Reklamı Kapat

Kocaeli’nin en “ballı” ve en “balsız” siyasetçisi kim?

Ben onu bunu bilmem…

Siyasette “şanslı” olacaksın, “ballı” olacaksın, “talihli” olacaksın, “bahtın” açık olacak.

Eğer “şansız”, “kadersiz” ve de “balsız” isen, ne yaparsan yap, nafile!

Hitabetin var…

İnsanlara dokunma kabiliyetin var…

Elektrik yaratma potansiyelin var…

Kendine güvenin var…

Cesaretin var…

Samimiyetin var…

Rüzgâr estirme becerin var…

Maddi gücün var…

Ama şansın yoksa, gerisi hikaye!

Yarım asrı aşan gazetecilik yaşamımda, kentimizde, siyasetçilerin en “ballı”sını da gördüm, en “balsız”ını da…

Önce en “şansız”, en “kadersiz”, en “balsız” siyasetçiyi anlatayım.

Cemil Karakadılar’ı...

Gelmiş geçmiş en “balsız” siyasetçi, Cemil Karakadılar…

Allah rahmet eylesin!
Nur içinde yatsın!
Cemil Karakadılar’ı kaybedeli 27 yıl oldu.
18 Şubat 1992’de toprağa vermiştik.
Yıllar ne çabuk geçti…
Genç kuşak bilmez.
Av. Cemil Karakadılar, İzmit’te son derece renkli bir kişilikti.
Sosyal yaşamın aranan ismiydi.
Siyasette, vakıf ve derneklerde hep ön plandaydı.
İnsan ilişkileri mükemmeldi.
Hatır bilir, vefalı, yardımsever bir insandı.
Bir kent beyefendisiydi.
İyi giyinir, oturmasını, kalkmasını, konuşmasını iyi bilirdi.
“Efeler”in damadıydı.
Sadık Efe’nin kızı Nebahat Hanım’la evliydi.
Kızdırmak için yazıyorum…
Allah uzun ömür versin…
Nebahat Hanım biraz despottu, ama yine de mutlu yaşıyorlardı.
Ayten ve Cem isimli iki çocukları vardı.
Ayten’i, damatlarını ve torunlarını, 1976 yılında, trafik kazasında kaybettiler.
Karakadılar ve Efe aileleri için üzüntülü bir olaydı.
Cemil Karakadılar, meslek çevresinde de sevilen bir kişiydi.
Farklı tarihlerde, iki dönem baro başkanlığı yaptı.
1954-1956 ve 1969-1974 yılları arasında Kocaeli Baro Başkanı idi.
Maddi ihtiyacı olmadığı için, avukatlığı biraz “keyfe keder” yapardı.
70’li yıllarda CHP’nin önemli bir ismiydi.
Belediye başkanlığına, milletvekilliğine ve senatörlüğe adaylıkları oldu.
Kısmet olmadı, belediye başkanlığına da seçilemedi, Ankara’ya da gidemedi.
1973 milletvekili seçimlerinde, aday adayı idi, listeye giremedi.
1974 senato seçimlerinde, Erol Köse amcası Abdullah Köseoğlu’nu destekleyince, Cemil Karakadılar ikinci sırada kaldı, yine seçilemedi.
1977 yerel seçimlerinde, Erol Köse-Cemil Karakadılar hesaplaşmasını izledik.
İzmit Belediye Başkan adaylığı için, partide resmi önseçim yapıldı, Cemil Karakadılar kazandı.
Erol Köse ve ekibi seçimlerde çalışmadı, parti iki üçe bölündü.
Bu dağınıklık, AP’nin işine yaradı ve Cevdet Bağdat başkan seçildi.
Seçim kaybı, CHP için de Cemil Karakadılar için de yıkım oldu.
Cemil Bey, üst üste yaşadığı mağlubiyetlerden sonra, siyasetten soğudu, köşesine çekildi.

Eğer seçilseydi, belediye başkanlığını da, milletvekilliğini de dört dörtlük yapardı.

Olmadı…

Şanssızlık, kadersizlik ve balsızlık; bir türlü yakasını bırakmadı.

En ballı siyasetçi, Orhan Otağ…

Aslında Orhan Otağ’a “siyasetçi” de denmez.

Neden denmez, yazıyı okumaya devam ederseniz anlayacaksınız.

Yıl, 1983…

36 yıl önce…

12 Eylül sonrası siyasi yaşam yeniden başlıyor.

İlk milletvekili seçimleri…

Sağda “ANAP”, solda “Halkçı Parti” var.

Halkçı Parti, Necdet Calp’in genel başkanı olduğu parti.

Bu partinin Kocaeli İl Başkanı, Kemal Sadi Şirin…

Darbe sonrasının şartları içinde, partiler milletvekili aday listesini hazırlayıp Ankara’ya götürüyorlar, liste askeri makamlarca inceleniyor, şu şu isimler değiştirilsin denirse değiştiriliyor, böylece listeye son şekli veriliyor.

Kemal Sadi Şirin, beş isimden oluşan milletvekili listesini hazırlayıp Ankara’ya götürüyor.

Yanında partinin idari işlerine yardımcı, emekli savcı Orhan Otağ var.

Listedeki ilk üç isim “veto” yiyor.

Kemal Sadi Şirin de veto edilenler arasında.

Hemen üç yeni isim bulunuyor, dosya tekrar kontrole veriliyor.

Sürenin bitmesine sayılı dakikalar vardır.

İkinci kontrolde bu defa listenin başındaki isme “çizik” atılıyor.

Beş dakika içinde ya yeni bir isim bulunacak liste tamamlanacak, ya da liste bir eksik gidecek…

Kemal Sadi Şirin, yanındaki Orhan Otağ’a “Nüfus cüzdanın yanında mı?” diye soruyor, hemen nüfus cüzdanı ve emekli savcı kartının fotokopileri dosyaya konuyor ve Orhan Otağ “ilk sıra milletvekili adayı” oluveriyor.

Anında!

Seçiliyor, dört yıl milletvekillik yapıyor.

Şimdi anladınız mı, Orhan Otağ’ın ne kadar “ballı” olduğunu?

Dedim ya, siyasette “şanslı” olacaksın, “ballı” olacaksın…

Öbür türlü ne kadar çabalarsan çabala, sonuç alamazsın!

Siyasete atılmak isteyenler ve siyasete devam edenler; eğer “adaylık” düşünüyorlarsa, oturup “ballı” olup olmadıklarına karar versinler.

Yoksa üzülürler…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

İzmitli - En ballısı Fatma hürriyet..Çerkezköy'den 20 yaşında geldi..hiçbir toplumsal desteği olmadan, CHP parti içi çekişme neticesinde kadın kontenjanından şartlar gereği 1. Sıra milletvekili aday gösterildi..Mehmet Ali paşa mahallesine muhtar adaylığını koysa kazanamayacak olan hürriyet sonrada belediye başkanı oldu..

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 04 Kasım 12:53
01

ahmet ulusoy - hocam bu günün şansızınıda ben söyleyimi sadet partili ZAFER MUTLU katılırmısın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Kasım 21:22

Anket Corona virüsü için alınan tedbirleri yeterli buluyor musunuz?