Reklamı Kapat

Gençleri anlamalıyız

Köroğlu, “Tüfek icat edildi. Mertlik bozuldu.”demiş.

Televizyon icat edildi. Komşuluk ilişkileri, insanların birbirleriyle ilişkileri bozuldu. Herkes evine kapandı. Evlilik programları, yemek programlarından başka bir şey izlemiyor olduk. Yan komşum ne yapıyor, hastası mı var, bir şeye ihtiyacı mı var? Diye kimse kendisine bu soruları sormuyor.

Sonra cep telefonları icat edildi. İşler daha da kötüye gitti. Ayda yılda bir arkadaşına, hatta çocuğunun evine gittiğinde herkesin elinde bir cep telefonu. Bazen öyle oluyor ki kimse kimsenin varlığından bile haberi olmuyor. Böyle bir durumda muhabbetinize doyum olmuyor diyerek onların kendilerine gelmesini sağlıyorum.

Otobüse, minibüse, vapura, tramvaya biniyorsunuz, herkesin elinde cep telefonu. Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor. Oysa insanlar böyle yerlerde birbirlerinin yüzüne bakarak acıyı, tatlıyı, güzelliği, çirkinliği görebilirler veya yaşayabilirler. Dolayısıyla gülümsemeyi unuttuk. Hatta insan olmayı unuttuk. Yanımızda hamile veya kucağında çocuğu olan bir kadını göremiyoruz.

Derse giriyorsunuz, her öğrencinin elinde bir cep telefonu. Sizi dinlemiyorlar. Geçenlerde bir sınıfta öğrencilere bu cep telefonu olmazsa ne yaparsınız? Diye sordum yanıt yok. Sadece gülerek işi geçiştirdiler. Onlar da yanlış yaptıklarının farkındalar.

Gelişmiş ülkelerde insanlar ulaşım araçları ile seyahat ettiklerinde ayakta bile olsalar kitap okuyorlar. Biz de ise saatlerce yolculuk yapmamıza rağmen kitap okuyan birini göremezsiniz. Yazın sahilde bazen kitap okuyan birini gördüğümde şaşırıyorum.

 Türkiye iletişime en çok para ayıran bir ülke. Türkiye’de satılan cep telefonu sayısı bakımından dünyada birinciyiz. Her alanda olduğu gibi tüketen bir toplumuz. Şöyle sokağa bir çıkın. Adım başı her on metrede bir cep telefonu bayii veya satış yeri göreceksiniz.

Cep telefonlarını amacı dışında kullanıyoruz. Bazen ben de face giriyorum. O kadar gereksiz, anlamsız iletiler var ki onları okurken zamanınıza acıyorsunuz. Yok efendim bugün kendimi iyi hissetmiyorum. Torunum diş çıkardı, emeklemeye başladı gibi abuk, subuk iletiler.

Amerikan Psikologlar Derneği  (APA), “Sürekli olarak kendi fotoğrafını, yemek masasını, yediklerini, gezdiği yerleri paylaşmanın psikolojik bir rahatsızlık olduğunu” açıklamıştır.

Bu ruhsal rahatsızlığın sebepleri üstünlük duygusu, empati noksanlığı, kendisini özel zannetme, beğenilme ihtiyacı, hayranlık beklentisi olarak açıklanmıştır.

Gerçekten bana ne. Senin gezdiğin yerlerden, yediklerinden, içtiklerinden, torunun dişinden. Böyle insanlar kendilerini tatmin ediyorlar.

Cep telefonlarının amacı dışında kullanılması insan ilişkilerini öldürüyor, kitap, gazete, dergi okumasını engelliyor. Böylece düşünmeyen, hayal kuramayan nesiller yetişiyor.

Çocuklarımıza hayal kurmayı, düşünmeyi öğretmeliyiz. Bu anlamda, onlara teknolojinin yararlarını anlatırken, teknolojiyi kötü veya amacı dışında kullandıklarında bizi felakete götürebileceğini anlatmalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?