Fahri Seyrek, fotoğrafın duayeni…

İzmitli birisi olarak, adını bildiğim ama tanımamaktan üzüntü duyduğum kişilerden birisi de Fahri Seyrek’ tir. Çocukluğumda önünden geçtiğim dükkanını hayal olarak hatırlıyorum ama kendisiyle tanışamadım. Benim için büyük bir kayıp. Bugün geçmişin İzmit’ini yaşatan kişiler, her zaman benim için önem kazandığı gibi Fahri Seyrek’te onlardan birisiydi. İzmit’ e değer katmış, fotoğrafı sevdirmiş, fotoğrafın duayeni olmuş ve adını bugünlere getirmiş bir kişilik. Ve bu büyüklerimiz şimdi aramızda olsun ya da olmasınlar ben hep saygı duyuyorum bizlere bıraktıkları miras için.

Size neden Fahri Seyrek’ten bahsettim?

Çünkü

Biz “İzmitiz” grubunun kurucusu Hüseyin Erol ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in ortaklaşa hazırladığı ve devamının geleceği “İzmit Belediyesi Unutmaz” etkinlikleri kapsamında, Cuma günü ölüm yıldönümü dolayısıyla Fahri Seyrek için anma töreni düzenlendi. Gündüz mezarı başında anılıp dualar edildi.  Ben mezarı başındaki törene gidemedim ama aynı akşam Cumhuriyet Parkı Sanat Merkezinde gerçekleşen sergi açılışı, kokteyl ve söyleşiye gittim.

İzmit’te geçirdiği uzun yıllar sonucunda bizlere kazandırdığı İzmit fotoğraflarını bir arada görmek muhteşem bir duygu. Sergilenen fotoğraflar arasında daha önce gördüklerim yanında görmediğim fotoğraflarda vardı. Bir yere ait olmanın en güzel yanı bu olsa gerek. İzmit’e ait bir ilki görmek demek çocukça sevinçlere, mutluluklara götürüyor insanı. Fotoğrafların çekildiği yıllar benim görmediğim yıllardı ama bütün fotoğrafların neresi olduğunu biliyordum. O yıllardaki çekilen fotoğraflarla bugünkü görüntülerini karşılaştırmak muhteşem bir duygu.

Serginin açılış konuşmasını yapan Hüseyin Erol, “Fahri Seyrek İzmit’e emek vermiş bir fotoğraf sanatçısı ve İzmit’e ait paha biçilmez eserleri var. İzmit’e geldiği 1930’lu yılların başlarından vefat ettiği güne kadar, İzmit’e olan hayranlığını çekmiş olduğu o ölümsüz fotoğraflara yansıtan Büyük Fotoğrafçı Fahri Seyrek Ustamıza ilk kez kurumsal bir anma yapacağız. 1975 yılı Ekim ayında kaybetmiş olduğumuz Fahri Seyrek’in aramızdan ayrılışının 44. ölüm yıldönümü. Bu düşüncemi İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet ile paylaştığımda, memnuniyetle kabul etti ve gerekli direktifleri verdi.” diyerek sürdürdü konuşmasını.

Aramızda Fahri Seyrek’in kızı Nesrin Seyrek’de vardı ve açılış konuşmasına katıldı. “Babam Fahri Seyrek, çok çalışkandı. Bizleri en iyi şekilde yetiştirdi. İzmit’in denizine, dağına her yerine aşıktı. Sanatçılığının yanında herkese yardım etmeyi seven bir insandı.”

Her zaman söylerim sergilere gittiğimde hep aynı simaları gördüğümü ama bunu söyleyiş sebebim daha fazla kişilerin sanatla ilgilenmesini istediğim içindir. Yoksa sevdiğim kişilerle karşılaşmak tabii ki hoşuma gidiyor. Onlarla konuşmak, bazen uzun süredir görüşmediğim arkadaşlarımla karşılaşmamın sevincini yaşıyorum. Sergide mutlaka konuşacak ortak konular buluyoruz kendimize.

Fahri Seyrek ismi geçtiğinde benim ilk aklıma gelen isim sevgili İlker Kumral’dır. “Fotoğrafa Adanmış Bir Yaşam – Fahri Seyrek” adlı kitabını hazırlayan yazar İlker Kumral. Ve bu kitap dışında elinde birçok bilgiyi, arşivi ve anıyı barındırıyor. İlker Kumral’ın ağırbaşlı duruşu yanında Fahri Seyrek’den söz açıldı mı gülen gözleri geliyor aklıma. Sergi açılış konuşmasını kısa tutup asıl konuşmasını etkinliğin söyleşi kısmında yaptı İlker kumral.

“Fahri Seyrek büyüğümüz yaşamını bu kente adamış, fotoğrafa daima sanat penceresinden bakan bir sanat adamıdır. Mesleği icra ettiği günlerde çektiği portre ve doğa fotoğrafları ile günümüze dek albümlerimizde yerini almış, evlerimizin, iş yerlerimizin en mutena yerinde geçmişimizi hatırlatmak üzere duvarlarımızı süslemiştir. Onun belleklerimizde bıraktığı iz sadece fotoğraf sanatına kazandırdıkları değildir. Ürettiği yapıtlarıyla her zaman bu şehrin yüz akı olmuştur.  Onun ürettikleriyle bu güne geldik. Onun yıllar yılı çektiği fotoğrafları, çekildiği dönemin önemli mesajlarını verirken içerdiği konuları itibariyle geçmişten geleceğe önemli bir kaynak belge olma vasfını taşımışlardır.”

Fahri Seyrek’in 1932 yılından 1970 yılına kadar süren melek yaşamı ve fotoğraf sanatına kattıklarıyla ilgili İlker Kumral’ın da anlattıkları bu kadar değildi tabii ki. Ben sadece kısa bir bölümünü sizlere aktarıyorum.

Söyleşide konuşmaya Kocaeli Dokümantasyon Başkanı Müzeyyen Ünal,  Fotoğrafçılar Odası Başkanı Ali Kılıç ve Sanatçı Lale Tığ’da Fahri Seyrek hakkında anılarıyla ve sözleriyle katıldılar.

Müzeyyen Ünal, “Fahri Seyrek, adını geleceğe kendisi taşımıştır ama bizler imzasına sahip çıkalım” diyerek konuşmasını bitirdi.

Lale Tığ ise “o dönemde bütün herkes güzel giyiniyordu ama Fahri Seyrek farklı giyiniyordu. Çünkü sanatçıydı” diyerek sözlerini tamamladı.

Ben de rahmetli Cemal Turgay’ın kendi anlattığı bir anısıyla yazımı bitirmek istiyorum.

“Fotoğraf çekmeye ilkokul çağlarında Fahri Seyrek’in vitrinine bakarak adım adım yaklaştığımı hissediyordum.” Vitrinde beğendiği bir fotoğraf için “resmini yapabilir miyim Fahri amca” diye izin istemiş, Fahri Seyrek ise “fotoğrafı varken neden resmini yapasın ki” diyerek aralarında başlayan bu fotoğraf diyalogları sayesinde Cemal Turgay fotoğrafın nasıl basıldığını öğrenmiş ve karanlık oda denilen laboratuarın kokusunu ilk orada almış.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?