Mutlu şehir üzerine…

Nasıl olduğunu zirveye katılan gazetecilerden öğrenecektik fakat içeriye alınmadıkları için tabloyu göremedik. Sanıyoruz daha ilk dakikalarda gazetecilerimizi mutsuz ettik.

Birkaç maç yenilgi alınca kaçınılmaz uygulama: Teknik Direktör bıraksın gitsin, yenisi gelsin. Gelecek maçlara bakmaya devam edeceğiz.

“Çalışınca Oluyor” sloganını değiştirmeye çalışıyoruz. Demek ki çalışılacak bir konu kalmadı, manevi biçimde mutluluğa doğru yöneldik. Bir şey söylenince acaba gerçekleşir mi? Ama en azından dilemek bile zarar verici değildir…

Biraz parkta yürüyün, ormana doğru yönelin, tramvay dolu ise bir durak yürümeye bakın, acıktı iseniz bir çorbacıya uğrayın. Varsa sorunlarınız, unutun gitsin veya yeni sorunlar bulup eskilerinden kurtulun…

Balık mevsimi geldi. Mikro plastikler yüzünden balık yeme keyfimiz kaçtı. Hamsi ve Sardalye bu furya içinde yer alıyor mu bilmiyorum ama Karides ’ten tutun Barbunya ’ya kadar hepsinde inanılmaz oranlarda adı geçen plastik artıklarının bulunduğu açıklandı. Benim mutluluğum için bu araştırma sonuçlarının yanlış olduğu söyleyin lütfen!

Trafik sorunlarımız gözle görülür biçimde içinden çıkılmaz hale geldi gibi. Toplu taşıma araçlarını kullanmaktan ısrarla kaçınıyoruz. Çocuklarımızı yürüme mesafesi okullara göndermek yerine uzakta ve ancak servis ile ulaşabilecekleri eğitim kurumlarına gönderiyoruz. Bildiğime göre Finlandiya’da özel okul yok ve her çocuk kendi evine en yakın okula yaya olarak gidip geliyor. Ama merak etmeyin, buranın Türkiye olduğunu biliyorum.

Neredeyse Beden Eğitimi ve Spor dersini bile seçmeli yapacaktık, öğrenciler hiç seçmesinler diye! İki saatlik dersin uygulama sıkıntıları varken onu tamamen seçmeli hale getirme çabasında olanların hangi takımı tuttuklarını biliyorum. İlk on birin tamamı yabancı olunca acaba Beden Eğitimi dersleri için de mi yabancı öğrenci bulsak?

Gelelim asker selamına: Avrupa’nın nelere takılıp kaldığını anlamak için müneccim olmaya gerek yok. O ülkelerin takımlarında oynayıp kadro dışı kalmalarını isteyenler, yeni oyuncuları pazarlamaya çalışan menecerler olmasın?

Biraz siyasete girelim eğer bu siyaset olarak algılanırsa: Başka ülkelerdeki alınan bazı kararlara bakıp çok fazla takılmanın gereği yok. Biz kendi işimize bakalım. Temiz hava soluyalım. Kaliteli gıda üretimine bakalım, tarıma farklı bir destek verelim, yaşam boyu öğrenmeye odaklanalım.

Yaşadığım şehrin mutluluğu için yukarıda yazdıklarımı yeniden gözden geçirmenin faydalı olacağına inanıyorum.

Kaldırımın ortasında elektrik direği olan bir şehir mutlu olabilir mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Cenk Cemil - Sanırız en mutlu "Mutlu Şehir" yazısını taşıyan Belediye Otobüsleridir !

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 11:26

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?