MADDE 1, GOL 1

Ülkemizde halen yürürlükte olan ve 31.08.1956 tarihinde kabul edilen 6831 sayılı Orman Kanununun  1. maddesinde şu yazılıdır:

Madde 1: Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.

 Bu tariften sonra “ancak” kelimesinin altındaki (G) ve (J) bendlerinde yazılanları mantıkla,  bilimsel gerçeklerle bağdaştırmak kesinlikle mümkün değildir.

Bakın bu bendlerde ne yazıyor:

G) Orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler,

J) Funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımıyan yerler.orman  sayılmaz.

 Demek ki örneğin, üzerinde ülkenin hiçbir yerinde olmayan ağaç, ağaççık ile diğer bitkilerin olduğu ve/veya erozyona uğrama riski çok yüksek olan bir arazi, sadece 3 hektardan küçük olduğu için orman tanımı dışındadır. Bu yüzden sahip olduğu bitki örtüsünün ortadan kaldırılması yasal olarak mümkündür

Ama bilimsellikten uzaklığın doruk noktası (j) bendinde yazılandır. Burada yazılan tek kelimeyle bilimsel faciadır: Çünkü burada funda ve makilerin toprak muhafazasında -yani toprak erozyonunu önlemede - hiçbir etkisi olmadığı belirtiyor.  Funda ve makilerle örtülü yerleri orman saymamayı anladım da onların erozyonu önlemede etkisiz olduğu acaba hangi bilimsel esaslara dayanmaktadır?

 Böyle bir Orman Kanunu maddesine dünyanın hiçbir yerinde rastlamak mümkün değildir.

Çünkü sudan kaynaklı toprak erozyonunun ana nedeni yağmur damlasının doğrudan çıplak toprağa çarpmasıdır. Olaya bu açıdan bakınca erozyonu önleme açısından en etkin tedbir yağmur damlasının hiçbir engele takılmadan toprağa ulaşmasını önlemektir. Bunu örneğin tarımsal bitkiler ve hatta otlar bile belli ölçüde sağlayabilmektedir. Yani toprak erozyonunu sadece ormanın önlediği algısı yanlıştır. Orman en iyi önleyendir.

 Durum bu iken ülkenin Orman Kanununda funda ve makilerin toprak muhafaza karakteri taşımadığı belirtiliyor. Halbuki fundalık ve makilik alanlar ormanlar gibi rüzgar erozyonunu önlemede de etkindir.

 Nerede Orman Mühendisleri odası? Böyle konular odanın ilgi alanı dışında mı kalıyor?

 Bir ülkenin orman kanununda, ormanın tarifi,  bir ilkokul öğrencisine sorulduğunda cevaplayacağı şekilde yapılırsa olacak budur.

Çünkü bu tarifte orman bilimsel açıdan tanımlanmadığından kanunun maddeleri de bilimsellikten çok uzak kalmıştır.

Türkiye ormanlarını yıpratan, topraklarımızı denizlere taşıyan nedenlerden  biri de budur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?