Kuruluşundan bugüne; Cumhuriyetin Öyküsü (2)

1961-1971 Dönemi :

27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi çok yönlü eleştirilebilir. Kanımca, bu darbede ABD’nin de rolü ve katkısı vardı! DP yönetimi Sovyetler Birliği ile ekonomik ilişkiler kurmaya başlamıştı! DP. Yıpranmış ve siyasal iktidarı yitirmek üzereydi. İlk yapılacak seçimde tek başına CHP iktidarı ABD için doğru bir sonuç değildi. Askeri darbe ile DP iktidardan uzaklaştırıldı ama Milli Birlik Komitesi “NATO’ya, CENTO’ya ve her türlü uluslar arası antlaşmalara bağlıyız” mesajı veriyordu. Üstelik, bu darbenin faturasını İnönü ve CHP’ye yıkacak bir propaganda ile CHP iktidarı engellenecekti!

Bu darbenin tek kazanımı, 1961 ANAYASASI oldu!..

Anayasa Mahkemesi, Devlet Planlama Teşkilatı, Siyasal ve sendikal hak ve özgürlükler, “toplumsal değişim ve dönüşümün” itici güçleri olacaktı.

15 Ekim 1961’de Genel Seçimler (Meclis ve Senato) yapıldı. CHP yüzde 36.7, Adalet Partisi (AP) yüzde 34.8, Yeni Türkiye Partisi (YTP) yüzde 13.7 oy aldılar. CHP, 1957 seçimlerinde yüzde 41 olan oy oranını düşürmüştü! “Askeri darbeyi İnönü ve CHP’nin yaptırdığı” dedikodusu sonuç vermişti! 1965 seçimlerine kadar dört ayrı koalisyon hükümeti görev yaptı. Bu dönemde Kıbrıs’ta yaşanan ve Türklere yönelik katliamlar üzerine Başbakan İnönü, önce diplomatik ilişkiler kurmuş, sonuç alamayınca “garantör devlet” olarak müdahale sinyali vermiş ve fakat ABD Başkanı Johnson’un “küstah mektubu” ile karşılaşmıştı!

10 Ekim 1965’te yapılan seçimlerde Demirel’in başkanlığındaki AP tek başına iktidar oldu. 1968’den sonra Türkiye’de siyasi hareketlilik hızla yükselmiş, TİP ve DİSK’in etkin muhalefeti, üniversitelerde gençlik hareketleri hızla gelişiyordu.

12 Mart 1971 Muhtırası ile Türkiye yeni bir çemberin içine girdi! Olayların asıl kaynağı olarak 1961 Anayasası’nın özgürlükçü hükümleri gösteriliyordu! Bu muhtıra sonrası “siyasal ve sosyal değişim” bıçak gibi kesilmişti.

1971-1980 Dönemi :

Bu dönemde Ecevit’in liderliğinde CHP büyük bir ivme kazanmış, ancak tek başına iktidar olanağı yakalayamamıştı. CHP-MSP Koalisyon döneminde KIBRIS BARIŞ HAREKATI yaşanmış ancak, hemen ardından koalisyon bozulmuş ve “MİLLİYETÇİ CEPHE” koalisyon hükümetleri sahneye çıkmıştı. Özellikle 1978 sonrası bir yandan ekonomik sorunlar büyürken, diğer yandan “faili meçhul siyasi cinayetler” hızla arttı. Bu dönemin en önemli olayı, Demirel’in Başbakanlığında, Müsteşarı Turgut Özal’ın hazırladığı       “24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Önlemleri” paketidir!

Küresel ekonomik düzenin dayatması ile hazırlanan bu paket, ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal düzeninde yeni bir dönemi başlatıyordu. Ama bir sorun vardı; Bu yeni düzeni var olan “özgürlükçü anayasa” düzeninde sürdürmek mümkün değildi. İşte, bu ana nedenle önce ülke faili meçhul cinayetlerle kan ve dehşet ortamına sürüklendi, sonra da “kardeş kavgasına son vermek” adına 12 Eylül 1980 Darbesi gerçekleşti! Bülent Ulusu başkanlığında kurulan hükümette “yeni bir siyasal aktör” olarak Turgut Özal “Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı” olarak görev aldı! Ülkeyi, 6 Kasım 1983’e kadar Milli Güvenlik Konseyi’nin emir-komuta düzeninde bu hükümet yönetti!

1983-2002 Dönemi :

6 Kasım 1983’te yapılan seçimler sonucu ANAP tek başına iktidar oldu. “24 Ocak Kararları” yani küresel düzenin Türkiye’ye biçtiği düzen planlı bir şekilde hayata geçirilmeye başladı. Ekonomik sistem küresel düzenin tetikçisi İMF’nin dayatma ve yaptırımlarıyla bir bir gerçekleşiyordu. Dış Ticaret dengesi bozuldu. Ülkenin her türlü ihtiyacı İTHALAT yoluyla gideriliyor, tarımda “kendi kendine yeten ülke” olmaktan çıkıyorduk. Sanayide de “dışa bağımlılık”  ve  DIŞ BORÇLANMA  ile mali denge bozuluyordu. Kamusal varlıklar başta Kamu İktisadi Kuruluşları olmak üzere bir bir satılıyordu. Özal’ın bu ülkeye getirdiği bir diğer konu “YAP-İŞLET-DEVRET” sistemi oldu. Devletin en büyük yatırımları “Kamu, yerli ve yabancı ortak” üçlüsü ile, yüksek faizli ve uzun vadeli işletme imtiyazları ile gerçekleşiyordu.

