Reklamı Kapat

Zirveyi izlemek halka serbest, gazetecilere yasak… Bu ne biçim uygulama?

Evet, yine Kartepe Zirvesi’nden söz edeceğim.

Hani şu Kocaeli’nin dört bir tarafındaki ilan panolarına afişleri yapıştırılan…

Yandaş gazetelere reklamları verilen…

“Şehircilik ve Mutlu Şehir” temasının işlendiği“KartepeZirvesi”nden!

Borcunu ödemediği için 12 bin ailenin elektriği, 22 bin ailenin doğalgazı kesikken…

Önceki gün itibariyle kentimizde 92 bin 11 işsizimiz varken…

Toplumsal ayrışma, insanları hayatlarından bezdirmişken…

Her gün cinayet, intihar, hırsızlık, darp gibi sosyal çalkantılar yaşanırken…

Esnaf, siftahsız dükkân kapatırken…

Ekonomik kriz ortalığı kasıp kavururken…

Organizasyonu için yüzbinlerce lira harcanan “Kartepe Zirvesi”nden!

Neymiş?

Uluslararası bir toplantıymış…

Neymiş…

“Şehircilik ve Mutlu Şehir” konusu işlenecekmiş…

Neymiş…

Zirvede 98’i yabancı, toplam 180 kişi konuşma yapacakmış…

Neymiş?

Zirvenin açılış konuşmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan yapacakmış…

Neymiş?

Zirveye Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da katılacakmış…

Günler öncesinden bütün bunlar Kocaeli halkına duyuruldu.

Konuşmacıların tek tek fotoğrafları yayınlandı.

Zirve yeri, zirve tarihi verildi.

Yani…

Halkımız “Mutlu Şehir” zirvesine davet edildi.

Vatandaşın Kartepe’ye ulaşabilmesi için belirli noktalardan servis araçları kaldırıldı.

Özetle…

“Şehircilik ve Mutlu Şehir” temasının işleneceği “Kartepe Zirvesi”, halka açıktı.

Halka açık olmasa, Büyükşehir Belediyesi yandaş gazetelere neden ilan versin ki?

Neden ilan panolarına afiş yapıştırsın ki?

Halka açık olan bir zirve, gazetecilere neden kapalı olur?

Gelelim önceki gün Kartepe’de yaşananlara…

Bazı gazeteci arkadaşlarımızın “Akreditasyonunuz onaylanmadı” denilip içeri alınmamasına…

50 yılı aşkın süredir gazetecilik yapıyorum, böyle saçmalık, böyle rezillik görmedim.

Halka açık olan bir zirve, gazetecilere kapalı olabilir mi?

Dünyanın neresinde görülmüş böyle bir uygulama?

Arkadaşlar anlattı…

Hafta başında Büyükşehir Belediyesi’nden basın kuruluşları aranmış, zirveyi izleyeceklerin isimleri istenmiş.

Bu arada belirteyim, Büyükşehir Belediyesi’nin ayrıcalıklı tutumu nedeniyle biz zirveye hiçbir arkadaşımızı görevlendirmedik, bu nedenle de isim bildirmedik.

Diğer basın kuruluşları isim vermişler, şu şu kişiler zirveyi izleyecek diye…

Toplantı günü, yani önceki gün, gazeteci arkadaşlarımız belirtilen saatte Kartepe’deki otele gitmişler.

Yanlarında bilgisayar, fotoğraf makinesi, görevlerini yapmaya hazırlar.

Ama o da ne?

İçlerinden bazıları, “Akreditasyonunuz onaylanmadı” diyerek içeri alınmıyor.

Şu aşağılayıcı tutuma bakar mısınız?

Halka açık olan bir toplantıda, gazetecilere “akreditasyon” uygulanır mı?

Gazeteci orada ne için var?

Zirveyle ilgili haber yapıp topluma aktarmak için…

Sen gazeteciyi içeri almazsan, toplumun “haber alma hakkına” saygı göstermiyorsun demektir.

“Toplumun haber almasını engelliyorsun”, demektir…

Hani nerede kaldı basın hürriyeti?

Efendim, akreditasyonu Büyükşehir Belediyesi değil de Ankara’dan gelen görevliler uygulamış…

Valla kim uygularsa uygulamış, ben bunun sorumlusu olarak Büyükşehir Belediyesi’ni görürüm.

Çünkü toplantıyı düzenleyen Büyükşehir Belediyesi…

Olayı kınıyorum.

Bütün arkadaşlarım adına, kurumum adına kınıyorum…

Şu hale bakın!

“Mutlu Şehir” temalı toplantı yapılıyor, toplantıya “toplumun gözü, kulağı ve dili” olan, toplum adına görev yapan gazeteciler alınmıyor.

Gazeteciler, “mutsuz” ediliyor…

Gazeteciler mutsuzsa, o gazetecilerin hizmet verdiği toplum mutlu olabilir mi?

Dakika bir, gol bir!

“Mutlu Şehir Zirvesi”, gazetecileri “mutsuz” ederek çalışmalarına başlıyor.

Bu olayın “mazur gösterilecek” bir tarafı yok.

Gazeteciliği bu kadar aşağılamaya kimsenin hakkı yok.

Unutmayın!

“Gazete” ve “gazeteci”, gün gelir herkese lazım olur.

Önceki gün, “akredite edilmediniz” denilerekzirvenin yapılacağı otele sokulmayan gazeteci arkadaşların isimlerini aşağıya yazıyorum.

Birileri, bu arkadaşlarımızdan özür dilemeli, gönlünü almalı.

Yaşanan “akreditasyon rezilliğinin” üstü kapatılmamalı.

Kapatılmasına izin verilmemeli…

Şahsen ben, bu rezil uygulamanın “gazetecilik kimliğine” yapıldığını düşünüyor ve hazmedemiyorum.

İşte “Akreditasyonunuz onaylanmadı” denilerek “KartepeZirvesi”ne alınmayan gazeteciler:

*Adem TURGUT (Özgür Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Müdürü. Önce alınmadı, sonra kabul edildi, kendisi tepki koyarak otelden ayrıldı)

*Cemalettin ÖZTÜRK (Özgür Kocaeli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü)

*Suriye çatak (Özgür Kocaeli Gazetesi)

*Mevlüt SOYSAL (Demokrat Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Müdürü. Önce alınmadı, sonra alındı, kendisi tepki koyarak otelden ayrıldı)

*Caner AKTAN (Kocaeli Denge)

*Pınar Gül TARHAN (Bizim Yaka Gazetesi)

*Ayşe AYDIN (Çağdaş Kocaeli Gazetesi)

*Sebahattin AYDIN (Kocaeli Koz)

*Zeynep Yalçın AKSAN (Kocaeli Fikir)

*Selda Hatun TAN (DHA)

*İbrahim ÇORBACI (İHA Kocaeli Bölge Müdürü)

*Orkun KAYA (İHA Sakarya Muhabiri)

*Selçuk SEVİM (TV 41)

*Ahmet SEZGİN (TV 41)

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?