama belediyenin aklına böyle bir çalışma geldi mi? Gelmedi.

Böyle bir durumun İzmit kentinin yeşilliğinden sorumlu olanları hiç ırgalamaması çok normaldir.

Çünkü onlar değil hasta ağaçların, parklarındaki tamtakır kuru ağaçların farkında değildir.  İnanmıyorsanız, gidin de Kültür Tepesi denilen yerde tesis ettikleri “Taş parktaki !..” kurumuş sedir ağaçlarını görün.

Yaklaşık  beş  yıldan beri kentteki sedir ağaçları kururken, kuruyanların 20-30 m uzağında, üstelik gül fidanı örneği,  1,5-2 m aralıkla sedir ağacı dikenlerin aklına böyle bir çalışma nasıl gelebilir ?

Daha yaz ortasında yapraklarının bir kısmını kaybetmiş olan ağaçlar bahar geldiğinde gelişimleri açısından gerekli aktiviteyi gösteremeyecekler. Ama bazıları bunu bile dikkate almıyor veya bu konuda yeterli bilgiye sahip değiller.

Biz insanlara,  doğacak yerimizi seçme  fırsatı verilmemiştir ama ağaçlara yaşama yerini seçmede bu kadar insafsız davranmanın alemi var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?