“ÜRETİM EKONOMİSİ” yerine “RANT EKONOMİSİ” yaygınlaşıyor, özellikle büyük kentler yağmalanıyordu.

10 Ekim 1991 genel seçimlerinde siyasi denge bozuldu. Demirel’in başında olduğu DYP, yüzde 27.03 oyla birinci parti olurken, ANAP yüzde 24.1, SHP yüzde 20.75, Fazilet Partisi yüzde 16.88 ve DSP yüzde 10.75 ile Meclis’e girdiler. Bu dönemde DYP-SHP koalisyon hükümetlerinin ardından, 24 Aralık 1995 seçimlerinde Refah Partisi yüzde 21.58’le birinci parti oldu. ANAP yüzde 19.65, DYP yüzde 19.18, DSP yüzde 14.64, CHP yüzde 10.71 oy almıştı. Erbakan başkanlığında kurulan RP-DYP koalisyonu 28 Şubat 1996’ya kadar sürdü.

18 Nisan 1999 seçimlerinde ise DSP yüzde 22.18 oyla birinci parti oldu. Bu sıçramada, Ecevit’in kurduğu “seçim hükümeti” döneminde ÖCALAN’ın tutuklanıp Türkiye’ye getirilmesinin etkisi büyüktü. Ecevit Başkanlığındaki DSP-MHP-ANAP koalisyonu, ABD’nin Türkiye üzerinden Kuzey Irak’a girme ve Güneydoğu’da konuşlanma talebine Ecevit’in “HAYIR” demesi üzerine müthiş bir siyasi oyun sonucu yıkıldı. Bu arada, küresel ekonomik düzenin de müdahalesi ile ekonomik koşullar ülkeyi ve siyasi iktidarı sarsmıştı.

2002’den günümüze;

3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerde henüz yeni kurulmuş olan AKP, yüzde 34.42 oyla tek başına iktidar oldu.

AKP, geniş kitleleri tatmin edecek bir programla sahneye çıktı. “ADALET” diyordu, “KALKINMA” diyordu, “AVRUPA BİRLİĞİ” diyordu, “ÖZGÜRLÜKLER GENİŞLEYECEK” diyordu, “KOMŞULARLA SIFIR SORUN” diyordu, geniş kitlelerin özlemlerine karşılık veriyordu. ABD ve Batılı devletler AKP’yi son derece olumlu karşıladılar.

ABD, Ecevit’e onaylatamadığı “Irak’ın kuzeyinden cephe açma ve Güneydoğu’da konuşlanma” talebini yineledi. AKP Hükümeti bu talebi 25 Şubat’ta Meclis’e getirdi ve 1 Mart günü yapılan oylamada tezkere reddedildi. İşte, bu olaydan sonra ABD ve iş ortağı Batılı devletlerin özellikle TÜRK ORDUSU ve CHP’ye husumeti tavan yaptı!

Türk Ordusu’na kurulan BÜYÜK TUZAK sonucu, büyük sahtekarlık ve KUMPAS olaylarıyla, ABD emperyalizmine karşı olan ordu mensupları ve aydınlar FETÖ hizmetkarı savcılar ve hakimler tarafından ağır cezalara uğratıldılar. Kimileri, bu davaların “Savcısı” oldu! Bu alçakça davaların meşhur savcısına zırhlı araçlar tahsis edildi!

Ardından, Süleymaniye’de Türkmen varlığını ve tapularını korumakla görevli Türk Ordusu mensupları ABD’li askerlerce, başlarına ÇUVAL geçirilerek tutsak edildiler! “Nota verecek misiniz?” diye soruldu; “Ne notası? Müzik notası mı?” dediler!

Ardından, “Büyük Ortadoğu Projesi” çerçevesinde “ARAP BAHARI” denilen emperyalist saldırılarla Ortadoğu kan gölüne çevrildi. Bu proje kapsamında Irak’tan sonra Suriye’de de bir “uydu devletçik” kurulması için Suriye’de iç savaş çıkartıldı. Ne yazık ki, bu kirli savaşa biz de bulaştık. Ülkemiz, yatırım ve üretime harcayacağı kaynaklarını bu uğurda heba etti. Bugün, ABD ile Rusya arasında oynanan büyük oyunun figüranı durumuna düştük!

Cumhuriyetimizin kurucusu, geleceği görebilen büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkenin bekası için öngördüğü aydınlık yola dönmekten ve “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” ülküsünü yeniden hayata geçirmekten başka çaremiz yoktur.

“Demokratik, Laik, Sosyal HUKUK Devleti” değerlerine sıkı sıkıya sarılmak ve savunmak bu ülkenin her yurttaşının asli görevidir..

YAŞASIN CUMHURİYET…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Şinasi Selçuk - Okuyanlar, anlatılanlar üzerinde düşünerek okusunlar lütfen. Ders alınacak bir yazı(pardon iki yaz)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Kasım 22:39
02

Mehmet Kurt - Kaleminize sağlık Sayın Mustafa Küpçü harika bir yazı olmuş.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Kasım 15:53
01

İlker özben - Teşekkürler Mustafa Küpçü. Bize Ülkemizin siyasal , sosyal ve ekonomik yakın geçmişini çok net bir şekilde hatırlattın. Gençlerimizin, özellikle siyasetle ilgilenenlerin, bu 2 bölümlü yazı dizisini muhakkak okumalarını ve geleceği bu yaşananların ışığında tasarlamalarını bekliyorum.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 31 Ekim 12:05

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?